
Yılın ilk yarısında jeopolitik riskler nedeniyle sert yükselen emtia piyasaları, son haftalarda yönünü aşağı çevirdi. 19 emtiadan oluşan CRB Endeksi yıl başından bu yana halen yaklaşık yüzde 20 artıda bulunmasına rağmen son bir ayda yüzde 8 geriledi. Enerji ağırlıklı GSCI Endeksi’ndeki düşüş ise aynı dönemde yüzde 14’e ulaştı. Bu tablo, piyasalarda jeopolitik risk priminin azalmasının yanı sıra doların yeniden güç kazanmasının fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya başladığını gösteriyor.
Doların değer kazanması, emtiaları diğer para birimlerini kullanan alıcılar için daha pahalı hale getiriyor. Bu durum hem yatırım talebini hem de fiziksel alımları sınırlandırarak fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.
Dolar endeksi 103-104 bandına gelebilir
Analistler, şu an 100.8 seviyesinde bulunan dolar endeksinin üçüncü çeyrekte 103-104 seviyelerine yükselebileceğini ve bunun olması halinde özellikle petrol, altın, bakır ve alüminyum piyasalarında satış baskısının devam edebileceğini değerlendiriyor. Reuters tarafından yapılan yılın 3’üncü çeyreğine dair teknik analizler, mevcut görünüm doların emtia piyasalarının ana belirleyicilerinden biri olmaya devam edeceğine işaret ediyor.
Bakır: Yükseliş yerini düzeltmeye bırakabilir
Bakır piyasasında yılın ilk yarısındaki güçlü yükselişin ardından üçüncü çeyrekte daha temkinli bir görünüm öne çıkıyor. Teknik analizler, Londra Metal Borsası’nda (LME) işlem gören bakırın şu an bulunduğu ton başına 13.360 dolar bandından 11.878-12.524 dolar bandına gerileyebileceğini tahmin ediyor. Son aylarda 14 bin doların üzerine yaklaşan fiyatların bu seviyelerde kalıcı olamaması, piyasada kar satışlarını hızlandırdı. Küresel büyüme beklentilerindeki zayıflama ve doların güçlenmesi de talep görünümünü baskılıyor. Buna karşın enerji dönüşümü ve elektrikli araç yatırımları uzun vadede bakıra olan ihtiyacı canlı tutmaya devam ediyor. Bu nedenle analistler geri çekilmeyi kalıcı bir çöküşten çok, güçlü yükselişin ardından yaşanan bir dengeleme süreci olarak değerlendiriyor. Fiyatların 13.775 dolardaki direnci aşması halinde yeniden 14.000 dolar bölgesinin geçilebileceği belirtiliyor.
Alüminyum: Krizin hafiflemesi fiyatları etkiliyor
Alüminyum fiyatlarında da üçüncü çeyrek için aşağı yönlü beklentiler ağır basıyor. Tahminlere göre, İran savaşı sırasında test ettiği 3.700 doların üzerinde kalıcı olamayan LME alüminyum fiyatı temmuz-eylül döneminde ton başına 2.707-3.088 dolar aralığına gerileyebilir. Son dönemde enerji krizinin hafiflemesi ve arz tarafındaki rahatlama fiyatların ivme kaybetmesine neden olurken, güçlü doların da piyasayı baskılaması bekleniyor. Analistler, özellikle küresel sanayi üretimindeki yavaşlama sinyallerinin alüminyum talebini sınırlayabileceğini belirtiyor. Bununla birlikte yeşil dönüşüm yatırımları, otomotiv ve hafif metal kullanımındaki artış uzun vadeli talep görünümünü destekleyen başlıca unsurlar arasında yer almaya devam ediyor.
Altın: Güvenli liman talebi zayıflıyor
Altın piyasasında üçüncü çeyrekte geri çekilmenin sürmesi bekleniyor. Reuters teknik analizine göre, ons altın fiyatı 3.579-3.813 dolar bandına kadar gerileyebilir. Son aylarda jeopolitik risklerin azalması ve doların yeniden güç kazanması yatırımcıların güvenli liman talebini zayıflatırken, yüksek faiz beklentileri de altın üzerinde baskı oluşturuyor. Analistler, kısa vadede fiyatların toparlanmasının kolay görünmediğini, yatırımcıların ABD para politikası ve doların yönünü yakından izlediğini belirtiyor. Buna rağmen merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi ve olası yeni jeopolitik gelişmelerin fiyatlarda yeniden yukarı yönlü hareketleri tetikleyebileceği de vurgulanıyor. Altının güç kazanması için 4.227 dolardaki direnci aşması gerekli görülüyor. Bu gerçekleşirse 4.389 dolara doğru hareket başlayabilir.
Petrol: Savaşın getirileri siliniyor
Petrol piyasasında üçüncü çeyreğe ilişkin beklentiler aşağı yönlü seyri işaret ediyor. Brent petrolü mevcut 72 dolardan 64,03-71,15 dolar, ABD tipi WTI ham petrolün ise mevcut 68 dolardan 59,65-65,07 dolar aralığına gerileyebileceği tahminleri yapılıyor. ABD-İran geriliminin ardından oluşan savaş risk priminin büyük ölçüde ortadan kalkması, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların normale dönmesi ve arzın yeniden artmaya başlaması fiyatları aşağı çekiyor. Buna ek olarak doların güçlenmesi ve küresel talep artışının yavaşlayacağı beklentisi de petrol piyasasını baskılıyor. Uzmanlar, OPEC+ politikaları ve olası yeni jeopolitik gelişmelerin fiyatlarda zaman zaman dalgalanma yaratabileceğini, ancak mevcut tabloda üçüncü çeyrek boyunca aşağı yönlü baskının ağır basmasının beklendiğini ifade ediyor.