Çiftçi her gün soruyor, hububat, bakliyat, gübre, mazot desteği ne zaman ödenecek? Mazot ve gübre desteğinin kaldırıldığından haberi bile olmayanlar var.
Tarım ve Orman Bakanlığı, 2024 yılında destekleme modelini değiştirdi. Bitkisel üretimde 1 Ocak 2025 tarihi itibariyle desteklemede “katsayı” sistemine geçildi. Mazot ve gübre desteğinin yerini “temel destek” aldı. Bakanlık “mazot gübre desteğinin adını değiştirdik veya kaldırdık” demeye korktuğu için çiftçi zannediyor ki mazot ve gübre desteği devam ediyor. Bu nedenle “mazot gübre desteği ne zaman ödenecek” diye soranlar oluyor.
Artık temel destek var. Gübre ve mazot desteği yok. Planlı üretim desteği var. Biz bunu Cumhurbaşkanı Kararı’ndan yazdığımızda “mazot gübre desteği kalkmadı” diye açıklama yaptılar. Bununla da yetinmediler. Dekar başına verilecek destek düşük olduğu için örneğin buğdayda dekar başına desteği sanki ton başına ödenecekmiş gibi hesaplayarak çiftçiye “ton başına 2 bin 520 lira ödenecek” diye açıklama yaptılar. Çiftçinin kafasını iyice karıştırdılar. “Bizim 2 bin 520 lira ne zaman ödenecek?” diye soran çiftçiler var.
2025 desteği 2026 bütçesinden ödenecek
Bugünlerde çiftçinin kafasını karıştıracak yeni paylaşımlar yapılıyor. Tarım Bakanlığı, İl ve ilçe müdürlükleri sırf sosyal medyada paylaşım yapmak için 2025 üretim yılı desteği ile 2026 yılı üretim yılı destek miktarlarını karşılaştırıyor. Desteklerde yüzde 27 artış yapıldığı ifade ediliyor. Doğrudur bu artış yapıldı ama, çiftçi artan bu desteği bu yıl alacağını zannediyor. Sürekli bir kafa karışıklığı yaratılıyor. Bu yıl ödenecek olan destekler 2025 üretim yılına ait destekler. Buğday örneğinden gidersek, 2024 sonbaharında ekilen 2025 yazında hasat edilen buğdayın desteği 2026’nın baharında ödenecek.
Temel destek 244 lira üzerinden verilecek
Daha önce defalarca yazdık ama bir kez daha hatırlatalım 2025 yılı için belirlenen temel destek miktarı dekar başına 244 lira. Bu temel destek üzerinden her ürün için bir katsayı belirlendi ve bu katsayı ile temel desteğin çarpımı sonucunda alınacak destek miktarı belirlendi. Buğday ve arpada katsayı 1,3 olarak açıklanmıştı. Buna göre buğday ve arpada üreticiler dekar başına 317 lira temel destek alacak.
Buğday ve arpa planlı üretim kapsamındaki 13 stratejik ürün arasında yer alıyor. Dolayısıyla bakanlığın belirlediği havzada üretim yapan çiftçilere dekara 317 lira ilave planlı üretim desteği de ödenecek. Ayrıca şartları yerine getirmeleri durumunda dekara 122 lira da sertifikalı tohum desteği ödenecek. Buğday ve/veya arpa üreten bir çiftçi planlı üretim ve sertifikalı tohum kullanma şartlarını da yerine getirdiyse dekar başına toplamda 756 lira destek alacak.
İcmaller askıya çıkarıldı ödemeler martta başlayacak
Bugünlerde tarım il ve ilçe müdürlüklerinde icmalleri askıya çıkarılan 2025 üretim yılına ait hububat desteklerinin Mart ayı itibariyle ödenmeye başlanması bekleniyor. Geçtiğimiz günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri ile yaptığım görüşmede Hazine ve Maliye Bakanlığı ile görüşmelerinin devam ettiğini ve ödeme takvimini bu çerçevede netleştireceklerini söyledi. Hazine ve Maliye Bakanlığı para verdikçe ödemeler yapılacak. Ödemeler haftalık yapıldığı için biraz uzun sürecek. Kimisi Mart’ta alacak kimisi Haziran, Temmuz’da alacak.
2026 destekleri 2027 bütçesinden ödenecek
Bitkisel üretimde 2026 yılı destekleri ise 2027 bütçesinden ödenecek. 2026’da üretilecek ürünler için dekar başına belirlenen temel destek dekar başına 310 lira. Bu temel destek, planlı üretim desteği ve diğer destekler gelecek yılın bütçesinden çiftçilere ödenecek.
Yani destekler belirlendikten 2 yıl sonra ancak çiftçinin cebine giriyor. Asıl sorun desteklerin çok geç ödenmesi. Ayrıca desteklerde revizyon yapılmaması. 2024 şartlarında belirlenen destek 2026’da ödendiğinde çiftçi ciddi kayba uğruyor. Desteğin belirlendiği 2024’teki gübre, mazot, yem ve diğer girdilerin fiyatı ile desteğin alındığı 2026’daki fiyat arsında büyük uçurum var. Bu nedenle destekler ödenmeden önce girdi fiyatları dikkate alınarak katsayıların güncellenmesi gerekir.
Yılda 2 defada ödenecek destekler, 52 defada ödeniyor
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve bakanlığın sosyal medya hesaplarını takip ederseniz her Cuma günü çiftçiye destek ödendiğini görürsünüz. Türkiye’nin son Başbakanı Binali Yıldırım bundan 10 yıl önce İzmir Ödemiş’te tarım desteklerinin parça parça verilmesini eleştirerek: “ Çiftçi ne aldığını bilemiyor. Bundan sonra yılda iki defa ödeme yapacağız. Çiftçi ne alacağını bilecek.” dedi.
Yılda iki defa ödeme sözü verildi, bugün haftada bir, yılda 52 parçada ödenir noktaya gelindi. Üstelik bakanlık her hafta paylaşım yapınca kamuoyundaki yansıması “çiftçiye çok destek verilmesine rağmen çiftçi hep ağlıyor, hep desteklerin yetersiz olmasından şikayet ediyor” şeklinde oluyor.
Destekleme politikası yaz boz tahtasına döndü
Geçmişte de destekleme politikası çok değişiyordu ama sadece Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 24 yıllık iktidarı dönemine bakıldığında bile destekleme politikasının nasıl bir yazboz tahtasına döndüğünü gösteriyor. Hükümet aynı, bakan değiştikçe destekleme sistemi değişiyor. Bazen bakan değişmeden aynı bakan uyguladığı destekleme sistemini değiştirtiyor. Son 24 yıldır iktidar değişmedi. Ama görev yapan 8 farklı bakan, aynı partinin bakanları olmasına rağmen her biri farklı tarım politikası, farklı destekleme politikası uyguladı. Her sistem değişikliğinde de ne yazık ki kaybeden çiftçi oluyor.
Çok eleştirdikleri doğrudan gelir desteğini 7 yıl uyguladılar
Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara gelmeden önce, Uluslararası Para Fonu(IMF) ve Dünya Bankası’nın dayatması ile 2000 yılından itibaren uygulanan Doğrudan Gelir Desteği’ni (DGD) çok ağır biçimde eleştirdi. Bu sistemin kaldırılacağının sözünü verdi ancak iktidara geldikten sonra, 2002 yılından 2009 yılına kadar 7 yıl uyguladı. 1 Ocak 2025’te uygulamaya konulan katsayı sistemi ile dekar başına ödeme getirilerek bir anlamda doğrudan gelir desteğine geri dönüldü.
Havza bazlı destek modeli uygulanmadı
Türkiye’de en uzun süre(10 yılı aşkın) Tarım Bakanlığı koltuğunda oturan Mehdi Eker döneminde hazırlanan “Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli” ile ülke genelinde 30 havza belirlendi. Ekolojik ve ekonomik olarak hangi ürün hangi havzada daha verimli, daha iyi üretiliyorsa orada desteklenmesi öngörülüyordu. Bu model kapsamında desteklenecek stratejik 16 ürün belirlendi.
Mehdi Eker’den sonra Tarım Bakanlığı görevine getirilen Faruk Çelik, “Milli Tarım Projesi” ile kendi destekleme modelini uygulamaya koydu. Belirlenen 30 havzayı “yanlış ve eksik” bularak, “her ilçe bir havza olacak” diyerek havza sayısını 30’dan 941’e çıkardı. Desteklenecek ürün sayısını da 16’dan 22’ye çıkardı. Ayrıca yem bitkilerini de ekledi. Hayvancılıkta da bölgesel destekleme modeline geçildi. İlçe bazında hangi ürünlerin destekleneceği her yıl ilan edilse de bu uygulama da tarıma, çiftçiye bir yarar sağlamadı.
Faruk Çelik’in döneminde Başbakan Binali Yıldırım, “mazotun yarısı bizden” desteğini açıkladı. Çiftçiye, kullandığı mazotun yarısını devlet destek olarak verecekti. Ama hiçbir zaman yarısı verilmedi. Ayrıca destekler ayda bir yerine yılda iki defa topluca ödenecekti. O da uygulanamadı.
Faruk Çelik’ten sonra Ahmet Eşref Fakıbaba, tarımsal desteklemelerde üretici hangi üründe zarar ediyorsa, hangi üründe arz açığı varsa ve ithalat yapılıyorsa ona destek verileceğini söyledi. Ancak kısa görev süresinde bu destek sistemini uygulayamadan gitti.
Holding modeli son anda engellendi
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildiği 2018 yılında, yeni sistemin ilk Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli oldu. Pakdemirli göreve geldikten sonra Faruk Çelik’in “Milli Tarım Projesi” ne takla attırarak “Tarımda Milli Birlik Projesi” yaptı. Ülke tarımı “Semerat Holding” adında kurulacak bir holdinge teslim edilecekti. Adı “milli birlik” olsa da holdingin kurucuları arasında çok uluslu şirketler de yer alacaktı. Hazırlanan projeden devletin, Tarım Bakanlığının bile haberi yoktu. Semerat Holding ile tarım desteklerinde köklü değişiklik bir yana tarım teşkilatı adeta yok edilerek yerine bir holding konulacak ve her şeye o holding karar verecekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunum yapılmadan bir hafta önce ben bu projeyi ele geçirip yayınladım. Büyük tepki çekince proje iptal edildi.
Mazot ve gübrede ayni destek uygulaması
Pakdemirli’nin yerine Prof. Dr. Vahit Kirişci bakanlık görevine getirildi. Vahit Kirişci döneminde mazot ve gübre desteği nakdi olarak değil ayni olarak ödenmesine başlandı. Çiftçilere verilen karta alacağı destek kadar para tanımlandı ve o para ile sadece mazot ve gübre alınabiliyordu.
Vahit Kirişci’den sonra bakanlık görevine yardımcısı İbrahim Yumaklı getirildi. İbrahim Yumaklı döneminde destekleme modeli tümüyle değiştirildi. Hayvancılıkta 1 0cak 2024, bitkisel üretimde 1 Ocak 2025 itibariyle katsayı sistemine geçildi. Mehdi Eker’in 16, Faruk Çelik’in 22 olarak belirlediği stratejik ürün sayısı İbrahim Yumaklı ile 13’e düştü. Artı yem bitkileri yine destekleme kapsamında yer aldı.
Çiftçi devletten alacaklı
Bakan değiştikçe destekleme modeli değişti ama bir kural hiç değişmedi. Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti tarafından 2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu’na göre tarımsal destekler Gayri Safi Milli Hasıla’nın en az yüzde 1’i kadar olacak hükmünü hiçbir bakan uygulamadı. Yasanın çıkarıldığı 2006 yılından bu yana yüzde 1 yerine yüzde 0,39 ile yüzde 0,60 oranında destek verildi. Bu nedenle çiftçinin devletten milyarlarca lira alacağı var.
Özetle, Türkiye’de tarımsal destekler amaçsız, hedefsiz ve sadece bütçeye konulan paranın “dağıtılması” şeklinde uygulanıyor. Bu nedenle hükümet “çiftçiye şu kadar para verdik” diye övünürken, muhalefet “biz iktidara gelirsek daha çok para vereceğiz” diyerek çiftçiden oy almaya çalışıyor. Verilen desteğin üretimin planlanmasına, verime, kaliteye, standartlaşmaya, su, iklim ve benzeri sorunların çözümüne ne kadar katkı sağlayacağı kimsenin umurunda değil. Desteklerin nasıl bir etki yarattığı analiz dahi edilmiyor.