MEHMET KAYA/ANKARA
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği - TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden düzenlediği basın toplantısında kamunun Türkiye’nin ilk off-shore rüzgar santrali için ihale hazırlığında olduğunu belirterek bu yatırıma özel sektörün istekli olduğunu söyledi. Türkiye'nin yenilenebilir enerji yatırım hedeflerinin yukarı yönlü revize edileceğini belirten Erden "Rüzgar ve güneş başta yenilenebilir enerji ülkemizin enerji stratejisinde en önemli unsurlar haline gelmiştir. 2035 hedeflerimizin yeniden gözden geçirildiği ve 120 GW’lık hedefin yukarı doğru revize edilmesinin beklendiği bir dönemde rüzgar sektörü olarak yılda 7 GW mertebesinde rüzgar yatırımlarını gerçekleştirmeye talibiz." dedi.
Türkiye’nin başta rüzgar elektrik santralleri olmak üzere yenilenebilir enerji alanında hızlı bir yatırım sürecinde olduğunu hatırlatan Erden, rüzgar enerji santrallerinde, hem elektrik üretimi hem de santrallerin sanayisine yönelik güçlü bir kapasite oluştuğunu vurguladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yaptığı çeşitli açıklamalarda, daha önce belirlenen 2030’lu yıllara yönelik yenilenebilir enerji yatırım hedefinin yükseltileceğinin yer aldığını söyleyen Erden, sektörün bu alanda yatırım yapmaya istekli olduğunu kaydetti. Erden, başta yatırım izin süreçlerinin kolaylaştırılması olmak üzere, finansman, yatırım aşamasındaki kolaylıklar gibi sektörün taleplerinin devam ettiğini vurguladı.
Bu bağlamda deniz üzerinde, kıyıya yakın (off-shore) rüzgar santrali kurulmasına yönelik Türkiye’nin ilgisinin devam ettiğini ve kamunun bu konuda çalıştığını vurgulayan Erden, bu yıl içinde hazırlıkların tamamlanmasının, ihalenin de fiili olarak 2027’de yapılmasını tahmin ettiklerini kaydetti.
Türkiye’de henüz off-shore santrali olmadığını, bu santrallerin rüzgar araştırmalarından daha geniş biçimde, güvenlik, koruma alanları, çevreye etki, balıkçılık, güvenlik sistemleri, finansal koşullar, deniz tabanı, denizin etkisi gibi unsurların da araştırıldığı hazırlık safhasının olduğunu vurguladı. Erden, sektör olarak genel çalışmalar yaptıklarını, yatırım yapılabilecek 19 bölgeyi inceleyerek kamuya da bilgi verdiklerini söyledi.
Marmara ve güneyde İzmir Çandarlı’ya kadar olan Kuzey Ege’nin öne çıktığını vurgulayan Erden, “Sabit temelli türbinler için 50-60 metreyi geçmeyen derinlikler öncelikli. Türkiye’de denizler hızlı derinleştiği için Marmara ve Ege daha avantajlı” dedi. Öne çıkan bölgeleri de işaret eden Erden, “Kuzey Ege’den İzmir’e kadar olan hat ve Marmara kıyıları öncelikli alanlar arasında” ifadelerini kullandı. Bu bölgelerde yaklaşık 5 bin MW’lık potansiyele yönelik çalışmaların yapıldığını belirten Erden, “Ön saha belirlemeleri tamamlandı, şu anda kurum görüşleri alınıyor” dedi. Süreçte hassasiyet vurgusu yapan Erden, “Asla kıta sahanlığı riski olan ya da korunan alanları zorlayan bir yaklaşımımız yok” dedi.
Erden, Off-shore santral yatırım maliyetinin kara projelerine göre 2,5-3 kat daha yüksek, üretimin ise genel değerlendirmelerde yüzde 30-50 aralığında daha fazla olduğunu söyledi.
TÜREK sektörün tüm yönlerini ele alacak
İbrahim Erden, bu yıl Türkiye’nin COP31 toplantısına ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, yenilenebilir enerjinin bu bağlamda da öne çıkan bir konu olduğunu ancak gelecek perspektifi açısından elektrikleşmenin küresel belirleyici haline geldiğini söyledi. 15’inci Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresinin (TÜREK) enerji üretimi ve sanayi olmak üzere tüm bileşenlerini kapsayan bir yapıda tasarlandığını kaydeden Erden, RES sektöründe ulaşılan 2 milyar dolarlık hacmin hem ihracat hem de yerli ihtiyacın karşılanması için korunması gerektiğini kaydetti.