Doğadaki yaşamı su döngüsü yönetirken milyarlarca insan için su büyük ve ciddi bir sorun. Erişebildiğimiz su olunca tüketir ve yaşarız. Gezegenimiz ve vücudumuz için su döngüsü önemlidir. Kentlerimizde su yönetimi olmadan sürdürülebilir yaşam olamaz. Barajlarımızdaki su düzeyi azalınca gündem olur. Sonrasında barajların dolmasını öğrenince bir ferahlık olur. Yanı sıra Yağış Anormallikleri (Şiddetli Yağış, Kasırga, Sel, Ani Sel, Taşkın); Kuraklık; Küresel Yüzey ve Küresel Okyanus Sıcaklıklarında Artış; Deniz Seviyesi Yükselmesi gibi iklim değişikliği kaynaklı olaylarla da suyu hatırlarız. Ancak olmadığında ve/veya klimatik afetlere neden olduğunda düşünürüz, korkarız.
Yaşamımız su gibi akıp giderken hepimizin su ve atık su hizmetleri için sürdürülebilir su yönetimini güvence altına alma yolunda Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amacı (SKA) 6: Temiz Su ve Sanitasyon (Sağlıklama) ile ilerlerken BM-Su yapılanması “Tek Vücut Hareketi Sağlama” koordinasyon mekanizması. Otuzdan fazla BM kuruluşu ile elliden fazla uluslararası organizasyon su ve sağlıklama programları yürütüyor. Su temel içeceğimiz, tarım ile endüstrinin girdisi, enerji sektörünün yenilenebilir kaynağı, turizm için önemli, gezginlerin doğadaki arkadaşı, kıymeti ölçülemez ulusal varlığımızdır. SKA6: Sudaki Yaşam tüm SKA’larla ilişkili bir amaç. BM Su ve Sağlıklama Sistemi Genel Stratejisi (SWS) ile 2024’te hızlı ilerleme tarihi sözü verildi. İş Birliğine Dayalı Uygulama Planı(2025-2028) yürürlükte. Ülkelerin cinsiyet eşitliği, eğitim, enerji, gıda güvenliği, iklim değişikliği, sağlık ulusal uygulamalarına suyun entegrasyonuyla, suyun adeta bir hızlandırıcı, katalizör olarak tüm başlıklarda direnç artışı ve SKA başarısıyla ekonomik büyüme yaratması ön görülüyor.
Su sorunu olunca, insan ve kentler için dirençlilik kırılır. Atalarımızın doğudan batıya göçlerinin, Kavimler Göçü’nün ekonomik temel sebebi artan nüfus yanındaki kuraklık ve otlak darlığıdır. Günümüzde en iyi suyu yönetimini ulusal ve sınır aşan su kaynaklarıyla başaramayan ülkelerde, birbiri ile etkileşen su ve iklim değişikliği ikili sorunu için kriz tanımı dahi yetmezken suyun ekonomiye katkısının yüksek akçeli değerini söylemeye de sayılar yetmez.
Osmanlı İmparatorluğu kentsel su sistemi Cumhuriyet ile dönüşerek, Sular Hakkında Kanun (1926) ile su kaynaklarımızın yönetimi vakıf ve özel mülkiyet sahiplerinden belediyelere verildi. Bu yıl suyu kamu hizmeti yapan bu kanunun yüzüncü yılı. Belediyeler Kanunu( 1930); Umumi Hıfzıssıhha Kanunu (1930) ile hız kazanılarak ilki İstanbul Terkos Su Şirketi olmak üzere kamulaştırmalar sürdürüldü. Farklı teknik ve mali kapasiteye sahip belediyeler için mühim bir adımla Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Belediyeler Bankası(1933) kuruldu. Ardından İller Bankası Genel Müdürlüğü kurulup (1945) 2011’de kalkınma ve yatırım bankası olarak bankanın adı İller Bankası A.Ş. oldu. Suya dair iki önemli kurum olan Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü(EİEİ;1935) ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ;1953) yapılandırıldı. Cumhuriyetimizin ilk barajı olan Çubuk Barajı( 1928-1936) ziyareti sırasında Gazi’nin, 7 Mayıs 1938 günlü fotoğraflarını görerek gururu hissetmek gerek. Meraklısı için Marmara Belediyeler Birliği’nin Kentler Dergisi’nin Su temalı kapak dosyasını içeren, mükemmel sayısını sanal kitaplık için öneriyorum: https:// mbbkulturyayinlari.com/tr/kent-cozum-ureten- kentler-17 Türkiye ilk Su Şurası Sonuç Bildirgesi (Kasım 2021) sonuçları; Ulusal Su Planı (2026- 2035); Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı bir tüzel düşünce kuruluşu olan Türkiye Su Enstitüsü (SUEN; Kasım 2021); Ocak 2023’te başlatılan Su Verimliliği Seferberliği; Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023- 2033) çalışmaları var. Küresel çalışmalarda da ülkemizin duruşu kuvvetli.1996’da kurulan, misyonu uluslararası toplumu bir araya getirerek karar vericileri suyun gezegenin sürdürülebilir ve adil gelişimi için siyasi bir öncelik olduğuna ikna etmek olan Dünya Su Konseyi( WWC) ülkeleri Dünya Su Forumu’nda bir araya getiriyor. WWC, BM tarafından resmi tanınan, BM Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) ile ortak üyelik, BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) ile danışma üyeliği konumunda suyun küresel mavi kurumu. 11. Dünya Su Forumu Mart 2027’de Riyad’da. Ülkemizde üç yılda bir bu forumdan bir yıl önce, Beşincisi Mayıs 2026’da “Su Dirençliliğini Güçlendirmek: İnovasyondan Eyleme” temasıyla yapılmış İstanbul Uluslararası Su Forumu( IIWF) küresel etkinliği gerçekleştiriyor. Bir “Su Kenti” olan İstanbul’a bu forum pek yakışıyor.
Uluslararası Su Kaynakları Birliği (IWRA) iş birliğinde, Tarım ve Orman Bakanlığı liderliğinde “Akıllı, Dayanıklı ve Döngüsel: Suyun Dönüşümü” ana temasıyla 20. İstanbul Su Kongresi de Ekim 2027’de İstanbul’da olacak. 1991’den beri Stockholm Uluslararası Su Enstitüsü’nün düzenlediği Dünya Su Haftası ise halen, 23-27 Ağustos tarihlerinde “İnsanlar ve İlerleme İçin Su” için hibrit programla yapılıyor. Çıktıları mühim olacak.
Gündemimizde BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ve Karbon Ayak İzi (KAİ) var. Su Ayak İzi(SAİ) de hiç unutulmamalı, bu ikilinin etkileşimi de iyi bilinmeli. COP31 resmi maskotu “Ortak geleceğimizi korumak için hep birlikte harekete geçme” çağrısının simgesi olacak güler yüzlü küçük iklim elçisi CARRETTA. Caretta Caretta 100 milyon yıldır Antalya kıyılarında yuva kuran bir deniz kaplumbağımız.
Deyimlerimizde, atasözlerimizde su çok var. Su aslında hep beni unutmayın diyor. Biz de “Su gibi aziz ol” diyerek temiz ve bereketli olma temennisi yaparız. Su hem sakin hem de coşkuludur. Aynı aşk, aynı yaşam gibi. Suya felsefi yaklaşımları, su şiirlerini okumak keyiflidir. İlerleyen yazılarımda da suyu öncelikleyeceğim.