

















Küresel baz metal piyasasında bakır ve alüminyum kaynaklı arz sıkışıklığı büyüyor. Tedarik açığı, LME endeksini 4 haftada yüzde 12 yükseltirken, fiyatlarda artış beklentisi sürüyor.
Bu hafta ticari gerilimlerin artmasıyla toparlana altında güçlü beklentiler yeniden devreye girdi. Gümüşün ise ABD’deki durgunluğun talebi baskılaması ve merkez bankalarının sarı metale yönelmesiyle altının gerisinde kalacağı belirtiliyor.
Çin’in ABD ile ticaret görüşmelerine girmeye açık olduğunun sinyalini vermesi bakıra moral oldu. Fiyatlar New York’ta pound başına yaklaşık 4,60 doların üzerine, Londra’da da ton başına 9.300 doların üzerine çıktı. Kısa vadede ticari gerilimler uzun vadede enerji geçişi kaynaklı talep izlenecek.
Dünya Bankası’na göre bu yıl küresel gıda fiyatları yüzde 7 düşecek. Tahıllarda düşüş yüzde 11 ile yağ ve küspe fiyatlarından daha fazla olacak.
Ticaret savaşları emtia piyasasında belirsizlik yaratıyor. Dünya Bankası’nın son raporuna göre bu yıl fiyatlar ortalama %12.4 gerileyecek. Temel metaller ortalama yüzde 10, enerji yüzde 17 düşecek. Ons altın ise %36 yükselecek. Gümüş de yükselen tarafta yer alacak.
ABD’nin tarifelerinin yarattığı belirsizlik ortamında Asya’daki üretici ülkeler temkinli bir duruş sergiliyor ve ABD ile AB dışındaki pazarlara yönelik ihracat fırsatlarını araştırıyor.
Gıdada daha fazla kendine yeterlilik hedefleyen Çin, küresel buğday ticaretinde önemli değişimleri tetikliyor. Ülkede yerli üretim artışı, ithalatı bu yıl 2023’e kıyasla 10 milyon ton düşürecek. Bunun yansıması olarak küresel buğday ticaretinde yüzde 9 gerileme bekleniyor.
Sektör, hem iç talebe odaklanıp hem de yeni ihracat pazarları keşfetme stratejisi izleyerek gümrük tarifeleriyle mücadele edecek.
Dünyanın en büyük iki ekonomisi çatışırken yaşanan ekonomik belirsizlik, düşük dolar ortamında piyasanın ilgisi bakır, altın, gümüş ve kahveye yoğunlaşmış durumda.