Kurum planlamacıları saf hayallerinin doruklarına tırmanmanın yaratıcılığı kadar, uygulama alanının sağlam zeminlerine basarak da “değer üretilmesine” katkı yaparlar.
Kurum planlaması üzerine paylaştığımız düşünceler, ne ölü ne de diri olan umutlarımızı uyaran tepkiler aldı. İşine olan özenini ve başarısını bildiğim iş insanımız, İranlı kadın şair Füruğ Ferruhzad’dan çok sık alıntıladığımız bir dizeyi anımsatarak sordu: Kurum planlamacıları saf hayallerinin doruklarında mı dolaşır?
Bu yazıda, kurum planlamacılarının yaratıcı saf hayalleri kadar, sahada ayakları sağlam yere basan proje-odaklı işlere nasıl katkı yaptıklarını bir örnek üzerinden özetleyerek anlatmaya çalışacağız.
Saha çalışmalarına katkı
Şişecam Uzun Vadeli Planlama biriminde çalıştığımız dönemde sahada katkı yapılan bazı proje başlıklarını paylaşalım: 1) Türkiye’de kömüre dayalı enerji tasarrufu, 2) Kum, kalker, dolomit ve diğer hammaddelerin lojistiği, 3) Soda üretimindeki dünya genelindeki yerimiz, 4) Ahşap ambalaj ve hammadde ihtiyacının karşılanması, 5) Kağıt-karton ambalaj sorumuz ve çözüm yolları, 6) Türkiye’de şarap üretimi ve cam ambalaj potansiyeli, 7) TRANSAN anlaşması ve Şişecam’ın krtik kamyon filosu ihtiyacı, 8) Gelecek 50 yılda yerleşim yeri seçiminde potansiyeller, 9) Sektörün yapısal ve ekonomik özelliklerini analizde ortak dil, 10) Kazakistan ve Kırgızistan cam üretim potansiyelleri, 11) Azerbaycan ve Gürcistan’da cam üretim potansiyelleri, 12) Nahcivan Bademli maden suyu şişe ihtiyacı, 13) Rusya’da cam üretim potansiyelleri, 14) Eskişehir OSB’de yerleşme projesi, 15) Yenişehir’de uygun alan bulunması ve OSB’nin oluşturulması, 16) 5işecam’da uzun yılların birikim oluşturan ve emekli olanlarla sözlü tarih çalışması, 17) Toplu iş sözleşmelerinde ön-hazırlık çalışmaları metodolojisi, 18) Ambalajlanmış kaynak suyu dağıtımın olanak ve kısıtları, 19) Beypazarı trona yataklarının işletilmesi için yapılması gerekenler gibi.
Aniden kaldırılan tahsis
Kurum planlamacıların ağırlıklı işlerinden biri, kurum içinde daha önce yapılmış çalışmaların değerlendirilmesidir. Bu değerlendirme, büyük gücün yaratıldığı iç bünyenin olumlu yanlarını öne çıkarır; zayıf yanlarını ve yarattığı boşlukların olumsuz etkilerini en aza indirir.
Şişecam,1980’lı yıllarda Mersin tesislerinde, İstanbul Çayırova ve Lüleburgaz ‘da ülkemizin en büyük ahşap işleme tesislerine sahipti. Çayırova tesislerinde Sovyetlerden alınan katraklarla tomruklar işlenirdi.
Ahşap ambalaj tesislerinin tomruk ihtiyacı Orman Genel Müdürlüğü’nün “tahsisi” ile karşılanıyordu. Orman Genel Müdürlüğü önceden haber vermeden “ tahsisin kaldırıldığını” kuruma duyurdu. Ankara’da yapılan görüşmelerden sonuç alınamadı. Düzcam, cam ambalaj, cam ev eşyası, soda gibi önemli üretim kapasitesinin dağıtımında tıkanma olasılığı vardı.
Ahşap ambalaj hammaddesi sorunun çözümüne ilişkin çalışmaları yapması için planlama birimi görevlendirdi.
Planlama biriminde bir ekip oluşturarak Orman Genel Müdürlüğü yetkilileriyle görüşüldü; Artvin, Bolu ve Antalya’da ORÜS tesislerinde inceleme yaparak yurtiçinden tomruk temin edilip edilemeyeceğini netleştirildi. Ulaşılan sonuç çok açıktı: Yurtiçindeki tomruk üretimi, Şişecam’ın ihtiyacını karşılayacak düzeyde değildi, her an darboğazı oluşabilirdi, daha köklü çözümler aranmalıydı.
Rusya başta olmak üzeri yakın bölgelerde tomruk ihracatı tarandı; uygun ahşap arzı olmadığı kesinleştirildi.
World Woods’tan öğrenilen adres
ABD’de bazı akademisyenlerle ilişki kurularak, orman ürünleri konusunda sistematik bilgi üreten yayınlara erişildi: Aylık World Woods dergisinin geriye doğru bir yıllık sayıları getirtildi. İşbölümü ile derginin taraması yapıldı: Tomruk ihracatı konusunda başvurulacak adresin Şili olduğu anlaşıldı.
Şili’ye gönderilen ekip “jitri ölçeklendirmesine “ -metreküp yerine kullanılıyor- 66 dolardan gerekli bağlantıyı yaptı. “Pinus radiata” denen çam tomrukları ithal edildi. Bu ağaç 25 yılda hasat edilebiliyordu. Ağaç dokusu, elyaf yapısı ve dayanıklılığı kavaktan biraz daha iyiydi; ama ülkemiz çam çeşitleri ve çevre ülkelerden yapılan ithal tomruklara denk değildi.
Tomruk ithal edilerek sorun çözülebilirdi; ama bu gerek şarttı, yeter şart ahşap ambalaj bağımlılığını en aza indirmekti.
Kurum planlamacılarının koordinasyonunda, ahşap ambalaj üreten tesislerde ilgili birim yöneticilerinin ve teknisyenlerinin katılımıyla sistemli değerlendirmeler yapan bir komite oluşturuldu: Özellikle düzcam dağıtımında ambalajsız sehpalarda ve düşük gabarili araçlarla -daha önce başlanmıştı- Jumbo boyutta düzcam dağıtımının olanak ve kısıtları değerlendirildi. Çalışmalar kapsamında hammadde- tomruk- işlenmesinden, çivilerin çakılmasına uzanan bütün işlemlerde kurumun bütününde bir standart olmadığı görüldü. Kurumun ortak aklı konu üzerine odaklandı ve kısa zamanda önemli ilerlemeler sağlandı.
Kurum hafızası oluşturmak için ahşap ambalaj komitesinin ürettiği bütün belgeler, ekleriyle birlikte Şişecam Eğitim Müdürlüğü tarafından “Ahşap Ambalaj Sorunları” başlıklı çoğaltma kitapta ilgililere ulaştırıldı. Ekleriyle 280 sayfaya yaklaşan bu belgede kurum içinde rekabet gücü yaratmayla ilgili öğretici bir dizi uygulama bilgisi var: Belgenin yayınlandığı 1987 yılında Şişecam’da Anadolu Cam 15 bin 100, Çayırova Cam 11 bin 539,Tarakya Cam 22 bin 261,Camişleme tesisleri 4 bin metreküp tomruk tüketiyordu. Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, piyasadan alınan palet ve diğer bağlı kuruluşların kullandığı ahşap ambalajlarla birlikte 65 bin metreküp dolaylarında bir ahşap malzeme kullanılıyordu.
Planlamacıların koordinasyonunda yapılan çalışmaların sonuçlarını şöyle özetleyebiliriz: Öncelikle ahşap ambalaj konusunda yılların alışkanlıkları sorgulandı. Ahşap ambalaj özelinde kurum içinde standartlar belirlendi, gereksiz işlemler hızla tasfiye edildi. Düşük gabarili araçlarla çıplak taşıma yaygınlaştırılması üzerine odaklanıldı. Kurum içinde teknik kadrolar, pazarlamacılar ve yönetim kadrolarının soruna bakışında bütünlük sağlandı. Piyasanın nicelik ve nitelik olarak yeterince arz ettiği ahşap ambalajların kurum içinde üretimin piyasaya aktarılması süreci hızlandı. Geçmiş dönem koşullarının zorladığı “dikey entegrasyonu” esneten adımlar atıldı.
Plancıların sahada değer katması
Burada anlatılanların iletmek istediği mesaj açık: Kurum planlamacıları sırça köşklerinde ahkâm kesen çılgınlar değildir. Planlamacılar, kurumun iç yapısını güçlendirerek rekabet gücünü artırmada katkı yaparlar. Planlamacılar, sahadaki işlere ne kadar nüfuz eder, etkin biçimde katılırsa, üretecekleri çözümlerde de o kadar değer üretir. Sözün özü, kurum planlamacıları saf hayallerinin doruklarına tırmanan yaratıcı özleri kadar, uygulama alanının sağlam zeminlerine basarak da “değer üretilmesine” katkı yapan rolleriyle önemlidir.