EKONOMİ/ANKARA
TEPAV yılın ilk çeyreğinde Merkezi Yönetim Bütçesi ile Hazine’nin borç durumuna ilişkin analiz yaptı. Analizde ilk çeyrek bütçesinin 420 milyar lira açık verdiği belirtilirken, personel ve cari transfer harcamalarının enflasyonunun üzerinde arttığı, yatırımların yüzde 32.6 azaldığı vurgulandı. Mali şeffaflık vurgusu yapılan çalışmada, Türkiye Varlık Fonu'nun (TVF) borçlanma yetkisinin kaldırılması, yatırım harcamalarını ötelemek yerine verimsiz kamu harcamalarının kısılması önerildi. Vergi gelirlerindeki artışın kayıt dışılıkla mücadele ve geçici kurumlar vergisi düzenlemelerine bağlandığı çalışmada, “Güçlü manşet verilerine rağmen, bütçe performansındaki iyileşmenin harcama kısıtlamaları ve geçici gelir etkilerine dayanması enflasyon ve risk göstergeleri üzerindeki olumlu etkiyi sınırlandırmıştır” denildi.
Kırılganlık mali alanı kısıtlıyor
Çalışmaya göre ilk çeyrekte Hazine 191 milyar lira iç borç ödemesi yaparken, 331 milyar lira borçlanmaya gitti. 2025’ten devreden 957 milyar liralık kasa bakiyesi faiz dışı fazla ve net dış borçlanmaya rağmen, yüksek dış borç ödemelerine bağlı olarak 906 milyar liraya geriledi. Çalışmada borç stokunun enflasyonun üzerinde arttığına işaret edilirken, “Borç stoku GSYH'ye oran olarak uluslararası seviyelerin altında kalmaya devam etse de portföyün yalnızca yüzde 33'ünün TL ve sabit faizli olması döviz kuru, altın, faiz ve enflasyon şoklarına karşı kırılganlığı artırırken mali alanı da kısıtlamaktadır” uyarısında bulunuldu.
Yükümlülüklerde şeffaflık sorunu
TEPAV analizinde Türkiye Varlık Fonu’nun Hazine garantili, garantisiz borçları, gelir garantili KOİ projeleri ve borç üstlenim taahhütleri, SGK açıkları, BOTAŞ, TCDD gibi KİT’lerden kaynaklanan finansal riskler, Hazine destekli kefalet sistemleri gibi oluşan koşullu yükümlülüklerin şeffaf olarak raporlanmadığı belirtildi. Bu yüzden de mali risklerin gerçek boyutu ve borç stoku üzerindeki olası etkilerinin tam olarak değerlendirmenin mümkün olmadığına işaret edildi. Bu dönemde maliye politikasının harcamayı kısmak değil, kaynakları enflasyon yaratmayan üretken alanlara ve sosyal programlara kanalize etmeyi amaçlaması gerektiğinin altı çiziliyor.
TEPAV hangi önerilerde bulundu?
■ Yatırım harcamalarının ötelenmesindense kamunun verimsiz tüketim harcamaları sınırlandırılmalı.
■ Bütçe kaynakları verimlilik ve istihdam artışı sağlayacak, Türkiye’nin ithalat bağımlılığını azaltacak yatırımlara yönlendirilmeli.
■ Öncelikli olarak tarım ve sanayisi politikalarının gözden geçirilmeli, teşvik ve sübvansiyonlar kalkınma hedeflerine uygun olarak belirlenmelidir.
■ Dolaylı vergileri de azaltan kapsamlı bir vergi reformu tartışmaya açılmalı.
■ Vergi denetimleri, yapay zekâ destekli izleme araçlarıyla daha etkin hale getirilmeli.
■ Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlara ilişkin kararlar kurala bağlı, öngörülebilir ve enflasyonla mücadeleyi destekleyici yönde olmalı.
■ Mali şeffaflık güçlendirilmeli.
■ Bütçe kapsamı genişletilerek bütçe dışı harcama yaratan ve gelir elde eden döner sermayeli işletmeler, sosyal yardımlar, özel hesaplar ve benzeri uygulamalar bütçe içine alınmalı.
■ Koşullu yükümlülük oluşturan ve borç idaresinin tek elden yönetimi ilkesine aykırılık teşkil eden TVF ve Afet Yeniden İmar Fonu (AYİF) gibi kurumların borçlanma yetkisi kaldırılmalı.