

















Hürmüz’de aksayan günlük 13 milyon varillik akış ve küresel arzın yüzde 20’sini taşıyan dar boğaz, piyasayı Latin Amerika’ya yöneltti. Brezilya ve Arjantin öne çıkarken, ABD ihracatı 12,74 milyon varil/günle rekor kırdı.
Orta Doğu’daki savaşın yarattığı belirsizlik, yatırımcıyı güvenli limandan bile kaçırdı; altın ve gümüş ETF’lerinde tarihi çözülme emtianın yatırım sepetinde payını azalttı.
Orta Doğu’daki savaşın etkisi enerji piyasalarını aşarak dünya genelinde tarlaya inmeye başladı. Deniz yoluyla taşınan gübrenin yaklaşık üçte birini karşılayan Hürmüz hattı bir “gıda damarı” olarak öne çıkarken, "damar çatladı" yorumları yapılıyor.
Savaşın tetiklediği enerji fiyatları bitkisel yağları yukarı taşırken, zayıf tüketim talebi piyasada yönü belirsizleştiriyor.
Petrol fiyatında artış, yakıt tüketimi yüksek madencilik sektörü için maliyet hesaplarını yeniden gündeme taşıyor. Fiyatların 100 doların üzerine çıkmasıyla demir cevheri, bakır ve altın üreticileri için çift haneli maliyet artışları görülebileceği uyarısı yapılıyor.
Orta Doğu’da atılan her füze piyasalara da düşüyor. Petrol, gübre, kükürt, alüminyum ve yağlı tohum fiyatları sıçrarken, enflasyon ve büyüme endişeleri değerli metaller ve bakır gibi sanayi metallerini dizginliyor.
İran’da yeni liderin Tahran’ın sert politikasını sürdüreceği beklentisi petrol fiyatlarını üç hanelere taşıdı. Enerji şoku yalnızca petrol piyasalarını değil, küresel büyüme ve enflasyon dengesini sarsarken en ağır fatura Avrupa ve Asya ekonomilerine çıkacak.
İran’ı hedef alan ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat’tan bu yana bazı piyasalarda üç haneli artışlar kaydedildi. LNG navlunu yüzde 529, tanker endeksi yüzde 201 yükseldi. Metaller. petrokimya ve gübre fiyatlarında da sıçrama yaşandı.
Orta Doğu’daki gerilim enerji fiyatlarını yukarı çekerken, ABD’nin ticaret hamlesi ve merkez bankalarının temkinli duruşu yatırımcıların risk iştahını azaltıyor.