

















Hürmüz krizi enerji piyasasına yeni bir ders verdi: Arz güvenliği artık en az fiyat kadar önemli. ABD-İran anlaşması petrolü rahatlatırken, denizcilik sektörü metanol, etanol ve LNG gibi alternatif yakıtlara yönelişi hızlandırıyor.
Küresel çelik piyasası, 2022’den bu yana süren yapısal dönüşümün ardından toparlanma eşiğine gelmişken, İran savaşı bu süreci sekteye uğrattı.
Hürmüz’deki tıkanma petrol piyasasında dengeleri altüst ediyor. Brent petrolde spot fiyat 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıkarken, fiziki varile yönelen talep vadeli işlemlerde WTI’yi Brent’in üzerine taşıdı. Piyasada artık “kâğıt fiyat” değil, gerçek arz konuşuluyor.
Orta Doğu’daki savaş arzı daraltarak alüminyumu yukarı taşırken, zayıflayan talep bakır fiyatlarını aşağı çekiyor. Teknik analizler, bu ayrışmanın yılın ikinci çeyreğinde derinleşebileceğine işaret ediyor.
Katar kaynaklı arz kaybı 12,8 milyon tonu bulunca LNG fiyatları yüzde 140 artışla 25 doların üzerine çıktı. Ancak fiyatlarda sıçrama özellikle Asya’da talebi törpüleyip sektörün dengesi değiştirmeye başladı.
Orta Doğu’daki savaşın yarattığı belirsizlik, yatırımcıyı güvenli limandan bile kaçırdı; altın ve gümüş ETF’lerinde tarihi çözülme emtianın yatırım sepetinde payını azalttı.
Orta Doğu’daki savaşın etkisi enerji piyasalarını aşarak dünya genelinde tarlaya inmeye başladı. Deniz yoluyla taşınan gübrenin yaklaşık üçte birini karşılayan Hürmüz hattı bir “gıda damarı” olarak öne çıkarken, "damar çatladı" yorumları yapılıyor.
Savaşın tetiklediği enerji fiyatları bitkisel yağları yukarı taşırken, zayıf tüketim talebi piyasada yönü belirsizleştiriyor.
Petrol fiyatında artış, yakıt tüketimi yüksek madencilik sektörü için maliyet hesaplarını yeniden gündeme taşıyor. Fiyatların 100 doların üzerine çıkmasıyla demir cevheri, bakır ve altın üreticileri için çift haneli maliyet artışları görülebileceği uyarısı yapılıyor.