Her ne kadar Türkiye’de Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyatları sadece belli bir kesimde daha çok ilgi çekse de bu olimpiyatlar, pek çok açıdan tarihe geçmeye aday. Geçmişteki olimpiyatların aksine, Milano-Cortina 2026 tek bir şehre sıkışmış değil. İtalya'nın kuzeyine yayılan (Milano, Cortina d'Ampezzo, Valtellina, Val di Fiemme) devasa bir coğrafyada yapılıyor. Yayıncılıkta da devrim yaşanıyor. Droneların ilk kez bu kadar yoğun kullanıldığı ve 360 derecelik yapay zekâ destekli tekrar görüntülerin (izleyiciye sporcunun yanındaymış hissi veren) standart hale geldiği ilk oyunlar bunlar. Ayrıca meşale bile çevreci; biyoyakıtla çalışıyor. Tüm bunları sağlayan ise tabii büyük network alt yapısı… Teknoloji alt yapısının kullanımı açısından adeta bu Olimpiyatlar, devrim niteliği taşıyor. Bugün bu Olimpiyatlarda yapılanlar gelecek için referans niteliği taşıyor. Ben gazeteci olarak bunlara şahit olan şanslı azınlıktan biri oldum. Bu alt yapıyı hazırlayan şirket olan HPE'nin Başkan Yardımcısı ve Networking'den Sorumlu Başkan ve Genel Müdürü Rami Rahim ile hem yapılanları hem de gelecek için vizyoner bakış açısını da birebirde dinleme fırsatı buldum.
Yapay zekâ ve kullanıcı deneyimi odaklı dönüşüm
Geleneksel teknoloji dünyasında ağ altyapısı uzun süre boyunca sadece "su tesisatı" (plumbing) gibi görülen, arka planda kalan ve stratejik önemi azımsanan bir konu olarak değerlendirildi. Ancak günümüzde dijital dönüşüm ve yapay zekâ (AI) stratejilerinin merkezine yerleşen ağ yönetimi, artık kurumların başarısında belirleyici bir rol oynuyor. HPE Networking Başkan ve Genel Müdürü Rami Rahim, bu değişimi şu sözlerle vurguluyor: "Networking geçmişte stratejik olmayan basit bir 'tesisat' işi olarak görülüp küçümsendi; ancak bugün AI altyapısı ve dijital dönüşümün başarısı tamamen sağlam ve yüksek performanslı bir ağa bağlıdır".
AI çağında "legacy" ağların sonu
Rami Rahim'e göre, geleneksel “legacy” ağların devri artık kapandı. Bu tür eski sistemler, modern dünyanın hızını ve karmaşıklığını yönetmekte yetersiz kalıyor. Rahim, yapay zekânın ağ yönetimine getirdiği paradigma değişimini ise şöyle açıklıyor: "Basit 'hız ve besleme' (speeds and feeds) dönemi bitti. Yapay zekâ çağının taleplerini karşılamak için geleneksel ağlar artık yeterli değil. Bu dönüşümün en somut örneği, tarihin coğrafi olarak en dağınık etkinliği olan Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’dır”.
Kullanıcı deneyimi: "Yeşil ışık" aldatmacası
Yapay zekâ, başarının ölçüsünü teknik verilerden gerçek kullanıcı memnuniyetine kaydırıyor. Rami Rahim, ağ yöneticilerinin yıllardır düştüğü bir yanılgıya dikkat çekiyor: "Erişim noktalarında veya yönlendiricilerde yeşil ışığın yanması, sistemin çalıştığını gösterir; ancak sporcuların, medyanın veya taraftarların gerçekten iyi bir deneyim yaşadığını garanti etmez". Rahim'e göre gerçek performans, sadece bağlantı hızıyla değil, uçtan uca kullanıcı memnuniyetiyle ölçülmelidir. Bu perspektifle inşa edilen "AI-Native" ağlar, bağlantı kalitesini kullanıcının perspektifinden gerçek zamanlı olarak ölçebiliyor. Milano Cortina 2026’da network’ü de AI yönetiyor ve bütün performansı ölçüyor. Milano Cortina 2026'da kullanılan 4.900'den fazla erişim noktası ve 1.500 anahtar, sadece veri taşımıyor, aynı zamanda her bir kullanıcının deneyimini dinamik olarak gerçekleştiriyor.
"Sessiz kullanıcılar" ve proaktif yönetim
Yapay zekâ odaklı ağ yönetiminin bir diğer kritik odak noktası ise IoT (Nesnelerin İnterneti). Rami Rahim bu cihazları "sessiz kullanıcılar" olarak tanımlıyor. İnsanların aksine, bir performans monitörü veya akıllı saat "Wi-Fi çok kötü" diyerek şikâyet edemez. Rahim, bu sorunun çözümünü şöyle sunuyor: "IoT cihazları dile getiremedikleri performans sorunlarını yaşarken, ‘ağın’ bu sessiz kullanıcıları proaktif olarak anlaması ve sorunları onlar aksamaya neden olmadan çözmesi gerekir".
"Kendi kendini yöneten" (self-driving) sistemler
Yapay zekâ, ağ yönetimini manuel ve reaktif bir süreçten otonom bir modele dönüştürüyor. HPE Mist AIOps platformu gibi sistemler; kendi kendini yapılandırma, kendi kendini optimize etme ve kendi kendini iyileştirme (self-healing) yeteneklerine sahip. Rami Rahim, bu teknolojinin nihai amacını "Operasyonel verimliliği artırarak hata kayıtlarını (trouble tickets) pratik olarak sıfıra indirmek" olarak tanımlıyor. Özellikle Marvis Copilot gibi üretken yapay zekâ (GenAI) asistanları, doğal dil işleme yetenekleriyle karmaşık analizleri saniyelere indirerek IT ekiplerinin ağla adeta "konuşmasını" sağlıyor.
Güvenlik ve geleceğin omurgası
Milano Cortina 2026 gibi devasa bir organizasyonda güvenlik, ağın üzerine eklenen bir katman değil, temel yapı taşı olarak konumlanıyor. Sıfır Güven (Zero Trust) erişim kontrolleri ve AI destekli tehdit algılama mekanizmaları, her uç noktayı sürekli koruma altında tutuyor. Rami Rahim, HPE'nin bu dev organizasyon için seçilme nedenini, ağ teknolojisindeki performansı olarak tanımlıyor. Yapay zekâ ile donatılmış bir ağ; milyonlarca cihazı bağlayacak, 8K video yayınlarını milyarlarca izleyiciye ulaştıracak ve dijital dünyanın en akıllı omurgası olarak görev yapabilmesi gelecek için referans olabilecek ölçekte. Sonuçta, Milano Cortina 2026, teknoloji ve network alt yapısının, artık sadece veri taşıyan pasif bir hat değil; deneyimi öğrenen, proaktif kararlar alan ve kendi kendini iyileştiren stratejik bir işletim sistemi haline geldiği bir büyük bir devrimi bize gösteriyor.
