
Ortadoğu’daki savaşın tetiklediği enerji şoku, ülkeleri ithal petrol ve doğalgaza bağımlılığı yeniden düşünmeye zorluyor. Nükleer enerji, arz güvenliği ve istikrarlı elektrik üretimi nedeniyle yeniden güçlü bir seçenek olarak ülkelerin gündemine taşınıyor.
Enerji güvenliği yeniden merkezde
Savaşın başlamasıyla birlikte petrol ve doğalgaz piyasalarında sert hareketler yaşandı. Küresel petrol fiyatları yaklaşık yüzde 28, doğalgaz fiyatları ise bazı piyasalarda yüzde 50’nin üzerinde yükseldi. Enerji güvenliğine ilişkin bu kırılganlık, hükümetleri ithal fosil yakıtlara bağımlılığı azaltacak alternatiflere yöneltiyor.
Enerji piyasalarında yaşanan son dalgalanma, 2011’deki Fukuşima kazasının ardından Avrupa’da başlayan nükleer karşıtı politikaları frenledi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, kıtanın nükleer enerjiden uzaklaşmasının “stratejik bir hata” olduğunu belirterek enerji güvenliği için nükleer ve yenilenebilir kaynakların birlikte kullanılması gerektiğini söyledi. Eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de savaşın enerji bağımlılığının risklerini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor. Kerry’ye göre ülkeler hem nükleer enerji hem de yenilenebilir kaynaklar sayesinde enerji bağımsızlığına ulaşmaya çalışacak.
Nükleer enerji yatırımları hızlanabilir
Sektör temsilcileri, mevcut krizin nükleer enerji yatırımlarını hızlandırabileceğini düşünüyor. Uranyum zenginleştirme şirketi Urenco’nun CEO’su Boris Schucht, küresel ölçekte bir “nükleer rönesansın” zaten başladığını ve Ortadoğu’daki enerji krizinin bu süreci hızlandırabileceğini söyledi.
Rusya gerilimi ve yapay zekadan da destek buluyor
Schucht, enerji güvenliği arayışının nükleer enerjiyi yeniden stratejik hale getirdiğini vurguladı. Schucht, nükleer endüstrinin, Rusya'nın Ukrayna'yı topyekün işgaliyle bağlantılı enerji güvenliği endişelerine ve yapay zeka teknolojilerini beslemek için güvenilir, kesintisiz enerjiye olan talebe yanıt olarak zaten hızla büyüdüğünü söyledi. Şirketin sipariş defterinin 21,3 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştığını belirtiliyor.
1970’lerdeki süreç tetiklenebilir
Analistlere göre nükleer enerji kısa vadede arz krizini çözemez. Ancak uzun vadede ülkelerin enerji güvenliğini güçlendirmek için daha fazla nükleer reaktör inşa etmesi bekleniyor.
Nükleer yakıt tedarikçisi Lightbridge Corporation'ın CEO'su Seth Grae de, Orta Doğu krizinin, 1970'lerdekipetrol krizi sonrasında Fransa gibi ülkelerin nükleer enerjiye yönelmeleri benzeri bir süreci tetikleyebileceğini söyledi. Bugün birçok ülke enerji güvenliğini artırmak için yeni nükleer santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörler (SMR) gibi yeni teknolojilere de yatırım yapmayı değerlendiriyor.
Petrol devletleri’ ve ‘elektrik devletleri’ yarışı
Analistler, jeopolitik gerilimlerin enerji piyasalarını giderek daha fazla şekillendirdiğini belirtiyor. Bu nedenle birçok ülke ithal yakıtlara bağımlılığı azaltacak yerli enerji kaynaklarına yöneliyor.
Enerji uzmanlarına göre dünya artık iki farklı modele doğru ilerliyor: fosil yakıtlara bağımlı “petrol devletleri” ve elektrik üretim kapasitesi güçlü “elektrik devletleri”. Bu dönüşümde nükleer enerji, kesintisiz elektrik üretimi ve düşük karbon salımı nedeniyle stratejik bir rol oynayabilir.
Yenilenebilir enerji de hızlanabilir
Ortadoğu’daki enerji krizi sadece nükleer enerjiyi değil yenilenebilir kaynaklara yatırımları da hızlandırabilir. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre ülkeler geçen yıl yenilenebilir enerjiye 780 milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Avrupa’da güneş enerjisi yatırımları yıllık 40 gigawatt seviyesinden 65 gigawattın üzerine çıktı. Uzmanlara göre petrol ve doğalgaz fiyatlarının yüksek kalması halinde rüzgâr, güneş ve batarya yatırımlarının daha da hızlanması bekleniyor. Ancak bazı ülkelerin kısa vadede enerji açığını kapatmak için kömür veya doğalgaz kullanımını artırması da olasılıklar arasında gösteriliyor.
ABD nükleerden elektrik üretiminde lider
Bugün dünya genelinde yaklaşık 440 nükleer reaktör faaliyet gösterirken, 60’tan fazla yeni reaktör inşa ediliyor. Nükleer enerji küresel elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor. Türkiye’de de nükleer enerji yatırımları bulunuyor. Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin tamamlandığında ülkenin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılaması bekleniyor.
En fazla nükleer elektrik üreten ülkeler
1 - ABD
2 - Fransa
3 - Çin
4 - Rusya
5 - Güney Kore