EV ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği’nin (EVSİD) kurucuları Burak Önder, Talha Özger ve Oğuzhan Durmuş’un düzenlediği sahur buluşmasında AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş’ın konuşması sonrası Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı söz aldı:
- Türkiye’nin ihracatının ve ithalatının ne kadarının markalı olduğunu listelemekte fayda görüyorum.
- Türk markaları yurt dışında üretim yaptırıp dünyanın dört bir yanındaki mağazalarında, satış noktalarında pazarlıyor. Bu üretimin toplamı benim hesaplarıma göre 40-50 milyar dolar dolayında seyrediyor. Bunun da tespitini yapmakta fayda var.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Züccaciye Meclisi Başkanlığını yürüten Murat Kolbaşı, aynı konuyu TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlığındaki “Türkiye Sektör Meclisleri İstişare Toplantısı”nda da açtı:
- İthalatta GTİB ve menşe dışında artık markaya da bakmak lazım. Ben Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nda (DEİK) Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanıyken hesaplamıştım. Asya Pasifik ülkeleriyle dış ticaret açığımız 75 milyar dolar.
Asya Pasifik İş Konseyleri’nin 17 ülke ve Hong Kong ile Tayvan’ı kapsayan 2 bölgeyi kapsadığını kaydetti:
- Asya Pasifik ülkeleriyle dış ticaret açığımız hâlâ 75 dolar düzeyinde bulunuyor. Bunun yüzde 10’u da 3 markadan oluşuyor.
Ardından ekledi:
- Artık markalı ithalat, markalı ihracat stratejisine geçelim.
Sahur programındaki hesabı TOBB’da da ortaya koydu:
- Türk markaları, çoğu Asya Pasifik ülkelerinde olmak üzere yurt dışında 50 milyar dolarlık üretim yaptırıp dünyaya satıyor. Bu söylediğim rakamın içinde yurt dışında ürettirilip Türkiye’ye ithal edilenler yok. Bunun da tam verisini oluşturmakta yarar var.
Bunun üzerine Murat Kolbaşı’na dün sordum:
- Başta Çin olmak üzere Asya Pasifik ülkelerinden ithal ürünlerin markasını bilmek ülkemiz için nasıl bir aksiyon fırsatı sağlayabilecek?
Şu yanıtı verdi:
- Marka bilgisi elimizde olursa o markaya, “Gel Türkiye’de üret” diyebiliriz. O markanın bulunduğu ülke ile “Türkiye’den şu kadar alım yapın” pazarlığına girebiliriz. Ayrıca ülke bazlı dış ticaret açıkları daha doğru şekilde takip edilebilir.
Bitmiş, markalı ürün ithalatı konusunda şu noktaya işaret etti:
- Doğru takip yapılabilirse o markaların bulunduğu ülkelerle ikili anlaşmalar, bu veriler ışığında yapılabilir. Türkiye’de üretim yapmaları konusunda gerekirse teşvikler de belirlenir.
Markalı ihracat konusunu da şöyle açtı:
- Markalı ihracatı da takibe alırsak, Türk markalarının hangi ülkelerde daha bilinir olduğunu anlar, ona göre strateji belirleme şansı yakalarız.
Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar’la bu konuyu görüştüğünü aktardı:
- Volkan Bey, “Gümrük beyannamelerine marka kodu da işletirsek ithalatta da ihracatta da markalı takip yapabileceğimizi” teyit etti.
Uzakdoğu’da oluşan ticaret birliği “RCEP”i irdeledi:
- Bu birliğin ticaret hareketlerini yakından izlememiz lazım. Çünkü, “RCEP” dünyanın en büyük STA’sı (serbest ticaret anlaşması) aslında. 10 ASEAN ülkesi ile Güney Kore, Japonya, Çin, Yeni Zelanda ve Avustralya’dan oluşuyor. İlk davet edilen ülke de Hindistan oldu.
2 yıl kadar önce Taha Grubu ve LC Waikiki’nin kurucu ortaklarından Mustafa Küçük’le sohbet ederken şu soruyu yöneltmiştim:
- Yurt dışındaki 700 mağazanıza giden ürünlerin ne kadarı Türkiye’de, ne kadarı yurt dışında üretiliyor?
Küçük, şu yanıtı vermişti:
- Eskiden yurt dışı mağazalarımızda vitrine koyduğumuz ürünlerin yüzde 65’i ülkemizde üretiliyordu. Şimdi yüzde 65’i yurt dışında ürettirilip doğrudan dünyanın farklı ülkelerindeki mağazalarımıza gidiyor.
Murat Kolbaşı da başta Çin olmak üzere yurt dışında kendi markası için üretim yaptıranlar arasında yer alıyor. Kolbaşı’nın üzerinde durduğu hesap, Türk markalarının yurt dışında ürettirip dünyaya sattıkları ürünlerin toplamının 50 milyar doları bulduğunu gösteriyor.
Küçük ev aletleri üreticisi de Mısır’da üretimi gündeme alıyor
TOBB Züccaciye Meclisi Başkanı, Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, yurt dışında üretim yaptıran şirket ve markaları anlatırken Mısır’a uzandı:
- Biz de Arzum olarak Mısır’da bir üretim bandı kurmayı düşünüyoruz.
Merak ettim:
- Sizin Mısır’ı radara almanızın nedeni nedir?
Sorum üzerine Mısır’a ihracatına işaret etti:
- 43 ülkeye ihracat yapıyoruz. Mısır, 6 milyon dolarla ihracat pazarlarımız arasında ilk sırada yer alıyor. Mısır’da Türk kahvesi isterken, “Okka” demeniz yeterli oluyor.
Mısır’dan Afrika pazarı başta olmak üzere birçok ülkeye “sıfır” ya da daha uygun gümrük vergileriyle ihracatın mümkün olduğunu vurguladı:
- Mısır’ın Afrika ülkeleriyle serbest ticaret anlaşması var. Ayrıca ABD’ye ihracatta da gümrük vergisi yüzde 10. Oradaki üretimde İsrail’den bir parça kullandığınızda ABD’ye “sıfır” gümrükle ihracat yapmak da mümkün.
Şubat sonu devreye giren 3 bin 500 liralık destek, 3 ay önceki istihdamla ölçülür mü?
MALATYALI İş İnsanları Derneği’nin (MİAD) Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın konuk olduğu iftarında Başkan Yunus Akdaş, İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan’ı kürsüye çağırdı.
Paşahan, fırsatı bulmuşken Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır’a sektörün beklentilerini hızlıca özetledi:
- Personel başına istihdam desteğini 2 bin 500 liradan 3 bin 500 liraya çıkardınız. Teşekkür ederiz ama bu sektörümüzün sıkıntılarını gidermeye yetmiyor. 6 bin liraya çıkarılmasını talep ediyoruz.
- İhracatçının getirdiği dövizi yüzde 2 primli bozdurması söz konusuydu. Bu oran da yüzde 3’e çıkarılmıştı. Bu da maalesef yeterli değil. İhracatçının döviz dönüşüm priminin en az yüzde 10’a çıkarılmasını bekliyoruz.
Ardından ekledi:
- 2025 yılında 12 milyar dolar dış ticaret fazlası vermiş bir sektöre bu desteklerin verilebileceğini ümit ediyoruz.
Bakan Kacır, 2 bin 500 liralık istihdam desteğinden 15 bin 800 firmanın yararlandığını bildirdi:
- 447 bin kişinin istihdamı korunmuş oldu. Daha sonra kapsam genişletildi. Büyük ölçekli işletmeler de istihdam desteğinden yararlanacaklar kapsamına girdi.
İstihdam desteğinin tekstil, hazır giyim, ayakkabı-deri ve mobilya sektörlerine yönelik olduğunu kaydetti:
- Yani, 1.1 milyonluk istihdamı bu destek kapsama alanına alıyor. Üstelik personel başına destek 3 bin 500 liraya çıktı. Bu destekten yararlanmak için Kasım-Aralık ayı istihdam ortalamaları dikkate alınacak.
TOBB Hazırgiyim ve Konfeksiyon Meclisi Başkanı Şeref Fayat da, bu konuyu TOBB Sektör Meclisleri İstişare Toplantısı’nda gündeme getirdi. Fayat, toplantının bitiminde Ankara’dan İstanbul’a dönmek üzere havalimanına giderken beklentisini dile getirdi:
- İstihdam desteği ile ilgili konuşmamı yazarsanız memnun olurum.
Bunun üzerine TOBB Medya ve İletişim Meclisi Başkan Yardımcısı olduğumu anımsattım:
- TOBB Sektör Meclisleri İstişare Toplantısına gazeteci kimliğimle değil, Medya ve İletişim Meclisi’ndeki görevimle bağlantılı katıldım. Şimdi basına kapalı toplantıda konuşulanları yazmam doğru olmaz. Notları bana ayrıca gönderirseniz yazarım.
Fayat, hemen cep telefonuma mesaj olarak gönderdi:
- Emek yoğun sektörler için istihdam desteğinin 3 bin 500 liraya çıkarılacağı Cumhurbaşkanı tarafından açıklandı. Uygulama esaslarının belirlenmesi Şubat ayı sonunu buldu.
2025 yılı biterken, yeni yılda maaş artışlarıyla muhatap olmak istemeyen sıkıntıdaki bazı sektör oyuncularının, eleman çıkarmayı sürdürdüğünün altını çizdi:
- Bu durumda Şubat ayı sonundan geriye dönüp Kasım-Aralık ortalamasını tutturmak sektörümüz için neredeyse imkansız. Çünkü, kan kaybı sürüyor.
Sektörün talebini ortaya koydu:
- Firmaların başvurduğu andaki istihdamı koruması veya en azından Ocak-Şubat ortalamasının alınması lazım. Yoksa dağ fare doğuracak, sektörü kaybetmeye devam edeceğiz.
