

















Sanayi metalleri 2026’da patlama vaat etmiyor, daha çok denge bulmaya çalışıyor. Arz fazlası çeliği baskılarken, bakır stratejik rolüyle öne çıkıyor. 2026’da piyasada belirleyici faktör yine Çin.
Değerli metaller haftalar süren sert yükselişin ardından duvara çarptı. Uzmanlara göre düşüşün temel nedeni aşırı spekülasyon ve Fed beklentilerindeki değişim.
Halen dünya ticaretindeki baskın konumunu ve rezerv para niteliğini korusa da tahtı çatırdayan ABD dolarının geleceğine ilişkin tartışmalar giderek alevleniyor.
Küresel arzın daralması, Çin’in kapasite sınırına dayanması ve üretim aksamaları alüminyum fiyatlarını ton başına 3.300 doların üzerine taşıdı. Yılbaşından bu yana fiyat artışı yüzde 11’i buldu.
Geçen yıl çelik ürünleri ithalatı çift haneli artan Ukrayna yerli üreticiyi korumak için harekete geçiyor. Anti-damping önlemlerini genişleten Kiev, Türkiye’den ithal edilen çelik boruları da radarına alıyor. Türkiye, Ukrayna’da yassı ve uzun mamul pazarın en büyük oyuncusu. Boru pazarında da ağırlığını koruyor.
Metal fiyatlarındaki artış madencilik hisselerini portföylerin favorisi haline getiriyor. Küresel piyasalarda madencilik hisseleri banka ve teknoloji şirketlerinden daha iyi performans gösteriyor
Psikolojik mihenk taşlarının aşılması, değerli metalleri küresel portföylerin merkezine taşıyor. Uzmanlar hesaplarını yukarı yönlü değiştiriyor.
Kritik minerallere yönelik artan talebi karşılayabilmek için 2035’e kadar küresel ölçekte yaklaşık 5 trilyon dolarlık yatırıma ihtiyaç varken, sektöründeki birleşme ve devralmaların neredeyse yüzde 75’i bu bölgeye yöneldi.
USDA’nın 2025/26 sezonuna ilişkin son projeksiyonları, küresel yağlı tohum piyasasında arz artışıyla birlikte ticaret, fiyat ve ithalat dengelerinin yeniden şekillendiğine işaret ediyor. Brezilya ve ABD öncülüğündeki üretim artışı, fiyatlar üzerindeki baskıyı artırıyor.