Merkez Bankası’nın açıkladığı Mayıs 2025 ödemeler dengesi verileri, cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart sonrası başlayan ve nisan ayında iyice şiddetlenen panik halinin mayıs ayında yatıştığını, ancak iki aylık sürede ortaya çıkan büyük hasarın giderilemediğini gösteriyor.
Şubat ayından başlayarak 19 Mart operasyonu öncesi ve sonrasıyla ödemeler dengesinde yaşanan hareketleri incelediğimizde dikkat çeken noktaları şöyle sıralayabiliriz:
- Nisan ayında dış ticaret açığının 9,9 milyar dolara fırlamasıyla cari açık da 7,9 milyar dolar düzeyine çıkmıştı. Dış ticaret açığı mayıs ayında 4,8 milyar dolar ile önceki aylardaki seviyelere geri geldi. Nisandaki sıçramada bir yanda ihracat tempo kaybederken diğer yanda kurlar ve gümrüklerde artış kaygısıyla öne çekilen ithalatın etkili olduğu anlaşılıyor.
- Mayıs ayı cari açığı 684 milyon dolar ile geçen yıl ile aynı düzeylerde. Esası turizm gelirlerinden oluşan hizmetler ticareti dengesindeki fazla da 5,64 milyar dolar ile geçen yılla aynı düzeylerde.
- Asıl ilgi odağımız olan sermaye hareketlerine gelince net döviz giriş ve çıkışında mart ve nisandaki sert düşüşün durduğunu ve mayısta 14,15 milyar dolar gibi güçlü bir giriş olduğunu görüyoruz. Bu geçen yılın mayıs ayından bu yana görülen en yüksek net döviz girişi.
- Buna bağlı olarak döviz rezervlerinde de benzer bir hareket var. Döviz rezervlerinde martta 15,13 milyar dolar, nisanda ise 24,99 milyar dolar gibi rekor bir kayıp yaşanmıştı. Buna karşın mayısta 13,47 milyar dolarlık bir rezerv artışı gerçekleşti. Bu da son 12 ayın en yüksek rakamı.
- Mayıstaki düzeltmeye rağmen 19 Mart operasyonunu mart ve nisan aylarında yarattığı tahribatın büyük bölümü yerinde duruyor. Mart ve nisanda toplam 27,92 milyar dolarlık net döviz çıkışı yaşanmıştı. Mayıstaki net döviz girişi iki aylık tahribatın ancak yarısını telafi edebildi. Aynı şekilde 19 Mart operasyonu, mart ve nisanda döviz rezervlerinde toplam 40,11 milyar dolarlık kayba neden olmuştu. Mayısta gerçekleşen rezerv artışı, bunun sadece üçte birini kapatabildi.
- Bu manzara kendini 12 aylık toplam döviz girişi ve rezerv hareketlerinde de net bir şekilde ortaya koyuyor. 19 Mart operasyonu öncesinde şubat ayı itibarıyla 12 aylık toplam döviz girişi 29,25 milyar doları bulmuştu. Mayıs ayında bu rakam 1 milyar dolar düzeyine kadar düşmüş durumda. Şubatta 12 aylık toplam döviz rezervi artışı 16,53 milyar dolara çıkmıştı; mayıs ayı itibarıyla 12 aylık toplamda tam tersine 15 milyar dolarlık bir rezerv kaybıyla karşı karşıyayız.
- Yabancı sıcak parada 15 Mart operasyonu üzerine iki ayda toplam 11,42 milyar dolarlık çıkış olmuştu. Mayısta bunun 6,08 milyar dolar ile yarısından biraz fazlası geri döndü. Ancak yabancı sıcak para girişinin 2,48 milyar dolar gibi önemli bir bölümünün mevduat şeklinde olması da tedirginliğin sürdüğüne işaret.
- Yerli sıcak parada ise enstrümana bağlı değişken seyir sürüyor. Portföy yatırımı şeklinde yurtdışına çıkıştaki canlılık mayısta da sürdü. Özel kesim mevduatında martta 8,35 milyar dolarlık ani bir sıçrama yaşanmıştı. Nisan ve mayısta toplam 8,14 milyar dolarlık geri dönüş gerçekleşti. Nisanda bankaların yurtdışından aldıkları kredileri kapatmaları yoluyla 10,74 milyar dolarlık rekor bir çıkış yaşanmıştı. Mayısta bu dalga durmuş gözüküyor. Veriler yurtiçi yerleşiklerin sermaye hareketlerinin kısa vadeli gelişmelere duyarlılığının yüksek olduğuna ve oynaklığının sürebileceğine işaret ediyor.
Ödemeler dengesinde mayıs ayında görülen düzeltme hareketinin arkasının gelip gelmediğini, 19 Mart operasyonunun sermaye hareketlerinde yarattığı kaygıların hangi boyutta ve ne kadar süreceğini önümüzdeki ödemeler dengesi raporlarında takip edeceğiz.