


Değerli metaller haftalar süren sert yükselişin ardından duvara çarptı. Uzmanlara göre düşüşün temel nedeni aşırı spekülasyon ve Fed beklentilerindeki değişim.
Psikolojik mihenk taşlarının aşılması, değerli metalleri küresel portföylerin merkezine taşıyor. Uzmanlar hesaplarını yukarı yönlü değiştiriyor.
Yılbaşından bu yana jeopolitik destek ve Fed’den faiz indirimi beklentisiyle yüzde 27 yükselen gümüşün fiyatı uzmanlara göre yeni bir evreye girdi. Dün 90 dolar barajı da aşıldı. Analistlere göre, bu geçici bir ralli değil; arz açığı, sanayi talebi ve parasal gevşeme ile desteklenen üç basamaklı yeni bir fiyatlama dönemi.
Jeopolitik belirsizlikler, para politikaları ve enerji dönüşümü metal piyasalarını desteklemeye devam edecek. Ocak-mart döneminde altın ve bakırda rekor, alüminyumda ise 6 yılın en yüksek seviyesi bekleniyor.
Yatırımcının altın ve gümüş yılı olarak hafızalarına kazınan 2025, küresel emtia piyasalarında ayrışmaları beraberinde getirdi. Gümüş ve platin 3 haneli, altın ve bakır çift haneli yükselirken, tahıllar ve petrol geri çekildi. Emtiada yükseliş artık krizlere değil matematiğe dayanıyor. 2026’da düşen reel getiriler, yapısal talep ve arz kısıtları metallerin lehine çalışırken, enerji ve tarımda bol arz fiyatları sınırlayacak gibi gözüküyor.
Altın-gümüş oranındaki tarihsel daralma, kronik arz açığı ve gümüşün yüksek beta yapısı birlikte değerlendirildiğinde, ons fiyatın matematiksel olarak daha fazla yükseliş potansiyel taşıdığı savunuluyor.
Yılı tarihi rekorlarla kapatmaya hazırlanan altın ve gümüş fiyatları ABD-Venezuela gerginliğinin ardından haftaya yeni zirvelerle başlarken, platin de 17 yılın en yükseğini gördü. Bankalar, 2026’da da değerli metallerin portföylerde “sigorta” işlevini koruyacağını öngörmekle birlikte, hızlı yükseliş sonrası konsolidasyon riskine dikkat de çekiyor.
Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, haftanın sohbetinde 2026’nın öne çıkan temaları çerçevesinde piyasaların olası seyrini tartıştı. “Küresel borç sorunu”nu ana tema olarak gördüğünü dile getiren Ali Ağaoğlu, özellikle kamu borçlarının önümüzdeki yıl çokça konuşulacağını söyledi. Ağaoğlu, altın ve gümüşün diğer varlıklardan ayrışarak öne çıkmasının temel nedeninin de küresel borçluluk meselesi olduğunu kaydetti. Ağaoğlu, süregelen savaşlar, güvenli liman arayışları ve Fed’in faiz indirimlerinin borçluluk meselesine yanıt niteliği taşıdığına dikkat çekti. Euro ağırlığından dolayı Dolar Endeksi’nin 94’lere kadar gelebileceğini de ifade eden Ağaoğlu, ECB’nin ise paritedeki bu yükselişi sınırlayabileceğini kaydetti. Hakan Güldağ da, değerli Euro’nun Türk ihracatçıları için pozitif bir tema olduğuna işaret etti.
Hem yatırım hem de endüstriyel kimliğinden beslenen ons gümüş 66 doların üzerine çıkarak tüm zamanların zirvesine ulaştı. Yükselişe platin ve paladyumda görülen çift haneli artışlarla destek geliyor.