Hepimizin üyesi olduğu veya istemeden üye yapıldığımız çok sayıda WhatsApp grubu var. Çoğu zaman oradaki mesajları okumaya zaman yetmez. Bu grupları çok verimli kullananlar da var, bir çöplüğe dönüştürenler de.
Bugün sizlere bir WhatsApp grubundan büyük ve kapsayıcı bir örgütlenmenin nasıl ortaya çıktığının öyküsünü yazacağım.
Yanılmıyorsam 2019’un sonları veya 2020 yılı başlarıydı. Covid 19 salgınının başladığı günlerdi. Bir iki kez telefonla görüştüğüm ama henüz yüz yüze tanışmadığımız, tarım konusundaki sorunlara kafa yoran, yazdığım yazılarla ilgili zaman zaman arayıp bilgi veren Kemal Berişler, bir WhatsApp grubu oluşturmuş ve onayımı alarak beni de gruba dahil etmişti. Genelde bu tür grupları gazetecilik refleksiyle, hem sektörü takip etmek hem de haber konusu çıkar mı diye izleyen, bilgilenen ama paylaşım yapmayanlardanım. Bu şekilde üye olduğum ve haber aldığım, tarım, gıda konusunda bilgilendiğim çok sayıda grup var. Yazılarım ve sosyal medyadaki paylaşımlarım bu gruplarda paylaşılır, ama ben kendim paylaşmam. Bunu yazdım okuyun diye kimseyi zorbalamak istemem. İsteyen okur, istemeyen okumaz.
Yıllar önce Hava Kuvetleri’nde pilotluktan ayrılan, bir süre cezaevinde kalan ve çıktıktan sonra pazarda limon satan, sonra Türkiye’nin dağlarını gezip doğa mantarları sektörünün oluşmasında öncülük eden isimlerin başında gelen Kemal Berişler, kurutulmuş, yarı kurutulmuş domates ihracatının da öncülerinden. O’nun hikayesini Yeni Tarım Düzeni/Pandemi-İklim Krizi ve Gıda Egemenliği” kitabımda ayrıntılı olarak yazmıştım. Merak eden kitaptan okuyabilir.
Kemal Berişler’in kurduğu ve ulusal düzeyde tarım, gıda, çevre ve benzeri konularda görüşlerin paylaşıldığı WhatsApp grubu “Ulusal Tarım Gıda Birliği(UTGB) adıyla 16 Mayıs 2020’de ilk bildirisini yayınladı. Bu bildiri ile biraraya gelen 200 gönüllü üyenin desteği ile Ulusal Tarım Gıda Birliği inşa süreci başlatıldı. Yaklaşık 6 aya ulaşan inşa sürecinde öncelikle amaç ve ilkeleri oluşturuldu. Çalışma alanları ve stratejileri belirlendi ve her çalışma alanı için, çalışma grupları faaliyetlerine başladı. Bütün bunlar WhatsApp grubu üzerinden yapıldı. Bir süre sonra fiziki toplantılar etkinlikler gerçekleştirildi. Yakın zamanda İzmir Tarım Fuarı’na katılım sağlandı.
Bu çalışmalar devam ederken bireysel ve sivil toplum örgütlerinin gruba katılımı çığ gibi büyüdü. Grupta sadece sorunlar değil çözümler, öneriler tartışıldı.
Birliğim kuruluşu yarın resmen açıklanacak
Yaşanan sürecin sonunda yaklaşık 150 saygın kuruluşu tek çatı altında birleştiren, ülke geneline yayılan 10 bini aşkın kişiyi temsil eden Türkiye Tarım, Gıda, Çevre Birliği kuruldu. Yarın, 23 Nisan 2026’da bu kuruluş resmi olarak duyurulacak.
Türkiye Tarım, Gıda ve Çevre Birliği(TTGB)’nin 23 Nisan’da açıklanacak kuruluş bildirisinde oluşturulan bu kurumsal yapı şöyle ifade ediliyor: “ Küresel ve ulusal boyutta yaşanan gelişmelerin tarım, gıda ve çevre alanlarına yansımaları ve bu üç sistemde derinleşen sorunların tek boyutlu yüzeysel yaklaşımlarla çözülemiyor olması, dünyada ve Türkiye'de örneği olmayan yeni bir kurumsal yapıyı gündeme getirdi.
Tarım, gıda ve çevre sistemlerindeki yetkin kurumsal yapılanmalar tek çatı altında ortak
sorunları çözmek için bir araya geliyor. Türkiye; bilimsel ve bütünsel perspektife sahip yeni,
farklı ve özgün bir ortak akıl ve çözüm düzlemine sahip oluyor.
Küresel iklim değişikliğinin yansımaları büyük bir mücadele alanı haline geldi.
Pandemi gıda yönünden, savaşlar tarımsal girdiler yönünden kendi kendine yeterliliğin önemini artırdı. Ülkemizde gıda enflasyonu çok yüksek ve geniş kitleler yetersiz beslenme ile karşı karşıya kalıyor. Çiftçiler yorgun, ümitsizler ve yaşlanıyorlar. Gençler köyleri terk edip kentlere savruluyor, geleceklerini orada arıyorlar, tarım arazileri boşalıyor.
Topraklar bozuluyor, sular kirleniyor
Milyonlarca yılda oluşan topraklarımız bozulup, harap oluyor ve her geçen gün vahşi bir kullanıma maruz bırakılarak, güncel çıkarlara terk edilen, giderek azalıp niteliğini yitiren yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımız, tüm doğal varlığımızın yok edilişi bizleri, yarınki tüm kuşaklarımızı karanlık bir geleceğe mahkûm ediyor.
Tarım, gıda, çevre alanlarındaki sorunlar her geçen gün derinleşirken, bütüne bakmayan, sorun bazlı, yüzeysel politikalar kalıcı çözümler üretemiyor. Yeni bir anlayış ve vizyon ihtiyacı belirginleşti. Bu durumun farkında olan kişiler ve üyesi oldukları kuruluşlar 5 yılı aşkın bir süredir sürdürülen çabalar sonucunda yeni, farklı ve işlevsel bir yapılanma oluşturdu.
Bugüne kadar daha çok tek boyutlu, tek taraflı olarak gündemdeki güncel sorunlara odaklı, nedenleri değil sonuçları ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemeler yapıldı. Ancak, gelinen noktada birçok sorunun çözülemediği, hatta sorunların daha da artacağı görünüyor. Bu sorunlu yapının sürdürülmesi mümkün değildir.
Yeni bir sistem ve yapıya ihtiyaç var
Yeni bir anlayış ile yeni bir sistem, yeni bir yapı ve yeni bir işleyiş gerekiyor. Bu gerçekten hareketle Türkiye Tarım, Gıda ve Çevre Birliği, tarım, gıda, çevre zincirinde üretimden tüketime bütün halkaları ve aktörleri bir araya getirme hedefiyle çalışmalara başlamıştır. Birlik, bu kapsamda; yapısal, sistemsel ve süreçsel boyutların tamamını dikkate alan, tarım, gıda ve çevreyi olması gerektiği şekilde birlikte ele alan bütünsel bir yaklaşımın ürünü olarak oluşmuştur.”
Türkiye Tarım, Gıda ve Çevre Birliği ‘nin temel amaçlarına yer verilen kuruluş bildirisinde : “Birlik, bu amaçlar için ortak akıl ve bütünsel yaklaşım ile sorunların analiz edilmesi, yine bu anlayış ile çözümler üretilerek merkezi ve yerel yönetimlere aktarılması ve önerilerin hayata geçirilmesinin sağlanmasını ve tüm toplumumuz adına izlenmesini çalışmalarının odağı haline getirerek etkin/olumlu bir çekim merkezi olacaktır. Ortak aklı ve vicdanı yükümlülüğünün farkında olarak bilim odaklı yaklaşımı ile çözümden yana bir anlayış geliştirmek azmindedir. Bu süreçlerin çok zahmetli ve son derece zorlu olacağının bilincindedir. Hazırlanan portal ve mobil uygulaması ile yakın zamanda, tarım gıda ve çevre alanlarında Türkiye’nin en dinamik ve en zengin bilgi ve deneyim paylaşım havuzuna sahip olacaktır.”
Ulusal seferberlik anlayışı ile çalışılacak
Birliğin ulusal seferberlik anlayışı ile çalışılacağı belirtilen bildiride: “Ülkemizin konusunda uzman insan kaynaklarını tüm birikim, bilgi ve deneyimleriyle sorunların stratejik analiz ve çözüm yollarının üretilmesinde, oluşturduğu çalışma masaları ve sürekli forumlarda, ulusal bir seferberlik anlayışıyla bir araya getirecektir.
Yapılandırdığı il birliklerinde tüm paydaşlarının bireylerini ve kaynaklarını bir araya getirerek, üretilen çözümlerin toplumumuzun en üst kademelerinden en derin köşelerine kadar tüm kitleye, karar vericilere ve en geniş tabana ulaşmasını sağlayacak ve üretken/yaratıcı bir olumlu/hoş görülü ortak çıkar odaklı bir iklimin temeli olacaktır.
TTGB, ülkesini, insanını, doğasını seven, bunlara değer veren duyarlı, idealist ve yurtsever insanların oluşturduğu bir paydaşlar ve güçler birliğidir. Türkiye'de ve dünyada örneği olmayan bu nitelik, işlev ve vizyonda ilk ve tek platformdur.
TTGB kurucuları olarak tarım, gıda, çevre alanlarındaki sorunların çözümüne katkı vermek durumunda olan tüm bireyleri ve kurumları kalıcı, sonuç alıcı, uzun vadeli, gönüllü iş birliği ve güç birliğine davet ediyoruz.” bilgisine yer verildi.
TTGB’den çağrı
Türkiye Tarım,Gıda ve Çevre Birliği, kuruluş günü olan 23 Nisan’da kamuoyuna da bir çağrıda bulunacak. Çağrıda özetle şöyle deniliyor: “ Dünya genelinde ve ülkemizde tarım, gıda ve çevre alanlarındaki sorunlar derinleşmektedir. Başta su, toprak, mera, orman ve ekolojik çeşitlilik olmak üzere tarımda üretim kaynakları azalırken dünya nüfusu üstel olarak artmaktadır. Gençler tarımsal üretimden uzaklaştığı için bu kaynakları kullanacak çiftçilerin sayısı gerilemektedir. Gıda güvenliği ve güvenilirliğinin önemi her geçen gün artmakta, aynı şekilde çevre duyarlığına olan haklı ihtiyaç belirginleşmektedir.
Tarım ve bağlantılı alanlardaki kesimler sorunlarının çözülmesi bir yana giderek büyümesinden, derinleşmesinden yakınmaktadırlar. Çiftçiler maliyetlerin yüksekliğinden, fiyatların düşüklüğünden şikayetçiler. Tüketiciler ürünlerin sağlık standartlarının düşüklüğüyle birlikte fiyatların yüksekliğinden şikayetçiler. Çalışacak işçi temini ilgili tüm kademelerde her gün çok daha zor bir duruma gelmektedir. Zincirin ortasında yer alan aracılar ve sanayiciler de yeterli, kaliteli ve istikrarlı ürün bulamamaktan şikayetçi. İhracatçılar hem yeterli ve istikrarlı hem de sağlıklı ürün tedarik edememekten, geri dönen ürünlerden şikayetçi. Bu zincirde girdi tedariki ve lojistik süreçlerinde ürün ve hizmet veren kesimler istikrarsız talepten, tahsilat güçlüklerinden şikayetçi. Çevre/doğa duyarlılığı yüksek kesimler, tarımsal üretim-tüketim zincirinin yarattığı olumsuzlukların artmasından, ekolojik çeşitliliğin zayıflamasından, çevre kirliliğinin derinleşmesinden şikayetçiler. Kamu otoriteleri ise kaynak yetersizliği ve güven ortamının oluşamamasından şikayetçi. Bitkiler ve hayvanların da birçok nedenle insanlardan şikayetçi olduğu açık.
Şimdi sormak gerekiyor; bir zincirde, üretim kaynakları da dahil olmak üzere tüm taraflar şikayetçi ve sistem neredeyse çökmek üzereyse bu yapı/zincir nasıl sürdürülebilir, bu durum bu haliyle daha ne kadar devam edebilir? İyileşme/gelişme için kimler nereden başlamalı, neyi, nasıl yapmalı?
TTGB Çözüm Yolu
Tarım Gıda ve Çevre alanlarında gelinen nokta/aşama sorunlar yumağına işaret ediyor. Zira bugüne kadar tutulan yol, kullanılan yöntemler ve elde edilen sonuçlar artık yeterli gelmiyor. Yeni, farklı ve işlevsel bir yaklaşım ve buna uygun yeni bir iş birliği/güç birliği zeminine her açıdan ihtiyaç hissediliyor. Tedarik, üretim, işleme, işçi, pazarlama, dağıtım, lojistik ve tüketim aşamalarında yer alan ve bu farkındalığa sahip; çiftçi, köylü, finansman, tüccar, sanayici, ihracatçı, işçi, tüketici, tedarikçi, akademisyenler olarak 5 yılı aşkın bir süredir birlikte sürdürdüğümüz yoğun çaba ve arayışlar sonunda yoldan çekilmek yerine yeni bir yol bulmaya/açmaya karar verdik.
Değer zincirindeki bütün halkalar dikkate alan çözümler olacak
Türkiye Tarım Gıda ve Çevre Birliği (TTGB); sorunların ve çözüm arayışlarındaki eksikliklerin farkında olarak, değer zincirindeki bütün halkaları ve aktörleri birlikte dikkate alan ve bir araya getiren, tarım-gıda-çevre sistemlerini birlikte gören ve böylece sorunları bilimsel çerçevede ortak akıl ile çözmeye çalışan özgün bütünsel vizyona sahip bir platformdur. 81 ilde sanal bir AĞ/PLATFORM üzerinden örgütlenmekte olan TTGB, oluşturduğu içeriği itibariyle dünya ve Türkiye bir ilk niteliğindeki TTGB Portal ve Mobil Uygulaması ile tarım- gıda-çevre alanlarında, istatistik, bilgi, deneyim, paylaşım ve iş birliği açısından büyük fark yaratacaktır. Bu yapı aynı anda bir üst yapı kurumu olarak geniş veri tabanından akan verilere dayanarak çözüm yollarının üretildiği ülkemizin konusunda en yetkin beyinleriyle oluşturduğu çalışma alanlarında karar vericileri ve tüm ilgilileri aydınlatırken, kurduğu il birlikleri ile de çalışmalarını alt yapıda hem gerçeği sürekli hissetmek hem de verilerini tüm kesimlerle en alt düzeyden itibaren üretip paylaşmaktan onur duyacaktır. Bu süreç toplumumuzun her kesimini yerel ve genel düzeyde besleyecek en önemli bilgi ve eylem ortamını yaratacaktır.”
Özetle, WhatsApp grubu ile başlayıp bir çatı örgüte dönüşen, tarım, gıda ve çevre konusunda sorunları doğru tespit ederek doğru çözümler getireceği iddiasındaki Türkiye Tarım, Gıda ve Çevre Birliği yakından izlenmeli.
Türkiye Tarım, Gıda ve Çevre Birliği’nin temel amaçları
- Tarımsal ürünlerde; girdi tedariki, üretim, depolama, ticaret, işleme, perakende, tüketici ve tüketim zincirinde nitelikli sürdürülebilirliğin sağlanmasına, maliyet/kazanç bölüşümünün adil hale getirilmesine,
- Tarımsal üretimde ve fiyatlarda istikrarının sağlanmasına,
- Gıda güvencesi, egemenliği, erişilebilirliği ve güvenilirliğinin geliştirilmesine,
- Tüketiciye makul fiyatla güvenilir gıdanın, sanayicilere istikrarlı hammadde arzının tedarikine,
- Çiftçilerin maddi koşullarının ve yaşam ortamlarının çağdaş koşullarda iyileştirilmesine,
- Stratejik ürünlerde ve girdilerde ulusal ölçekte kendine yeterliliğin sağlanmasına,
- Platform üzerinden ülke çapında üretim planlamalarının yapılabilmesine yüksek bir bilinç ve talep yaratılarak en üst düzeyde katkı verilmesine,
- Çiftçiler, toprak, su, gen kaynakları, meralar, ormanlar gibi tarımsal/çevresel kaynakların korunmasına,
- Doğa, çevre ve biyolojik çeşitlilik ile dengenin etik değerler çerçevesinde korunmasına,
- Tarım ve bağlantılı alanlardaki faaliyetlerin sürdürülebilirliğinin çevre duyarlılığıyla birlikte yürütülmesine,
- Sosyal, ekonomik, kültürel ve teknolojik kalkınmaya katkı verilmesine,
- Bu alanlardaki örgütlenmenin daha etkin ve kapsayıcı olmasına ve tüm bu alanların iş birliği ve iletişim içinde olmasına,
- Ekonomik, ekolojik ve sosyal sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik çalışmalar yapılması.
TTGB’de kimler var?
Gönüllüler arasında çiftçiler, akademisyenler, kamu emekçileri, çevre aktivistleri, muhtelif meslek mühendisleri, gıda şirketi yöneticileri, sivil toplum temsilcileri, girişimciler, belediye çalışanları, gazeteciler, kooperatif yöneticileri, ziraat girdileri ve tedarikçileri, kültür balıkçılığı temsilcileri, mevsimlik tarım işcileri temsilcileri, ihracatçılar var.
Türkiye’nin 27 şehrinden; Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bodrum, Bursa, Çanakkale, Denizli, Elazığ, Eskişehir, Hatay, İstanbul, İzmir, Kars, Kırklareli , Kocaeli, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Sakarya, Sinop, Tokat, Urfa, Van gönüllülerin yer aldığı oluşuma Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İngiltere, Bulgaristan, Rusya gibi ülkelerden de çalışmalara destek verenler var.
