Finansal varlıkları yakın izleyip analiz ederken, periyot seçimi önemlidir. Trend oluşumlarını ve dönemler arasındaki kırılımları anlayıp bir sonraki hamleyi kestirebilmek adına vadeleri ayrıştırmak ve kısa-uzun arasındaki farkları tam olarak ortaya koymak önemli olduğu kadar da değerlidir.
Neden bu tarz bir girişe ihtiyaç duydum? Global piyasalardaki son dönem gelişmelerini biraz daha iyi anlamak gerekiyor. Bilhassa son birkaç gün içerisinde olup biten için.
Eğer haftalık periyottaki performans üzerinden bakacak olursanız, global piyasalarda yüksek risk iştahı ortamı, hisse senetleri üzerinden korunmaya devam ediyor. Üstelik bu durum, farklı kıtalardaki farklı varlıkların tamamı için geçerli. Ayrıca, hisse senetleri için geçerli olan koşullarda son birkaç ay için değerli metallerin de çok ciddi ve yüksek katkısı söz konusudur. Ons altının 2000$ seviyelerinden başlattığı sürecin yaklaşık olarak 3000-3500$ aralığının sonrasında spekülatif alımların hızlanması ile taşındığı noktaya gecikmeli ve fakat hızlı katılımı ile gümüşün de dahil olması, büyük kurumlar ve düzenleyici kuruluşlar nezdinde teminat ayarlamalarına gidilen sürecin kapısını araladı.
Geride kalan haftanın son işlem gününde tek kelime ile ‘muazzam’ ve ‘tehlikeli’ fiyatlamalar takip edildi. Değerli metallerdeki ciddi satış dalgasına kripto varlıkların da katılımı, bir kez daha, trilyon dolar seviyelerinde varlık kayıplarını tetiklerken, fazlasıyla birbirine entegre olmuş piyasalar ve çok sınırlı başlıklar üzerinden şekillenen risk algısı (teması) kaynaklı hisse senetlerine de sıçrama kaçınılmaz oldu. Bu yazının kaleme alındığı Pazartesi sabahında spot Asya işlemleri ve vadeli ABD ve Avrupa endeksleri %1’li seviyelerdeki kayıplarla haftaya merhaba diyor. Daha öncekilerde olduğu üzere, bu kez de, elbette, satış dalgasına gerekçe bulmak zor olmayacak. Bu turda öne çıkan gerekçemiz, Başkan Trump’ın bir süredir tartışılan Fed başkan adaylığı meselesine ‘bir dönemin şahinlerinden’, bugünün ise tam olarak durduğu nokta kestirilemeyen, ancak, yine de tartışılan isimler arasında en iyisi olan Kevin M Warsh’u ataması. Özellikle de bilanço büyütülmesine yönelik geçmiş düşüncelerinden yola çıkılarak gelecek dönem potansiyel krizlere karşı hazırlık başlığı üzerinden.
Bu turda konuştuğumuz volatilite başlığı değerli metaller. Dün, kripto varlıklar, ondan önce hisse senetleri, dönem dönem tahviller, bazen Amerikan doları. Yani, her dönemin kendine has bir varlık grubu dün de oldu, yarın da olacak. Global varlık fiyatlamaları çok farklı bir fazda, anlaması zor ve garip bir noktaya ilerliyor. Geçmişin regülasyonları ve düzenleyici kurumları, fiyatlamaların hızı ölçeğinde güncelleme yapamıyor, çoğu zaman da yapmak istemiyor, akışı bozmaktan çekiniyor. O nedenle fiyatlamaların gerisinde kalınıyor. ‘Zor zamanlar’ ifadesi, giderek çok daha geniş bir coğrafyada karşımıza çıkıyor.
Peki, dışarıdaki gidişat yerel varlıklardaki iyimserliğin terse dönmesi için yeterli mi? Zor ama yanıtlanması gereken bir soru. Henüz bu aşamada bunun için uygun koşullar oluştuğunu değerlendirmiyoruz. Ancak, bir miktar tırpanlaması, bunun da gayet sağlıklı olduğunu düşündüğümüzü ekleyelim. Evet, yıl başlangıcı güçlüydü, hatta haddinden fazla kuvvetli oldu. Bununla birlikte yıl uzun. Daha 11 ay var bizi bekleyen. Akşamdan sabaha bölgesel başlıklardan yerel ve globale uzanan geniş ve bitmek bilmeyen haber takibi karmaşasında düşük volatilite-sakin ve sürekli artan fiyatlar beklemek pek mantıklı değil. Böyle zamanlarda ana çerçeveyi daha sık frekanslarda kontrol etmek ve başlangıç noktası ile şu an arasındaki değişimleri filtrelemek hiç olmadığı kadar değerli. Biz, henüz negatif değişimler olduğu kanaatinde değiliz. Bunu destekler bir gelişme söz konusu olmadı.