İzmir’de Tunç Soyer’in aday gösterilmemesiyle başlayan CHP içi tartışmalar, Cemil Tugay döneminde İZBETON soruşturması ve Soyer’in tutuklanmasıyla farklı bir boyuta taşındı. Aradan geçen süreçte aktörler değişti, siyasi dengeler yeniden şekillendi ancak cevapsız kalan sorular hâlâ ortada duruyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir ziyareti sırasında uzunca bir zamandır tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i de ziyaret etmiş.
İyi yapmış…
Zira önceki CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri ile Saraçhane arasında mekik dokumaktan İzmir ile pek ilgilenememişti. Kim bilir belki de Tunç Soyer artık belediye başkanı değil niye destek olalım diye düşünmüştür! Özel CHP’den ayrılıp YENİ Parti’ye genel başkan olduktan sonra zaten mitingler de bitti, artık duruşmadan duruşmaya Silivri’ye gidiliyor…
Şimdi hafızalarımızı tazelemek için biraz geriye gidelim mi?
31 Mart 2023 yerel seçimleri öncesi İzmir’de kimin aday gösterileceği bir bilmeceye dönmüştü… Son kurultayda Soyer’in, Kılıçdaroğlu’na destek verdiği o yüzden yeni yönetim tarafından istenmediği kulislerde seslendiriliyordu. Buna karşın Özel bir açıklama yapmış ve “İzmir’e dair mevcut başkanla ilgili memnuniyet anketi yapılıyor. Mevcut başkan aday olacaksa ilan edeceğiz, eğer olmayacaksa da başka aday adayları arasında bir anket çalışması yapacağız.”
Tabii bu anket işinin güvenilirliğini kimse bilmiyor!
Neyse efendim, bir süre sonra Yeni CHP yönetiminin Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı aday olarak düşündüğü ortaya çıktı. Tabii parti içi tartışmada alevlendi. Çünkü CHP'nin eski Medya, Planlama ve Sosyal Medya Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem, adaylığı söz konusu olunca Tugay'ın Karşıyaka Belediyesi’nden Cengiz Holding'e arsa sattığını öne sürmüştü. Adaylık kesinleşince Erdem, Tugay'ın Cengiz Holding ile ilişkilerine dair belgeleri sosyal medyadan paylaştı. Erdem, Cengiz Holding'e Belediye'ye ait bir arazinin değerinin altında satıldığı, kaçak yapıların ruhsatlandırıldığı gibi suçlamalarda bulundu. Erdem, Tugay'ın benzeri girişimlerinden bazılarının Kılıçdaroğlu ve dönemin CHP Genel Merkezi tarafından engellendiğini ve Tugay'ın bu nedenle çareyi "değişimci" olmakta bulduğunu ileri sürdü.
Bu tartışmalar olurken Tunç Soyer, bu ve benzeri tartışmaların muhalefeti bölmeye hizmet ettiğini vurgulayarak "Bizlere umudunu bağlamış milyonlarca vatandaşımızın inancının, sığ siyasetin kişiler üzerinden yürüttüğü oyunlara kurban edilmesini asla kabul etmiyorum" diye konuşuyordu. Yine Tunç Soyer, İzmir adayının belirleneceği Parti Meclisi toplantısından sadece beş dakika önce aday yapılmayacağını öğreniyor ve durumu “siyasi nezaketsizlik” olarak değerlendirmekle yetiniyordu.
Derken efendim, seçimler yapıldı, Cemil Tugay İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi… Aradan yaklaşık iki yıl geçti ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, 1 Temmuz 2025'te İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'de taşeron şirketler eliyle yolsuzluk yapıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında da eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun da aralarında bulunduğu 139 şüpheli gözaltına alındı. Sonrada aralarında Soyer’in de bulunduğu bir grup isim tutuklandı..
Gelin görün ki bir süre sonra ortaya çıkan belgelerden göz altılardan 8 gün önce 23 Haziran 2025 tarihli İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen Tugay imzalı bir yazıda, 24 Ekim 2024 tarihli eski bir yazışmaya istinaden toplam 1854 sayfalık İnceleme Raporu ve Tevdi Raporu'nun sunulduğu anlaşıldı.
Ardından savcılığın kısıtlama kararı olan ve detaylarına ulaşılamayan soruşturma dosyasındaysa müşteki (şikayet eden) olarak İzBB yer aldığı görüldü.
Bu bulgular üzerine İzBB'nin son seçimde koltuğa oturan başkanı Cemil Tugay'ın önceki başkan Tunç Soyer'i şikâyet ettiği konuşulmaya başlandı. Ancak Cemil Tugay tüm bu belgelerle ya da operasyonla ilgili pek söz etmedi, "Şikâyet etmedim" dedi. Soruşturmanın kendisinden önce başlatıldığını belirtti.
Aynı tarihlerde Özgür Özel de konuya ilişkin şöyle diyordu:
“Bu yapılan, işte neler konuşuluyor, neler konuşturuluyor diye bakınca şu görülüyor. Cumhuriyet Halk Partisi’ni en güçlü olduğu yerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin amiral gemisinde İzmir'de birbirine düşürebilir miyiz? Birbirlerini mi şikayet ettiler? O mu oldu, bu mu oldu? Hepsini inceliyoruz. Hepsi gözümüzün önündedir…”
Özel’in bu açıklamaları da Tugay’ın bir röportajında dile getirdiği “İZBETON dosyasını incelediğimizde gerçekten kimi yolsuzluklar ve usulsüzlükler vardı. İç denetim sürecinde ortaya çıktı. Ben niye böyle bir sorumluluğu alayım? Biz de suç duyurusu yerine bildirimde bulunduk." itirafıyla anlamsız hale geldi…
Ne var ki konu da Soyer de tıpkı adaylık için yaptırdıklarını söyledikleri anketler gibi; tıpkı Tugay’ın adaylığı sırasında Cengiz’den İmamoğlu’na kadar birçok ismin devreye girip girmediği sorusu gibi; tıpkı Tugay’ın yukarıdaki itirafı gibi unutulmaya terk edildi.
Şimdi geldiğimiz noktada Özel kendine yeni parti kurdu; Tugay, CHP’den istifa etti, Yeni Parti’ye de geçmedi; Kılıçdaroğlu mahkeme kararıyla yeniden genel başkan oldu; Soyer ise aylardır tutuklu…