

















İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma nedeniyle petrol piyasasında küresel çapta en az 10 günlük petrol kaybı oluştu. Uzmanlar bunu Körfez Savaşı’ndan bu yana enerji piyasalarında yaşanan en büyük arz şoku olarak tanımlıyor.
Orta Doğu’daki savaş arzı daraltarak alüminyumu yukarı taşırken, zayıflayan talep bakır fiyatlarını aşağı çekiyor. Teknik analizler, bu ayrışmanın yılın ikinci çeyreğinde derinleşebileceğine işaret ediyor.
Katar kaynaklı arz kaybı 12,8 milyon tonu bulunca LNG fiyatları yüzde 140 artışla 25 doların üzerine çıktı. Ancak fiyatlarda sıçrama özellikle Asya’da talebi törpüleyip sektörün dengesi değiştirmeye başladı.
Orta Doğu’daki savaşın yarattığı belirsizlik, yatırımcıyı güvenli limandan bile kaçırdı; altın ve gümüş ETF’lerinde tarihi çözülme emtianın yatırım sepetinde payını azalttı.
Orta Doğu’daki savaşın etkisi enerji piyasalarını aşarak dünya genelinde tarlaya inmeye başladı. Deniz yoluyla taşınan gübrenin yaklaşık üçte birini karşılayan Hürmüz hattı bir “gıda damarı” olarak öne çıkarken, "damar çatladı" yorumları yapılıyor.
Savaşın tetiklediği enerji fiyatları bitkisel yağları yukarı taşırken, zayıf tüketim talebi piyasada yönü belirsizleştiriyor.
Petrol fiyatında artış, yakıt tüketimi yüksek madencilik sektörü için maliyet hesaplarını yeniden gündeme taşıyor. Fiyatların 100 doların üzerine çıkmasıyla demir cevheri, bakır ve altın üreticileri için çift haneli maliyet artışları görülebileceği uyarısı yapılıyor.
Orta Doğu’da atılan her füze piyasalara da düşüyor. Petrol, gübre, kükürt, alüminyum ve yağlı tohum fiyatları sıçrarken, enflasyon ve büyüme endişeleri değerli metaller ve bakır gibi sanayi metallerini dizginliyor.
İran’da yeni liderin Tahran’ın sert politikasını sürdüreceği beklentisi petrol fiyatlarını üç hanelere taşıdı. Enerji şoku yalnızca petrol piyasalarını değil, küresel büyüme ve enflasyon dengesini sarsarken en ağır fatura Avrupa ve Asya ekonomilerine çıkacak.