

















Metal fiyatlarındaki artış madencilik hisselerini portföylerin favorisi haline getiriyor. Küresel piyasalarda madencilik hisseleri banka ve teknoloji şirketlerinden daha iyi performans gösteriyor
Trump’ın ticaret tehditleri ve jeopolitik riskler güvenli liman talebini patlattı. Altın ve gümüş rekor kırarken, anketler yükselişin henüz bitmediğini gösteriyor.
Yılbaşından bu yana yurtdışı piyasalarda kakao fiyatları yaklaşık yüzde 16 gerilerken, kahve fiyatları yüzde 2’ye yakın artıda seyrediyor. Ancak teknik göstergeler, 2026’nın ilk çeyreğinde bu tablonun tersine dönebileceğine işaret ediyor. Kakaoda yukarı, kahvede ise aşağı yönlü hareketin gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Kalay fiyatları, güçlü talep ile arz kısıtlarının kesişmesiyle 1 hafta içinde yüzde 20 yükselip 53 bin doların üzerine çıktı. Piyasada volatilite ve yeni zirveler tartışılıyor.
Yılbaşından bu yana jeopolitik destek ve Fed’den faiz indirimi beklentisiyle yüzde 27 yükselen gümüşün fiyatı uzmanlara göre yeni bir evreye girdi. Dün 90 dolar barajı da aşıldı. Analistlere göre, bu geçici bir ralli değil; arz açığı, sanayi talebi ve parasal gevşeme ile desteklenen üç basamaklı yeni bir fiyatlama dönemi.
Pandemiyle başlayan, savaşlar, ticaret çatışmaları ve son olarak Venezuela ve İran gerilimiyle artan jeopolitik riskler yatırımcı için geçici bir şok olmaktan çıktı. Petrolden altına, bakırdan gümüşe kadar emtia artık kalıcı bir risk primiyle fiyatlanıyor.
ABD’nin İran’a olası müdahalesi, Tahran’ın dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından birini sekteye uğratma riskini artırdığı için Hürmüz Boğazı bir kez daha gündeme geldi.
2026’ya güçlü arz koşullarıyla giren tarım emtia piyasalarında yılın ilk çeyreğinde genel bir yön birliğinden ziyade ürün bazlı fiyatlamalar öne çıkıyor. Buğday fiyatlarında düşüş eğilimi beklenirken, mısırda yukarı yönlü görünüm hakim.
Altın sembolik olarak yeni bir kırılma noktasına daha geldi. Yükselen fiyatlar ve jeopolitik riskler altını yeniden küresel rezervlerin merkezine taşıdı. Sarı metal, ABD tahvillerini aşarak dünyanın en büyük rezerv varlığı oldu. Analistler bu eğilimi, “dolarizasyondan arınma” sürecinin parçası olarak değerlendiriyor.