

















2026’ya güçlü arz koşullarıyla giren tarım emtia piyasalarında yılın ilk çeyreğinde genel bir yön birliğinden ziyade ürün bazlı fiyatlamalar öne çıkıyor. Buğday fiyatlarında düşüş eğilimi beklenirken, mısırda yukarı yönlü görünüm hakim.
Dünyanın en büyük petrol rezervine sahip Venezuela’da Trump’ın fitilini ateşlediği jeopolitik gerilimin petrol piyasasında kalıcı bir fiyat yangınına dönüşmesi beklenmiyor. Uzun vadede ise bu hamle Trump yönetiminin “ucuz petrol oyunu” olarak değerlendiriliyor.
2025’i düşüşle kapatan pamuk piyasası, 2026’ya arz daralması ve zayıf talep ikilemiyle giriyor. Analistler, 2026’yı pamuk piyasası açısından “yukarı potansiyelin sınırlı, aşağı risklerin belirgin olduğu bir denge yılı” olarak tanımlıyor. Bu çerçevede fiyatların yıl genelinde 57–65 sent/libre aralığında dalgalanması beklentisi öne çıkıyor.
Yatırımcının altın ve gümüş yılı olarak hafızalarına kazınan 2025, küresel emtia piyasalarında ayrışmaları beraberinde getirdi. Gümüş ve platin 3 haneli, altın ve bakır çift haneli yükselirken, tahıllar ve petrol geri çekildi. Emtiada yükseliş artık krizlere değil matematiğe dayanıyor. 2026’da düşen reel getiriler, yapısal talep ve arz kısıtları metallerin lehine çalışırken, enerji ve tarımda bol arz fiyatları sınırlayacak gibi gözüküyor.
Dünya genelinde fiyatlarda yaşanan gerileme nedeniyle 2026’da arz kesintilerinin gündeme gelmesi beklenen PVC sektöründe ticari dengeler de değişiyor.
Rekor üretim ve rahat stoklar, buğday piyasasında 2026 boyunca yukarı yönlü fiyat hareketlerini sınırlayacak.
Altın-gümüş oranındaki tarihsel daralma, kronik arz açığı ve gümüşün yüksek beta yapısı birlikte değerlendirildiğinde, ons fiyatın matematiksel olarak daha fazla yükseliş potansiyel taşıdığı savunuluyor.
Rekor küresel üretimin baskısıyla gördüğü 2025’te dip seviyelerden toparlanan mısır fiyatlarının 2026’da istikrar kazanması bekleniyor. Asıl desteği ise 2026/27 sezonunda beklenen arz daralmasından alacağı tahmin ediliyor.
Bu yıl yüzde 2 civarında yükselen demir cevheri fiyatları; artan maden arzı, Çin’de zayıf çelik talebi ve yüksek liman stokları nedeniyle 2026’ya aşağı yönlü risklerle giriyor. Yeni yılda fiyatların yüzde 20 düşebileceği tahminleri yapılıyor.