Türk Telekom, ABD'de düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı'nda dijital altyapı yatırımlarını, teknoloji odaklı büyüme stratejisini, iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilirlik yol haritasını küresel yatırımcı topluluğuyla paylaştı.
Şirket açıklamasına göre, Türk Telekom, Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) "Master Partner" olarak destek verecek.
Şirketin, konferansın teknoloji altyapısının oluşturulmasına katkı sunacağı belirtildi.
COP31'in "Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji" destekçiliğini de üstlenen Türk Telekom'un, konferansta sürdürülebilirlik çalışmaları, teknoloji birikimi, yenilenebilir enerji yatırımları ve dijital kapsayıcılık yaklaşımıyla yer alacağı bildirildi.
19. Türkiye Yatırım Konferansı'nda, enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasına yönelik Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımlarını sürdüren Türk Telekom'un yenilenebilir enerji yatırımların ilk ayağını oluşturan Sivas GES yıllık 128 MWp üretim kapasitesiyle enerji üretimine başladığı bilgisi verildi.
Türk Telekom, Sivas'ın ardından Malatya ve Ağrı'da hayata geçireceği tesislerle toplam 530 MWp kurulu güce sahip güneş enerji santrallerine ulaşacak.
Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerine kuracağı üç GES ile yıllık 800 GWh enerji üretimi ve yaklaşık 350 bin ton karbon salımını engellemeyi hedefliyor.
Yeşil teknoloji dönüşümü
Açıklamaya göre, sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, enerji verimliliğini artıran yeni nesil teknolojilerle şebekesinin yeşil dönüşümünü hızlandırıyor.
Geçen yıl hayata geçirdiği enerji verimliliği uygulamalarıyla yıllık 46,7 GWh enerji tasarrufu sağlayan Türk Telekom'un, şebekesini günden güne büyütürken enerji ve emisyon yoğunluğunu azaltmayı sürdürdüğü vurgulandı.
Türk Telekom'un, baz istasyonlarında güneş enerjisi sistemlerini yaygınlaştırırken, sabit ve mobil şebekelere yeni nesil soğutma sistemlerini entegre ederek geleceğin teknolojilerinin sürdürülebilir altyapı üzerine inşa edilmesini sağladığı ifade edildi.
Teknoloji birikimiyle yaşamın tüm alanlarında değer yaratmaya odaklanan Türk Telekom'un, girişim sermayesi şirketi TT Ventures'ın E4 Şarj-Elektrikli Araç Şarj Ağı projesiyle elektrikli ulaşım ekosistemine katkı sunarken, veri merkezlerinde de enerji verimliliğini küresel standartların üzerine çıkaran yeni nesil teknolojileri devreye aldığı belirtildi.
Açıklamanın devamında şu bilgilere yer verildi:
"Türk Telekom, teknoloji ve enerji verimliliği alanındaki yatırımlarıyla geleceğin sürdürülebilir altyapısını hazırlarken, çevresel performansını uluslararası standartlarda da ortaya koyuyor. Karbon Saydamlık Projesi (CDP) 2025 İklim Değişikliği Programı'nda 'A' notunu koruyan Türk Telekom, ilk kez katıldığı Su Güvenliği Programı'nda aldığı 'A-' notuyla da küresel çevresel liderler arasında yer aldı. Türk Telekom, iklim değişikliğiyle mücadele, su güvenliği ve karbon emisyonlarının azaltılması alanındaki çalışmalarını bilim temelli hedef yaklaşımı sürdürerek daha sürdürülebilir bir dijital geleceğin inşasına katkı sunuyor."
İklim kriziyle mücadelede teknoloji ve altyapı gücünü sürdürülebilirlik yaklaşımıyla birleştiren Türk Telekom'un, 2030'a kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı, 2050'de ise "Net Sıfır"a ulaşmayı hedeflediği bildirildi.
"Teknolojideki hızlı dönüşümün fırsatlarını herkes için erişilebilir kılmaya çalışıyoruz"
Konferans kapsamında değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, "Türkiye'nin dijital geleceğine yön veren Türk Telekom olarak, bu süreci teknoloji dönüşümünün ötesinde toplumsal ve ekonomik değer yaratmanın temel aracı olarak görüyoruz." ifadesini kullandı.
Şahin, Türk Telekom'un Türkiye'nin en fazla istihdam sağlayan markalarından biri olduğunu ve yaklaşık 58 milyon abonesiyle ülkenin ilk entegre operatörü konumunda bulunduğunu belirtti.
Teknolojideki hızlı dönüşümün sunduğu fırsatları herkes için erişilebilir kılmaya odaklandıklarını ve yarının dijital dünyasında Türkiye'yi her alanda destekleyecek projeler geliştirdiklerini aktaran Şahin, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin dijital dönüşüm yolculuğu için 2005'ten bu yana 24,5 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Son 5 yıldır sektörümüzün yatırım lideri olarak dijital geleceğin inşasına yönelik çalışmalarımızı sürdürürken, her adımımızı daha yeşil, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya hedefiyle atıyoruz. Bu doğrultuda Türkiye'nin her köşesine uzanan fiber omurgamızı güçlendiriyor, yeni nesil ağ teknolojilerinde milli AR-GE çalışmaları yürütüyor, çevre dostu teknolojileri şebekemize entegre ediyor ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ciddi yatırımlar yapıyoruz. Türkiye'nin küresel iklim gündemindeki güçlü konumunu ve gelecek vizyonunu yansıtan COP31'in 'Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji' destekçisi olarak geleceğin dünyasının tasarlanmasında küresel aktörler arasında yer almaktan mutluluk duyuyoruz."
Şahin, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla Türkiye'nin sürdürülebilirlik hedeflerine ve küresel iklim mücadelesine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirtti.