

















Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmaların enerji ve gübre akışını aksatmasıyla başlayan baskılar ve Karadeniz’deki çatışmaların yarattığı arz endişesi, El Nino kaynaklı kuraklık riskiyle birleşti. Buğday iki yılın zirvesine çıkarken, soya ve mısırda biyoyakıt talebi ve hava endişeleri fiyatları yukarı taşıyor.
Bakır, kalay ve alüminyumda 2026 için sırasıyla yüzde 20, yüzde 16 ve yüzde 12’lik artış beklenirken, analistler 2027’ye yönelik beklentilerde frene basıyor.
Küresel metal fiyatlarındaki sert yükseliş, 2026 Kış Olimpiyatları’nda dağıtılacak madalyaların değerini 1,3 milyon doların üzerine taşıdı. Bir altın madalyanın değeri ise son dört yılda yaklaşık üç kat artıp 736 dolardan 2,212 dolara çıktı.
CBAM ile 2026 itibarıyla Avrupa pazarına giriş koşulları değişirken, MENA ülkeleri uyum ve verimliliklerini artırmaya çabalıyor.
Aylık 12 bin tonluk kota sınırı ve yükselen fiyatların tetiklediği talep, altın piyasasında uluslararası fiyatlarla iç piyasa arasında kilogramda 12 bin dolara varan fark yarattı. Bakır ve gümüşte kayıpların telafi edilmesi talebi canlandırırken, ihracat tarafında düşüş yaşandı.
Değerli metaller haftalar süren sert yükselişin ardından duvara çarptı. Uzmanlara göre düşüşün temel nedeni aşırı spekülasyon ve Fed beklentilerindeki değişim.
Halen dünya ticaretindeki baskın konumunu ve rezerv para niteliğini korusa da tahtı çatırdayan ABD dolarının geleceğine ilişkin tartışmalar giderek alevleniyor.
Küresel arzın daralması, Çin’in kapasite sınırına dayanması ve üretim aksamaları alüminyum fiyatlarını ton başına 3.300 doların üzerine taşıdı. Yılbaşından bu yana fiyat artışı yüzde 11’i buldu.
Geçen yıl çelik ürünleri ithalatı çift haneli artan Ukrayna yerli üreticiyi korumak için harekete geçiyor. Anti-damping önlemlerini genişleten Kiev, Türkiye’den ithal edilen çelik boruları da radarına alıyor. Türkiye, Ukrayna’da yassı ve uzun mamul pazarın en büyük oyuncusu. Boru pazarında da ağırlığını koruyor.