Her isteyen doktorluk veya pilotluk yapabilir mi? Yanıt basit: Hayır. Gerekli eğitim ve yetkinliğe sahip olmamız gerekir.
Peki, herkes yöneticilik yapabilir mi?
Bu soruya farklı yanıtlar alabilirsiniz. Maalesef yöneticiliğin de bir eğitim ve beceri seti (skills set) gerektirdiğini henüz tam olarak anlamadık. Hâlbuki insan sağlığı kadar kritik bir konu. Kötü yönetici şirket batırır. Departmanları kapattırır. En yetenekli çalışanları kaçırır.
Fakat yönetici koltuklarında oturanlar genelde yönetemiyor, durumu “idare” etmeye çalışıyor. Somut bir örnek verelim: En kurumsal olduğunu iddia eden Galatasaray dâhil, spor kulüplerimiz. Çok ilgisiz sektörlerden gelen, sporun içinden yetişmeyen ve yöneticilik eğitimi almamış kişiler başkanlık veya yönetim kurulu üyeliği yaptığında, çoğu zaman vaziyeti “idare” etmeye çalışıyor.
Herhangi bir isimden bağımsız, genelde iletişim becerileri zayıf. İkna kabiliyetleri düşük. Analitik ve stratejik düşüncenin esamesi okunmuyor. Yönetimin temeli olan 4P’den (plan, program, psikoloji, profesyonellik) bihaber olunduğu için son gün transfer yapmaya çalışıyorlar mesela. Yetersiz olduklarını da kabul etmezler.
Ne yazık ki böyle insanlar büyük markaların, hatta milyonların kaderini belirliyor.
Spordan örnek verdik ama pek çok sektörde ve kurumda durum benzer. Servetimiz ya da bir konuda uzman olmamız, yöneticilik için yeterli değil. Uzmanlık ve yöneticilik farklı profiller gerektirir.
Bir alanda uzmanlık başkadır, yöneticilik başka. Yönetim de bir uzmanlıktır. Hatta bir bilimdir. Üniversitelerde yüzyıldır kürsüsü, bölümü, kitapları olan bir bilim. Ezcümle: Herkesi yönetici yapmayın!
Madalyonun bir de diğer yüzü var elbette. Türkiye’de herkes yönetici olmak ister. Amerika’da yöneticiliği reddedip 60 yaşında uzman olarak devam eden pek çok kişi görürsünüz. Bizde 40 yaşında yönetici olamadıysanız, bir sorun var diye düşünülür.
Bu sosyolojinin de değişmesi gerekiyor mu?