
Ortadoğu’da İran merkezli çatışmaların Hürmüz Boğazı’nı kilitlemesi, küresel enerji piyasalarında son yılların en sert arz şokunu yaratıyor. Dünyanın en büyük bağımsız petrol tüccarlarından Vitol, savaş nedeniyle petrol piyasasında en az 1 milyar varillik ham petrol ve rafine ürün kaybı oluşacağını açıkladı. Yenilenen saldırılarla Brent petrol yeniden 100 dolar sınırını geçerken, boğazdaki gemi trafiği neredeyse durdu. Uzmanlar enerji krizinin gıda fiyatlarına da sıçrayabileceği uyarısında bulunuyor.
Piyasada tarihi arz kaybı
Vitol CEO’su Russell Hardy, Lozan’da küresel bir emtia zirvesinde yaptığı açıklamada, çatışmalar yarın sona erse bile hasar gören altyapının devreye alınmasının aylar sürebileceğini belirterek, mevcut kaybın şimdiden 700 milyon varile yaklaştığını söyledi. Hardy’ye göre işler yoluna girse bile, hasar gören altyapı dikkate alındığında toplam kayıp en az 1 milyar varil olacak. Bu miktar, yaklaşık 10 günlük küresel petrol tüketimine eşdeğer bulunuyor.
Körfez Savaşı’ndan bile daha ağır etki
Piyasa aktörleri, bu kesintinin 1990’daki Körfez Savaşı sonrası yaşanan şoktan daha ağır olduğuna dikkat çekiyor. En kritik fark ise bugün dünyadaki yedek üretim kapasitesinin büyük bölümünün yine Körfez bölgesinde bulunması. Bu da Hürmüz’de yaşanan her aksamanın doğrudan fiyatlara yansımasına neden oluyor.
Brent 100 dolara dayandı
Bu arada İran açıklarında ticari gemilere yönelik yeni saldırılar risk primini yeniden yükseltti. Denizcilik yetkilileri, Liberya bayraklı bir konteyner gemisinin ateş altına alındığını, iki kargo gemisinin daha hedef alındığını bildirdi. Gelişmeler sonrası Brent petrol vadeli işlemleri yeniden 100 dolar seviyesine yaklaştı.
Analistler, boğazın birkaç ay daha tam kapasite açılamaması halinde yalnızca enerji fiyatlarında değil, küresel büyümede de sert yavaşlama yaşanabileceğini belirtiyor. Bazı kurumlara göre krizin yaz sonuna sarkması durumunda dünya ekonomisi resesyon riskine girebilir.
Zengin ülkeler korur, yoksullar etkilenir
Trafigura CEO’su Richard Holtum, yüksek fiyatların talebi baskılayacağını ancak zengin ülkelerin tüketicilerini sübvansiyonlarla koruyabileceğini söyledi. Buna karşın ödeme gücü düşük ülkelerin hem enerji hem de ithalat faturasında ağır baskıyla karşılaşacağı ifade ediliyor. Özellikle Asya ve Afrika’da etkilerin daha sert hissedilmesi bekleniyor.
Hürmüz’de trafik durdu
Küresel petrol ve LNG ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı’nda gemi geçişleri tarihi ölçüde yavaşladı. Savaş öncesi günde yaklaşık 140 gemi geçiş yaparken, dün itibariyle 24 saatte sadece 3 geminin boğazı kullanabildiği bildirildi.
Yüzlerce gemi Körfez içinde beklerken yaklaşık 20 bin denizcinin mahsur kaldığı belirtiliyor. Broker kuruluşları, yük taşıyan çok sayıda süpertankerin çıkış izni beklediğini, güvenlik sağlanmadan normalleşmenin zor olduğunu vurguluyor.
2027’ye kadar uzanabilecek gıda şoku kapıda
Enerji akışındaki kesinti, tarım piyasalarını da tehdit ediyor. Uzmanlara göre yüksek doğalgaz fiyatları gübre üretimini baskılıyor. Doğalgaz, azotlu gübre üretiminde temel hammadde olarak kullanılıyor. Ayrıca tankerlerin alternatif rotalara yönelmesiyle Panama Kanalı ve diğer geçiş noktalarında sıkışıklık artarken, bazı tahıl rotalarında navlun maliyetlerinin yüzde 50-60 yükseldiği belirtiliyor. Ticaret şirketleri, kriz uzarsa bunun 2027 hasat dönemine kadar uzanabilecek yeni bir gıda enflasyonu dalgası yaratabileceği görüşünde.