
Petrol piyasasında aylar sonra yeniden üç haneli fiyat dönemi başladı. Brent vadeli kontratı dün 100,6 dolara kadar yükselerek temmuzdan bu yana ilk kez 100 doların üzerine çıktı. ABD tipi WTI da 95 doları devirdi. Böylece Brent, şubat sonunda başlayan ABD-İran savaşından bu yana yaklaşık yüzde 35 değer kazanmış oldu.
Rallinin yeni ayağında savaşın genişleme ihtimali belirleyici oldu. İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’daki enerji tesislerine yönelik saldırıları yeni bir arz riski yaratırken, ABD’nin İran tankerlerini vurması ve Tahran’ın karşılık vermesi Hürmüz çevresindeki tansiyonu yeniden yükseltti. Piyasanın korktuğu senaryo artık yalnızca petrol üretiminin zarar görmesi değil, petrolün dünya pazarlarına ulaştığı yolların daralması.
Hürmüz’deki 20 milyon varil petrol buharlaştı
Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı’ndan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçtiği kabul ediliyordu. Bugün ise tankerlerin konum sinyallerini kapatması, saldırılar ve deniz trafiğindeki kesintiler nedeniyle gerçek akış miktarı konusunda ciddi belirsizlik bulunuyor.
Kpler verilerine göre salı günü boğazdan yalnızca altı emtia gemisi geçti; bu sayı önceki gün dokuz, son 10 günlük ortalama ise 12 gemiydi.
Fiyatlara ‘güvenlik pirimi’ eklendi
Bu belirsizlik petrol fiyatına kalıcı bir “güvenlik primi” ekliyor. Çünkü piyasa arzın gerçekten ne kadar azaldığını ölçemese bile, kritik bir enerji koridorunun yeniden kesintiye uğrama ihtimalini fiyatlamak zorunda kalıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın ağustos projeksiyonunda da 2026 küresel petrol arzının günlük ortalama 4,3 milyon varil azalması bekleniyor. IEA, buna karşın 2027’de arzın günlük 8,3 milyon varil toparlanacağını öngörüyor.
Fiyata iki güçlü fren
■ ÇİN TALEBİ: Dünyanın en büyük petrol ithalatçısında talebin zayıflaması, fi yatların üç haneli bölgede kalmasını zorlaştırabilir. Sinopec araştırmasına göre Çin’in petrol talebinin 2026’da günlük 600 bin varil, yani yüzde 8,9 gerilemesi bekleniyor. Benzin ve dizel talebindeki düşüş daha da belirgin. . Elektrikli araçların hızla yayılması benzin ve motorin talebini aşağı çekiyor.
■ AMERİKA ÜRETİMİ: ABD, Kanada ve Guyana gibi OPEC dışı üreticilerin artan üretimi, Ortadoğu’daki arz kayıplarının bir bölümünü telafi ediyor. IEA, 2027’de küresel arzda güçlü bir toparlanma bekliyor.
2026’nın geri kalanında iki senaryo
Petrolün bundan sonraki yönünü büyük ölçüde savaşın seyri belirleyecek. Hürmüz ve Kızıldeniz’deki akışların yeniden normale dönmesi ve ABD-İran geriliminin azalması halinde 100 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılaşmak zorlaşabilir.
Buna karşılık çatışmanın uzaması, tanker trafiğinin daha da düşmesi veya Suudi Arabistan ve Körfez’deki enerji altyapısına yönelik saldırıların yayılması halinde piyasa yeni zirveleri test edebilir. Goldman Sachs, Bank of America ve HSBC'nin son günlerde fi yat tahminlerini yukarı çekmesi de bu riskin arttığını gösteriyor.
IEA'nın görünümünde ise 2027 için daha farklı bir tablo var: küresel arzın güçlü biçimde toparlanması beklenirken petrol talebinin 2027'de günlük 2,4 milyon varil artması öngörülüyor.
Bu nedenle 100 dolar seviyesi şimdilik petrol piyasasının yeni normalinden çok, savaşın yarattığı risk priminin sembolü. Ancak çatışma uzadıkça bu “geçici prim”in kalıcı fi yat artışına dönüşme ihtimali de büyüyor.