Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payı 10 yıllık dönemde 28 kat artarak yüzde 11,6'ya, rüzgarın payı da 1,1 kat artışla yüzde 12,1'e çıktı. Bakan Alparslan Bayraktar, "Türkiye'nin rüzgarını ve güneşini milletimizin enerjisine dönüştürmeye, güvenilir, temiz ve uygun maliyetli enerjiyi herkes için erişilebilir kılan güçlü bir altyapı inşa etmeye devam edeceğiz." dedi.
Savaşın tetiklediği enerji fiyatları bitkisel yağları yukarı taşırken, zayıf tüketim talebi piyasada yönü belirsizleştiriyor.
Uzunca bir süredir kapalı tutulan Türkiye ile Irak arasındaki ham petrol boru hattından sevkiyat yeniden başladı. Petrol pompalama ve ihracat faaliyetlerinin, Ceyhan Limanı üzerinden başlatıldığı belirtildi.
KÖMÜRDER Başkanı Muzaffer Polat, savaşla beraber ithal kömür fiyatlarının fırladığını ve erişimin zorlaştığını söylerken, bu durumun yerliye olan talebi artırdığını dile getirdi. Ancak sektörün 2022’den bu yana daraldığını ve şu anda talebe cevap vermekte zorlandığını vurgulayan Polat, “Türkiye için kömür bir tercih değil, milli güvenlik meselesi. Bu nedenle sektörü yeniden ayağa kaldıracak adımlar hızlıca atılmalı” dedi.
TEPAV uzmanlarının Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının Türkiye’ye etkilerine yönelik değerlendirme notunda, “çok katmanlı risk alanı” uyarısı yapıldı. Bu gelişmenin, enerjinin yanı sıra petrokimya, gübre ve sanayi üretim zincirlerini de doğrudan etkileyecek bir şok niteliği taşıdığı kaydedildi. Çalışmada, uzun süreli tıkanıklığın petrokimya ve gübre girdileri açısından lojistik kırılganlık yaratabileceği vurgulandı.
Orta Doğu’da savaşın tetiklediği petrol şoku sonrasında birçok ülke enerji güvenliği ve kesintisiz elektrik üretimi için nükleer yatırımları yeniden değerlendiriyor.
Bakan Bayraktar, "Yenilenebilir enerjide son dönemde sessiz bir devrim gerçekleştirdik. Güneş ve rüzgar enerjimizin potansiyelini önemli ölçüde değerlendirdik. Son 5 yılda güneş ve rüzgarda toplam kurulu gücümüzü 18 bin 423 megavattan bu yılın başında 40 bin 689 megavata ulaştırdık. Yani, 5 yılda ikiye katladık." dedi.
Aksa Enerji'nin 2025'te konsolide cirosunun 42 milyar liraya, net dönem kârının da yüzde 39 artışla 3,7 milyar liraya yükseldiği bildirildi.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları sonrası enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin en büyük etkisinin cari açıkta görüleceği belirtiliyor. QNB ekonomistlerinin analizinde, enflasyonist etkinin “eşel mobil” sistemiyle büyük ölçüde karşılanabileceği belirtilirken, cari açığın 50 milyar dolar düzeyine kadar yükselebileceği hesaplandı.