1976’da Tayvan’da kurulan Acer, günümüzde 160’tan fazla ülkede faaliyet gösteren dünyanın en büyük ICT şirketlerinden biri…. Milano’daki Bilim ve Teknoloji Müzesi’nde düzenlenen etkinlikte Acer EMEA, 50. yıl dönümünü kutlarken yapay zeka, sürdürülebilirlik ve inovasyon odağında ilerleyen stratejik dönüşüm yolculuğunun önemli kilometre taşlarını paylaştı. 50 yılın ardından, son gelişmelerle Acer, cihaz üreticisinden kapsamlı bir teknoloji platformuna dönüşüyor. Bayram öncesindeki bu toplantıda pek çok konu konuşuldu; yapay zeka, teknoloji ve tabii Acer’ın stratejileri... Buradaki bazı notları önümüzdeki günlerde sizlerle ayrıca paylaşacağım. Onun öncesinde Acer'ın EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) Operasyonları Başkanı Emmanuel Fromont ile yaptığımız sohbetten notları aktarmak istiyorum. Bu güçlü dünya devinin Türkiye pazarı hedefleri önemli; sadece bu işe ‘pazar’ olarak bakmayın, Türkiye’nin bu şirketlerle teknoloji iş birliği yapması kritik bir öneme sahip.
Acer’ın stratejisinde Türkiye
Emmanuel Fromont’a öncelikle Acer’ın gelecek stratejisinde Türkiye'nin konumunu sordum Acer EMEA Başkanı Fromont: “Türkiye bizim için büyük ve çok ilginç bir pazar. Çok şeffaf olmam gerekirse, bugün Türkiye özelinde daha çok bireysel tüketicilere (B2C) odaklanmış durumdayız. Bunun bir nedeni, tüm ekibimizin İstanbul'da olması. Ankara'da ekibimiz yok, bu da kamu ihaleleri ve benzeri işler için zorluk yaratıyor. Ayrıca Türkiye çok rekabetçi bir pazar Eğer sadece düşük fiyatlı ürün (commodity) oyununu oynarsak bizim için zor olur. Oyun (gaming) gibi alanlarda iyiyiz. Ancak Türkiye'deki KOBİ'lere (SMB) gerçekten nüfuz etmemizi sağlayacak tam bir yetkili satıcı (reseller) ağını henüz geliştirmedik. Bir sonraki adım bu olacak. Pazarın büyük olduğunu biliyoruz ve oraya girmek istiyoruz.. Ancak öncelik listemizde hala bireysel tüketici ayak izimizi sağlamlaştırmak var” dedi.
Hedef B2B pazarında büyümek
Bir diğer konu B2B pazarıydı. Özellikle B2B tarafı çok büyük bir fırsat; Acer burada ne kadar büyük? Emmanuel Fromont şöyle diyor: “Evet, bugün bu konferansı düzenleme nedenimiz de bu; çünkü birçok pazarda insanlar bizi sadece bir tüketici markası olarak görüyor. Halbuki işimizin yüzde 30'u ticaridir, bu alanda büyüğüz. Sizin bölgenizde Türkiye hep biraz istisna oldu. Orta Doğu'da ve Kazakistan gibi ülkelerde ticari alanda oldukça iyiyiz. Ancak Türkiye'de nedense hep tüketici odaklı ilerledik ve bir sonraki adım olan ticari yapıyı kuracak kadar rahat hissettiğimiz bir noktaya gelemedik. Türkiye belki hak ettiği değeri görmüyor ama her yerde aynı ayak izine sahip olmak istiyoruz. Türkiye'de büyümeyi gerçekten istiyoruz. Haklısınız, büyük ve iştah kabartıcı bir pazar. Bugün bu konuda biraz eksikliğimiz var. Tüketici tarafında iyiyiz ve oraya yatırım yapmaya devam ediyoruz; bazı DMO (Devlet Malzeme Ofisi) ihalelerini kazanıyoruz. Monitör tarafında zaman zaman iyi anlaşmalar yapıyoruz ama PC tarafında bir kanal kurmamız, bu işi sahiplenecek insanlar bulmamız gerekiyor.”
Türkiye Dubai’den bayrağı alır mı?
Bana göre Türkiye artık yeni bir "veri köprüsü". Çünkü Türkiye'den sonra Orta Doğu'ya baktığınızda, Türkiye gibi bir altyapıya sahip başka bir ülke yok. Bu yüzden Türkiye tüm bölgeye teknoloji hizmeti verebilecek kapasitede. Veri merkezi yatırımları bunu daha da güçlendirdi. Bu görüşümü Emmanuel Fromont ile paylaştığımda yorumu şöyle oldu: “Türkiye'nin potansiyeli aynı zamanda Kuzey Afrika ve Orta Doğu gibi bölgeleri de kapsıyor. Kesinlikle haklısınız. Her şeyin merkezinde yer alıyor. Birçok şirket tüm bölgeye bakarken operasyonu Dubai'den yönetme eğiliminde oluyor ama şu anki istikrarsızlıklar içinde Türkiye daha istikrarlı görünüyor. Büyük bir iç pazarı var. Bu bölgeyi nasıl yöneteceğimizi sürekli yeniden değerlendiriyoruz”.
B2B’de ‘yapay zekâ’ etkisi
Yapay zekâ çok hızlı geliyor ve oyunu değiştiriyor. Bireysel taraf stabil ama B2B tarafı öngörülemez durumda çünkü ne yapacaklarını, yapay zekaya veya ağ sistemlerine nasıl yatırım yapacaklarını bilmiyorlar. İşte bu konuda Acer EMEA Başkanı Emmanuel Fromont’a "Bir sonraki adım için tavsiyeniz nedir?" diye sordu. Sorumu şöyle yanıtladı:
“Burada iki farklı dünya görüyorum. Bir tarafta BT departmanı ve yapay zekâ uzmanlığı olan orta ve büyük ölçekli şirketler var. Bunlar artık kendilerini zorlamaya başladılar; 'Yapay zekâ e-postalarımı düzeltmek veya çeviri yapmak için güzel ama gerçek bir değere ihtiyacım var, organizasyonumda verimlilik bulmalıyım' diyorlar. Yapay zekâ bilgisi olan şirketler, yapay zekânın sorunları çözebileceğini biliyorlar; şimdi sadece uygun süreçleri bulmaları gerekiyor”.
Yapay sekâda KOBİ’lerin durumu
Emmanuel Fromont, “Sorun, KOBİ'ler ve benzeri şirketlerde. ChatGPT'yi duyuyorlar ama 'kişisel bilgilerimi oraya koymamalıyım çünkü güvenli değil' diye de duyuyorlar. Gizli verilerini veremeyeceklerini biliyorlar ama kendi verileri üzerinde yapay zekayı nasıl çalıştıracaklarını bilmiyorlar. Bu biraz zaman alacak ama orta ve büyük ölçekli işletmeler verimlilik bulmaya başladığında, bu modelleri öğrenecekler ve KOBİ'lere gidip 'Bu o kadar zor değil, nasıl yapacağınızı anlatayım' diyebilecekler” şeklinde konuştu.
Acer’ın yeni stratejisi ne olacak?
Sunumlarda Acer’ın yeni bir noktaya gittiğini gördüğümüz basın toplantısında, bunu biraz daha açmak için şunu sordum: “Birçok akıllı cihaz geliyor ve yapay zekâ tüm bu cihazlar için bir platform oluşturuyor. Acer'ın stratejisi nedir? Sadece PC mi, yeni cihazlar mı, yoksa ağ sistemleri ve yeni platformlar mı?”
“Acer'ın stratejisi çok net: Ana ekosistemlere sorunsuz ve iyi entegre olmuş şekilde uyum sağlamalıyız. Mesela akıllı gözlükleri ele alalım; Çin'e gidip Meta veya Google ile uyumlu olmayan gözlükler bulabilirsiniz. Ama sorun şu: Bunların bakımını kim yapacak? Çünkü bu teknolojiler sürekli evriliyor. Bugün çalışır ama yarın başka bir şey çıkar ve kendi başına yaptığın sistem çöker. Benim hedefim Google'ın güçlü bir ortağı olmak. Akıllı gözlük veya cihaz çıkaracaksam, bunlar Google, Microsoft veya Meta (Llama) uyumlu olmalı. 10 yıl boyunca bir işletim sisteminin (OS) evrimini tek başıma sürdüremem; bunu telefon işinde bizzat deneyimledik. Google'ın 'Aluminum' projesini (Android'in Chrome OS'un yerini alması) duydunuz mu bilmiyorum. Telefondan tablete, bilgisayardan gözlüğe kadar her şey Gemini 3 ve Android olacak.. Bu çok güçlü bir ekosistem olacak ve benim donanımımın bunun içinde yer alması gerekiyor. Bu ekosistemi yaratma işini milyarlarca dolar harcayacak olan Google'a bırakıyorum” yanıtını verdi.
Acer, 2025’i büyümeyle kapattı
2025 yılında Acer, zorlu piyasa koşullarına rağmen güçlü bir performans sergileyerek 2024 sonuçlarını geride bıraktı. Şirketin 2025 yılı toplam geliri 275,64 milyar NT$’a (Yeni Tayvan Doları) ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 4,1 artış gösterdi. 2025 yılında hem yıllık gelirler hem de dördüncü çeyrek gelirleri, pandemi sonrası dönemde aynı dönemler için kaydedilen en yüksek seviyelere ulaştı. Bu sonuç, küresel pazardaki yüksek dalgalanmaya ve yılın özellikle zorlu geçen ilk yarısına rağmen elde edildi. Portföyün genişletilmesi, iş ortağı kanallarının güçlendirilmesi ve teknoloji projelerindeki artan karmaşıklık sayesinde B2B segmenti şirketin başlıca büyüme itici güçlerinden biri haline gelirken, önümüzdeki yıllardaki büyüme için de sağlam bir temel oluşturdu. Kişisel bilgisayar ve ekran dışındaki faaliyetlerin toplam gelirleri 2025 yılında şirket gelirlerinin yüzde 32,2’sini oluşturdu. Acer EMEA özelinde ise ticari segment 2025 yılında toplam hacmin yaklaşık yüzde 30’unu temsil ederek bölgenin genel iş yapısının temel unsurlarından biri haline geldi.
