Planların gerçek işlevini yerine getirmesi, ilkeli tutkuları olan, hayallerini sağlam zemine oturtmak isteyen ve sıradan olmayan “çılgın plancıların” varlığına ve varlıklarını korumalarına bağlıdır.
Geçen hafta bu köşede kurum planlaması özeninin yönetim kalitesini nasıl artırdığına değinildi. Bu yazıda kurumsal planlama yapmanın başka etkileriyle ilgili gözlemlerimizi paylaşacağız.
İç ve dış çevre analizleri kurum planlaması sürecinin ritüelidir; sürece yaşam katılan her çaba ritüelle yüzleşir; plan ritüelini küçümseme hemen her yerde popülist ve pragmatistlerin meşrebidir. İyi niyetle başlamış kurum planlarının büyük çoğunluğunu, rutinin yapı, işlev ve kültürünü kavramamış olanlar devre dışı bırakmıştır. Kendimize sormalıyız: Genlerin bencilliği, parçacıkların davranışındaki rutin olmasaydı, “varlık” olur muydu; rutinden sapma olan mutasyonlar olmasaydı “evrim” yaşanır mıydı? Soruya verilen yanıt, plan çalışmalarında rutinin bıktırıcı tekrar değil, var olmanın gereği olduğunu bize anlatmış olmalı.
Bilgiye erişmenin bir yolu vardır
Şişecam Uzun Dönemli Planlama ekibine katıldığımda, plan çalışmalarının beşincisi bitmiş, altıncısı yapılıyordu. Kurumun önemli üretim merkezlerinden biri de Mersin’deki soda üretim tesisleriydi. Soda üretiminde planı izlemem istendiğinde, devraldığım dosyada iki belge vardı: Ansiklopediden kopya edilmiş “soda aşh” maddesi ve yabancı bir gazetenin haber kupürü: Soda pazarı kızışıyor!
Soda konusunda küresel ölçekte araştırma yapan bir kuruluşun olup olmadığını açık kaynaklardan taradım. Roskil adındaki araştırma kuruluşuna ulaşıp, oldukça yüklü bir parayla düzenli aralıklarla sunulan raporlarından en son yayınlanmış olanını aldık.
Şişecam’da Çalışmaya başladığım dönemde, ABD’de trona cevherinden doğal soda üretimi yaygındı; dünyanın diğer yerlerinde Solvay yöntemiyle yapay soda üretiliyordu.
Doğal soda üretimine ABD Wyoming’de 6 kuruluş hakimdi. ABD’de son yapay soda tesisi Sayracuse’deydi ve yeni kapanmıştı. Roskil raporu, bize cam üretiminin temel girdilerinden bir olan soda konusunda küresel ölçekte izleme fırsatı yarattı. Diğer açık kaynakları da sistemli izlemeye başladık, kömür üretimi ve ticaretinde uzmanlaşan Journal of Comerce gazetesini, Japonya’da Nikkei Weekly dergisin tarayarak sektörde küresel ölçekte işleyişi yakından izler hale geldik.
Wyoming’de üretilen doğal sodanın Union Railway ile taşınıyordu. Wyoming yerel gazetelerinden FMC firmasının pilot tesisinde “çözelti madenciliğinde” uğradığı başarısızlığı bile öğrenebiliyorduk.
Cam şekillendirme kalıplarının üretimi için kurulan Makine Kalıp Fabrikası gündeme geldiğinde, makinelerin teknik ömürleri, kullanılabilir ömürleri ve rekabet edebilir ömrü sorgulanıyordu.
Piyasada yeteri kadar arz yaratıldığı alanlarda, kurumun dikey ve yatay entegrasyonunda ölçeklendirme koşullarının sorgulanması “alışkanlık konforunun” yarattığı engelleri kırıyordu.
Cam elyaf üretiminde “rekabet edebilir ölçek” üzerine yaptığımız tartışmalar, dünyanın en gelişmiş ülkelerinde yapılan tartışmalardan geride değildi. IFC’de çalışan dünyanın değişik ülke kökenli uzmanlarıyla fizibiliteleri sorgulama çok özel ve etkili bir öğrenme alanıydı.
Varsayım sorgulama
Şişecam 1935’ten bu yana, ülke koşullarına göre önemli atılımlar yapmıştı. Paşabahçe’deki fabrikadan Topkapı’da cam ambalaj üretim tesislerine, Mersin’de Anadolu Cam, Soda ve Deri kimyasalları tesislerine, Çayırova’da Sovyet teknolojisiyle düz cam üretimine, Lüleburgaz’da ilk float hattına ve cam ev eşyası üretiminde teknik lisans anlaşmalarıyla sorgulama merakı olanlar için bulunmaz anlama ve anlamlandırma ortamıydı.
Ayrıca cam üretiminin yapısal özellikleri nedeniyle -başka bir yazı konusudur- ihracat yapma zorunluluğu 1980’lerden çok önce Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri başta olmak üzere ihracatta da hamleler yapılmasının laboratuvarı olan bir kurumda sorgulama merakı olanlar için yeterince olanak vardı.
Türkiye, dünyadaki gelişmelerin etkisiyle dışa açılma politikaları benimsendiğinde; “ithal ikameci” korumaların azaltılması ve rekabetin esas oluşturduğu bir yeni düzene geçiş aşamasıydı. Şişecam el yordamıyla dışa açılmayı kurumsal planlama disiplininin süzgecinden geçiren kurumlarımızdan biriydi; dışa ve dünyaya dönük uyumunu hızla gerçekleştiriyordu.
Şişecam 1970’li yılların ortalarında uzun dönemli planlama birimini oluşturarak, olası gelişmeler hakkında “erken uyarı” yapan mekanizmalar oluşturma amacına odaklıydı. Plan çalışmaları, yönetim anlayışını da sorguluyor; dışa ve dünyaya açık gelişmenin gerek ve yeter şartlarını araştırıyordu. Sistemli biçimde plan modelleri varsayımları sorgulanıyor, geribildirimlerle sapmaların ince ayarları yapılıyor, birikim yeteneğini koruyarak uzun dönemli geleceğin güven altına alınmasının yolu ortak akılla ışıklandırılıyordu.
Sorulabilir: Şişecam Uzun Vadeli Plan çalışmalarının en güçlü yanı neydi?
Sorunun yanıtı çok net: Kurumun zihni model varsayımlarının sürekli sorgulanması, değişen koşullara hızlı uyum yollarının ve yöntemlerinin plan rutininde kesintisiz arama kararlılığı.
Bugün bilim ve teknolojinin yarattığı hızlı ve asimetrik gelişmede uyum sağlama için önerilen proje-odaklı yönetim, ölçeklendirme, geribildirim ve yüzleşme özgüveni, öngörme-önlem alma disiplini, veri-odaklı karar üretme özeni Şişecam’ın kurumsal planlamasının kapsama alanındaydı.
Kurumsal planlamayı çürütenler
Kurumsal plan ne denli değerli katkılar yaparsa yapsın, kolaycı, ucuzcu, kendiyle fazla meşgul olanların açık ve örtük saldırısıyla yüzleşir. Planı oluşturan, olgunlaştıran ve çoğaltanlar olacağı gibi, planı çürütme için elinden geleni ardına koymayanlar da olacaktır: İnsanın olduğu yerde, hiçbir şeye şaşmamak gerekir!
Kurum planlarını çürüten en önemli etken, planının nasıl bir araç olduğunu zihninde netleştirmemiş üst yöneticilerdir. Plan aracı, üst yönetimden net destek görmezse, yapısı gereği onu yok etmeyi kafasına koyan kifayetsiz muhterislerin saldırılarıyla yüzleşebilir.
Planların gerçek işlevini yerine getirmesi, ilkeli tutkuları olan, hayallerini sağlam zemine oturtmak isteyen, sıradan olmayan “çılgın plancılara” her zaman ihtiyaç duyar. Yerleşik varsayımları sorgulayan, akıllarını bir inanca, ideolojiye, imama, babaya, dedeye, hoca efendiye, bir bilene, ezberlere, fetişleştirilmiş kuramlara, modellere ve metotlara tutsak etmeyen plancılar kurumların en büyük zenginliğidir.
Sıra dışı çılgın planlamacılar kırılgan da olabilir: “Yetmezliğin itişi, ihtirasın çekişiyle” kurum yönetiminde dukalıklar kuranlar ve “şark kurnazları” ile planlamacılar arasında ilkeli tutku ile ilkesiz sığlığın çatışması gelişmekte olan topluluklarda potansiyel çatışma alanıdır. Ekonomide “kötü paranın iyi parayı piyasadan kovması” gibi, gerçek plancılar da şark kurnazları tarafından saf dışı edilebilir. Tam da bu noktada genel eğilimle ayrıntı dinamiklerini iyi izleyen üst yönetimin iradesi devreye girer. Kurum planlamasının önemi de, değeri de, anlamı da bir yazıyla anlatılamayacak kadar renkli, çeşitli ve zengindir. Bugün küresel tedarik zincirinde dayanıklı üretim altyapısını oluşturmamız için kurum planlaması yapmak, insanlık tarihinde hiç görülmediği kadar önemli hale gelmiştir. Sorunları nasıl çözeceğimize kafa yoranlar, kurum planlaması aracını kullanarak değişme ne denli hızlı olursa olsun doğru alternatif tepki stratejilerini kurgulayabilir ve uygulayabilir.