ESRA ÖZARFAT / BURSA
Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) Başkanı Nurullah Öztürk, depozito yönetim sisteminin yalnızca bir çevre uygulaması değil; aynı zamanda sanayi, teknoloji ve ihracat hamlesi olduğunu söyledi. Türkiye’de yılda 25 milyardan fazla cam, plastik ve alüminyum içecek ambalajının tüketildiğini belirten Öztürk, bu ambalajların ekonomik değeri yüksek stratejik bir hammadde niteliği taşıdığını vurguladı. Öztürk, “DOA” (Depozitosu Olan Ambalajlar) markasıyla yürütülen sistemin 1 Temmuz 2026 itibarıyla ulusal entegrasyon dönemine geçeceğini açıkladı. Bu tarihten itibaren vatandaşlar iade ettikleri her uygun ambalaj için 1 TL teşvik bedeli alacak. Sistemin tam ölçekli entegrasyon sürecinin iki yıl süreceğini ifade eden Öztürk, 1 Temmuz 2028’de Türkiye’nin dünyanın en gelişmiş dijital depozito altyapılarından birine sahip olacağını söyledi.
Tamamen yerli ve milli teknoloji
Depozito Yönetim Sistemi’nin uçtan uca yerli yazılım ve yerli sanayiyle geliştirildiğini belirten Öztürk, yazılım altyapısından iade makinelerine, sayma-doğrulama merkezlerinden etiketleme teknolojilerine kadar tüm bileşenlerin Türk mühendisleri tarafından tasarlandığını kaydetti. Türkiye’de 6 farklı yerli üreticinin depozito iade makineleri ürettiğini, bazı firmaların ise Avrupa’ya ihracata başladığını belirten Öztürk, “Bu sistem sayesinde Türkiye sadece depozito uygulayan bir ülke olmayacak; aynı zamanda bu teknolojiyi dünyaya ihraç eden bir merkez haline gelecek” dedi.
Yıl sonunda 4 bin 500 iade makinesi sahada olacak
Halihazırda Türkiye’nin yedi bölgesinde 1.500’den fazla depozito iade makinesinin kurulduğunu açıklayan Öztürk, bu sayının mayıs ayı sonunda 2.500’e, yıl sonunda ise 4.500’ün üzerine çıkmasının hedeflendiğini söyledi. 2027 sonunda ise ülke genelinde 10 bin depozito iade makinesi ile 40 binden fazla el terminalinin devreye alınması planlanıyor. Marketler, bakkallar ve büfelerin sistem kapsamında yasal iade noktaları olacağını belirten Öztürk, otel, restoran ve kafelerin (HORECA) de toplu ambalaj iade sürecine dahil edileceğini kaydetti. Sistemin çevresel faydalarının yanı sıra ekonomik etkilerinin de büyük olacağını ifade eden Öztürk, içecek ambalajı üretiminde kullanılan hammaddelerin ithalatında yüzde 40’a varan düşüş beklediklerini söyledi. Depozito sistemiyle; 25 milyar adet ambalaj geri kazanılacak, 37 bin ton sera gazı emisyonu önlenecek, 1,3 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanacak ve 3,6 milyon varil petrol kullanımının önüne geçilecek. Öztürk, bu kazanımların enerji tasarrufu ve ithalatın azalması yoluyla cari açığa doğrudan olumlu katkı sağlayacağını vurguladı. Depozito sisteminin önümüzdeki 20 yılda makine üretimi, yazılım, lojistik, geri dönüşüm ve operasyon alanlarında yaklaşık 20 bin kişilik yeni istihdam oluşturmasının öngörüldüğünü belirten Öztürk, sistemin Türkiye ekonomisine toplamda yaklaşık 30 milyar TL katkı sağlayacağını söyledi.