





Brent petrolün yeniden 90 doları görmesi küresel piyasalarda yeni bir “enflasyon ve yüksek faiz” dalgası korkusunu tetikledi. Çip hisselerindeki sert satışlarla zaten baskı altında olan borsalar, enerji maliyetlerindeki sıçramayla birlikte haftaya sarsıntılı bir başlangıç yaptı.
EPDK'nın ekim raporuna göre petrol ithalatı yüzde 13,7 artarken, ham petrol ve petrol ürünlerinde en fazla ithalat, Rusya, Irak ve Suudi Arabistan'dan yapıldı.
Emtialar yaklaşan yeni yılda ortak bir yön değil, farklı rotalar izleyecek gibi görünüyor. Metaller enerji dönüşümünün desteğiyle sıkılaşırken, petrol arz fazlasıyla aşağı yönlü baskı altında kalacak. Doğal gaz ve değerli metaller portföylerde öne çıkarken, tarımda bölgesel ve ürün bazlı ayrışmalar belirleyici olacak.
Batı’nın Rusya’ya ve ticaret ortaklarına yönelik yaptırım baskıları yoğunlaşırken Türkiye’nin eylül ayında Ural ham petrolü ithalatındaki yüksek oranlı artış dikkat çekti.
EPDK'nın eylül verilerine göre, Türkiye'nin petrol ithalatı geçen yıla kıyasla yüzde 30,1 arttı. Bu dönemde ham petrol ve petrol ürünlerinde en fazla ithalat, Rusya, Kazakistan ve Irak'tan yapıldı.
2026 için benzin türlerine yerli etanol harmanlama oranı yüzde 1,5 olarak belirlendi.
2026’ya girerken, emtia piyasaları artık sadece talep ve arzla değil, jeopolitik sinyallerle yön buluyor. ABD’nin yaptırımları enerji cephesinde fiyat riskini artırırken, Çin ile diyalog arayışı sanayi ve tarım metallerine umut veriyor. Değerli metaller nefeslenme döneminden geçiyor.
EPDK'nın ağustos verilerine göre Toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı, yıllık yaklaşık yüzde 1 azalarak 4,4 milyon tona geriledi.
Petrol talebinin 2050’ye kadar güçlü kalması beklenirken, yapay zekâ destekli analizlerin mevcut sahalardan çıkabilecek petrol miktarını neredeyse ikiye katlayabileceği iddia ediliyor.