MEHMET KAYA/ANKARA
Piyasa takas fiyatının (PTF) belirli saatlerde sıfır olması durumu geçmişte de yaşandı. Son dönemde ise belirli saatler için daha sık görülmeye başlandı. EPİAŞ tarafından işletilen piyasada, saatler itibariyle bir sonraki günün elektrik talebi ile arz yönetilerek oluşan fiyat belirleniyor. Örneğin, 7 Mayıs günlü oluşan piyasada, saat 09.00 ile 15.00 arası PTF sıfır olarak belirlendi. Benzer şekilde 1, 2, 3, 6 Mayıs’ta da bazı saatlerde sıfır fiyat oluştu.
EPİAŞ’ta alımların kurallı sıralandığı, YEKDEM ya da ikili anlaşma sahibi üreticiler açısından bir olumsuzluk görünmüyor. Piyasaya satış yapan ve sistem katılım bedelleri ödeyen firmalar açısından günlük olarak kayıp anlamına gelebiliyor. Bu kayıp mutlaka zarar anlamına da gelmiyor. Sürekli işleyen piyasada bazı günler yüksek gelir de elde ediliyor. Enerji uzmanları aslında marjinal kalması gereken ancak Türkiye’de görece yüksek düzeyde kullanılan bu piyasa özelliği nedeniyle büyük zarar düşük ihtimal olarak görülüyor.
Diğer yandan, son dönemde yenilenebilir kaynaklardaki artış nedeniyle bazı alanlarda, özellikle küçük üreticilerde zorluklar oluşabiliyor. EKONOMİ’ye konuyu değerlendiren Atık Yönetimi ve Atıktan Enerji Üreticileri Derneği (TAYED) Başkanı Ali Rıza Öner, PTF’nin sıfır olmasına dair atıktan enerji üretenler açısından olumsuzluk doğurduğunu vurguladı. Öner, özellikle YEKDEM dışı olan üreticiler için risk olduğunu belirterek, “Elektrik fiyatının sıfır olduğu saatlerde üretim yapmamak en doğru ekonomik tercih olabilir. Çünkü üretici elektrikten gelir elde edemezken, şebekeye verdiği enerji için dağıtım bedeli ve diğer sistem maliyetleriyle karşı karşıya kalabilir. Ancak her üretim tesisi bu kadar esnek değildir. Özellikle çöp gazı, biyogaz, atıktan enerji, jeotermal ve bazı hidroelektrik santrallerinde üretimi durdurmak yalnızca ticari bir karar değildir” dedi.
Öner, bu unsurun çevre açısından da önemli olduğunu, biyogaz ve atıktan enerji üretiminin gaz temelli olduğunu hatırlatarak, çevre yönetimi, atık bertaraf, metan emisyonunun azaltılması, koku ve diğer olumsuzlukları da engelleyen etkileriyle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.