
Orta Doğu’da tırmanan İran merkezli gerilim, küresel çelik piyasasında beklenen toparlanmayı daha başlamadan baskıladı. Savaşın enerji, lojistik ve yatırım kanalları üzerinden yarattığı belirsizlik, talep görünümünü aşağı çekerken, sektörün büyüme hikâyesi ciddi bir stres testine girdi. Daha birkaç ay önce yüzde 1’in üzerinde öngörülen 2026 yılı küresel büyüme beklentisi, şimdi neredeyse yerinde sayacak. Dünya Çelik Birliği verilerine göre 2026 yılı küresel çelik talebi artış beklentisi yüzde 0,3’e düşürüldü. Daha önce talepte büyüme beklentisi yüzde 1.3 idi. Toplam talep 1,72 milyar ton seviyesinde kalırken, savaşın özellikle Ortadoğu’da yarattığı daralma bu revizyonun ana nedeni olarak öne çıktı. Mevcut senaryoda 2027’de yüzde 2,2’lik daha güçlü bir büyüme beklense de, çatışmanın uzaması halinde özellikle enerjiye duyarlı bölgelerde yeni aşağı yönlü revizyonlar kaçınılmaz görünüyor.

Orta Doğu: Büyümeden daralmaya sert kırılma
Savaşın en net etkisi Orta Doğu’da hissediliyor. Normal şartlarda güçlü büyüme potansiyeline sahip olan bölge, çatışmalar nedeniyle 2026’da keskin bir talep daralmasıyla karşı karşıya. Enerji arzı ve yatırım akışlarındaki bozulma, çelik tüketimini doğrudan aşağı çekiyor. Bu tablo, gelişmekte olan ekonomilerde genel büyümenin de hız kesmesine yol açıyor. Çin hariç gelişen ülkelerde talep artışı yüzde 5’lerden yüzde 2,5 seviyesine gerilemiş durumda.
Hindistan: Küresel büyümenin yeni lokomotifi
Küresel talepteki yavaşlamaya rağmen Hindistan pozitif ayrışıyor. Ülkenin çelik talebinin 2026’da yüzde 7,4, 2027’de ise yüzde 9,2 büyümesi bekleniyor. Altyapı yatırımları, demiryolu projeleri ve otomotiv sektöründeki genişleme, Hindistan’ı çelik piyasasının en güçlü büyüme motoru haline getiriyor.
Afrika: Sessiz ama güçlü yükseliş
Afrika’da ise çelik talebi istikrarlı bir yükseliş sergiliyor. 2026’da yüzde 3,8 büyüme beklenen kıta, kentleşme ve altyapı yatırımları sayesinde küresel talepte giderek daha önemli bir rol üstleniyor.
ABD: İç talep destekli büyüme
ABD çelik talebi görece daha dirençli. 2026’da yüzde 1,7 büyüme beklenirken, bu artışın altyapı harcamaları ve teknoloji yatırımlarıyla desteklenmesi öngörülüyor. Ancak yüksek faizler ve maliyet baskıları, büyümenin hızını sınırlayan temel faktörler arasında yer alıyor.
Avrupa: Kırılgan toparlanma
Avrupa’da ise uzun süren daralmanın ardından sınırlı bir toparlanma sinyali var. AB ve Birleşik Krallık’ta talebin 2026’da yüzde 1,3 artması beklenirken, enerji fiyatlarına olan hassasiyet önemli bir risk olmaya devam ediyor. Rusya-Ukrayna krizinden sonra enerji esnekliğini artıran bölge, İran geriliminin uzaması halinde yeniden baskı altına girebilir.
Çin: Daralma yavaşlıyor, denge aranıyor
Dünyanın en büyük çelik tüketicisi olan Çin’de ise tablo farklı bir eksende şekilleniyor. Gayrimenkul krizinin etkisi sürse de daralmanın 2026’da yüzde 1,5 seviyesine kadar yavaşlaması bekleniyor. Altyapı yatırımları ve ihracat destekli üretim, talepteki düşüşü sınırlarken, piyasa artık sert gerilemeden ziyade “denge arayışı” sürecine girmiş durumda. 2027’de ise talebin yatay seyretmesi öngörülüyor.