Dünyanın dört bir yanında denizler ve tatlı su kaynakları, kirlilik, bilinçsiz avlanma gibi nedenler yüzünden her geçen gün biraz daha tahrip ediliyor. Bu durum yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal krizlere de zemin hazırlıyor. Balık sayısı ve tür çeşitliliği ciddi şekilde azalırken, balıkçılık sanayisinin doğaya verdiği zarar da alarm verici boyutlara ulaşıyor. Tam da bu noktada, sürdürülebilir balıkçılık anlayışı büyük önem kazanıyor. Sürdürülebilir balıkçılık, bugünkü ihtiyaçları karşılarken gelecekteki nesillerin de aynı kaynaklardan faydalanabilmesini hedefleyen bir yaklaşım olarak tanımlanıyor. Sadece avlanan balık miktarı değil, avlanma yöntemleri de bu dengenin korunmasında belirleyici bir rol oynuyor.
Perakendeciler, bankalar ve şirketler kiralarken ‘Bina depreme dayanıklı mı’ diye sorar mısınız?
Müslüman ve Hristiyan dünya arasındaki gerilimin en üst seviyeye çıktığı dönemde görev yapan Papa Francis, selefinin aksine İslam dinini dışlayan bir tavır içinde olmadı. Aksine, Arap Yarımadası ve Irak’ı ziyaret eden ilk papa oldu. O’nun döneminde Vatikan, Filistin Devleti ile ilk anlaşmasını imzaladı.
5.7 milyon turisti tek başına çekti hedef turizmi 12 aya yaymak
Yeşil varlıkların muhasebeleştirilmesi ve işletmelerin finansal tablolarında sunumu