Trump, içeride ekonominin iyi gitmesinden cesaret alarak dünyanın başka yerlerinde yeni “devlet destekli kapitalizm” paradigmasını daha da ileriye taşıyacak.
Atalarımız ne demiş? Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz. Spekülatif tahminlerin amacı tahmini tutturmak değil, beyin kaslarını geliştirmek için egzersiz yapmak. Gelin vakit kaybetmeden 2026 tahminlerime bakalım:
Yapay genel zekâ (Artificial General Ingelligence – AGI) bu sene de icat edilemeyecek. Yaygın kullanılan büyük dil modelleri, öğrenme ve anlamlandırmada sınıra yaklaşmış görünüyor. Bundan sonra yapay zekânın gelişme alanı, bazı kurallardan yola çıkarak düşünen modeller olacak gibi. Ancak mevcut yapay zekâ modelleri esas teşkil ettiği buluşlar 2026’da çıkmaya başlayacak:
Hukukta, argüman geliştirebilen yapay zekâ araçları çıkacak
Yapay zekâ ile geliştirilen ve önemli bir hastalığa deva olan bir ilaç olacak. Genelde büyük dil modellerini İngilizce yazdıklarımızı düzelttirmek gibi insanlık için önemsiz işler için kullansak da aslında en etkin oldukları alanlardan biri de proteinlerin genetik yapısını çözmek. İnsanların on yıllarca uğraşıp fark edemedikleri ilişkiler, yapay zekâ ile daha kolay şekilde ortaya çıkıyor.
Hukuk alanında delilleri ve içtihadı okuyup argüman geliştirebilen yapay zekâ araçları çıkacak. Şu anda sadece metin düzenlemek için kullanılan yapay zekânın ötesine giden bu araçlar öncelikle Anglosakson dünyasında yaygınlaşacak. Bu araçların pek tabii Türkçe kullanılabilmesi biraz daha zaman alır. Avukatlık işinde saat başı fiyatlama sistemi de son zamanlarını yaşayacaktır. Tabii bu durumda geleceğin kıdemli avukatlarının nasıl yetişeceği bir bilmece olmaya devam edecek. Avukatlık için yazdığım bu tahmini usta-çırak ilişkisine dayalı bilgi yoğun diğer tüm meslekler için düşünebilirsiniz.
“Yapay zekâda balon var mı yok mu?” tartışmaları sürse de hisse değerlemelerinde %10’dan fazla düşüş olmayacak. “Balon” hem teknolojinin geleceğiyle ilgili bilgi asimetrisi hem de ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni atayacağı FED başkanının faizleri düşürmesiyle büyümeye devam edecek.
Trump içeride ekonominin iyi gitmesinden cesaret alarak dünyanın başka yerlerinde yeni “devlet destekli kapitalizm” paradigmasını daha da ileriye taşıyacak. Bu çerçevede, Türkiye ile ilgili de iki tahmin yapayım:
Türkiye Varlık Fonu, Türkiye’de yapılan bir şirket birleşmesi/devralması sonucunda oluşacak şirketten hisse alacak. 2025 yılında Trump, Intel’in %10 hissesini alıp, Amerikan devletini Intel’in en büyük hissedarı yapmıştı. Çin’e yapılan çip satışlarından da devlete yüzde almaya başladı. Öte yandan Endonezya’da birleşmelerinin ardından %90 pazar payına ulaşmaları beklenen e-ticaret ve taksi pazarının iki büyük oyuncusu Gojek ve Grab, rekabet otoritesinden izin alabilmek için Endonezya varlık fonuna “altın hisse” vermeyi uygun buldular. Anlaşma tamamlanmak üzere. Bizde neden olmasın?
ABD, Türkiye’ye 40 milyar dolarlık ikili dolar swap hattı açacak
ABD, aynı 2025’te Arjantin’e açtığı 20 milyar dolarlık hat gibi, dış dengenin sürdürülebilmesi açısından ihtiyaç olursa Türkiye’ye 40 milyar dolarlık ikili dolar swap hattı açacak. Malum, Trump, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei Eylül ayında belediye seçimlerinden yenik çıkınca bu hattı açmış; böylece Milei Ekim ayındaki ara seçimleri açık farkla kazanmıştı. Trump’ın ilişkilerinin iyi olduğu ülkelere bu desteği verdiğini daha çok göreceğiz.
Son olarak, arkadaşlarınızın çoğunun hızla zayıfladığını göreceksiniz. Çünkü mucize GLP-1 ilaçlarının artık tabletleri de çıktı. Yani karından iğne yapmaya gerek kalmadı. Bu ilaçlar Türkiye’de kolaylıkla bulunabiliyor. GLP-1 ilaçlarının yeni hedef pazarı ise evcil hayvanlar olacak. Sosyal medyada daha çok arkadaşınızın kilo veren kedilerinin öncesi-sonrası fotoğraflarını göreceksiniz. Terzilik mesleği, zayıflayan insan (ve belki de hayvanların) tadilat ihtiyaçlarıyla kısa süreli bayram edecek. Restoranlar ise fiyatları sürekli artarken birden ilaç desteğiyle iştahı kesilen müşterilerle nasıl idare edeceklerini şaşıracak.