





Venezuela’da yaşanan siyasi kırılma petrol piyasasını dalgalandırırken, Brent ve WTI yön arayışını sürdürüyor.
Batı’nın Rusya’ya ve ticaret ortaklarına yönelik yaptırım baskıları yoğunlaşırken Türkiye’nin eylül ayında Ural ham petrolü ithalatındaki yüksek oranlı artış dikkat çekti.
EPDK'nın eylül verilerine göre, Türkiye'nin petrol ithalatı geçen yıla kıyasla yüzde 30,1 arttı. Bu dönemde ham petrol ve petrol ürünlerinde en fazla ithalat, Rusya, Kazakistan ve Irak'tan yapıldı.
2026 için benzin türlerine yerli etanol harmanlama oranı yüzde 1,5 olarak belirlendi.
2026’ya girerken, emtia piyasaları artık sadece talep ve arzla değil, jeopolitik sinyallerle yön buluyor. ABD’nin yaptırımları enerji cephesinde fiyat riskini artırırken, Çin ile diyalog arayışı sanayi ve tarım metallerine umut veriyor. Değerli metaller nefeslenme döneminden geçiyor.
EPDK'nın ağustos verilerine göre Toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı, yıllık yaklaşık yüzde 1 azalarak 4,4 milyon tona geriledi.
Petrol talebinin 2050’ye kadar güçlü kalması beklenirken, yapay zekâ destekli analizlerin mevcut sahalardan çıkabilecek petrol miktarını neredeyse ikiye katlayabileceği iddia ediliyor.
Agresif arz artışı ve ticari gerilimlerin alevlenmesi nedeniyle 2026 yılında petrol fiyatlarının zayıflayacağı öngörülüyor. Brent için ortalama beklenti 52-57 dolar aralığındayken, WTI 48 dolara kadar inebilir. Bu da mevcut seviyelerden yüzdesel olarak çift haneli düşüş anlamına geliyor.
Yaptırımların ve ticaret savaşlarının şekillendirdiği yeni ticaret düzeninde, takas sistemi yeniden sahnede. Petrol, çay, metal ve tahıl Çin’den İran’a, Rusya’dan Pakistan’a kadar uzanan yeni ticaret ağının merkezinde doların yerini alıyor.