Son dönemde küresel piyasalarda yapay zekâ teması yeniden güçlü şekilde öne çıkıyor. Özellikle Nvidia, AMD, Broadcom ve TSMC gibi şirketler üzerinden şekillenen yarı iletken rallisi, teknoloji hisselerini yeniden piyasanın merkezine taşıdı. Ancak piyasadaki fiyatlamaya biraz daha geniş açıyla baktığımızda, yapay zekâ hikâyesinin artık yalnızca çip üreticilerinden ibaret olmadığını görüyoruz. Çünkü yapay zekâ büyüdükçe yalnızca işlemci ihtiyacı değil; enerji tüketimi, veri merkezi yatırımları, elektrik altyapısı ve stratejik metal talebi de büyüyor.
Bakır, AI çağının temel altyapı metalleri arasına giriyor
Bugün yapay zekâyı çalıştıran sistemlerin arkasında çok ciddi bir fiziksel altyapı yatırımı var. Veri merkezleri daha fazla elektrik tüketiyor, şebeke yatırımları hızlanıyor, kablolama ve enerji iletim sistemleri büyüyor. Bu da bakır, gümüş, alüminyum, nikel ve nadir toprak elementleri gibi metalleri yeniden stratejik hale getiriyor. Dolayısıyla AI temasını artık yalnızca teknoloji hisseleri üzerinden değil; emtia ve enerji altyapısı üzerinden de okumak gerekiyor.
Bu noktada özellikle bazı metaller öne çıkıyor. Bakır, veri merkezlerinin elektrik iletimi, güç dağıtımı ve şebeke yatırımları açısından kritik konumda. Yapay zekâ yatırımları arttıkça elektrik ihtiyacı da büyüyor; bu da bakırı AI çağının temel altyapı metalleri arasına taşıyor. Gümüş ise yüksek iletkenliği nedeniyle elektronik sistemlerde, çip bağlantılarında ve güneş panellerinde önemli rol oynuyor. Bu nedenle artık yalnızca kıymetli metal değil; aynı zamanda teknoloji ve sanayi metali olarak da fiyatlanıyor. Nadir toprak elementleri ise çip üretimi, güç elektroniği, mıknatıs teknolojileri ve batarya sistemleri açısından kritik öneme sahip.
Bu dönüşüm yatırım fonlarının içeriğine de net şekilde yansımaya başladı. Özellikle emtia temalı fonlarda artık yalnızca altın ve gümüş değil; bakır, uranyum, nadir elementler ve enerji dönüşümüne yönelik ETF’lerin de ağırlık kazandığını görüyoruz.
Örneğin TPC – TEB Portföy Birinci Fon Sepeti Fonu, bu temayı en geniş okuyan yapılardan biri. Portföyde COPX (bakır madencileri), SLV ve GMSTRF (gümüş), REMX (nadir toprak elementleri), GLD (altın), PPLT (platin) ve PALL (paladyum) gibi pozisyonlar bulunuyor. Bu yapı, TPC’yi klasik bir kıymetli maden fonundan çıkarıp, yapay zekâ altyapısının ihtiyaç duyduğu stratejik metallere yatırım yapan daha geniş temalı bir yapıya dönüştürüyor. Özellikle bakır, gümüş ve nadir element tarafı AI hikâyesine doğrudan bağlanıyor.
TGE – İş Portföy Emtia Yabancı BYF Fon Sepeti Fonu ise daha dengeli ve geniş kapsamlı bir emtia dağılımı sunuyor. Portföyde bakır, gümüş, alüminyum, nikel, petrol, doğal gaz ve altın gibi birçok farklı emtia aynı anda yer alıyor. Fonun yaklaşık %40’ı enerji, %40’ı endüstriyel metaller ve %20’si altın-gümüş tarafında konumlanıyor. Bu yönüyle TGE, yalnızca değerli metallere değil; AI veri merkezleri, enerji altyapısı ve elektrifikasyon temasına yayılmış bir yapı sunuyor.
AI–emtia bağlantısını en güçlü taşıyan fonlardan biri ise GBZ – Azimut Portföy Emtia Fon Sepeti Fonu. Portföyde COPA.L ve COPX US (bakır), REMX US (nadir toprak elementleri), URA ETF (uranyum/nükleer enerji), ALUM.LN (alüminyum) ve NICK LN (nikel) gibi pozisyonlar dikkat çekiyor. Burada bakır veri merkezi ve elektrik altyapısını, REMX çip ve güç elektroniğini, URA ETF ise AI veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı nedeniyle yeniden öne çıkan nükleer enerji temasını temsil ediyor. Bu nedenle GBZ, yapay zekânın fiziksel altyapısına en yakın duran fonlardan biri olarak değerlendirilebilir.
DFD – Deniz Portföy Emtia Serbest Fon tarafında ise daha karma bir emtia yaklaşımı görüyoruz. Lityum, temiz enerji, batarya teknolojileri, nadir metaller ve nükleer enerji temaları aynı yapı içinde yer alıyor. Özellikle LIT US Equity (lityum ve batarya teknolojileri), ICLN (temiz enerji), REMX (nadir elementler) ve NCLR LN (nükleer enerji) gibi pozisyonlar, enerji dönüşümü temasını AI yatırımlarıyla birleştiriyor.
Benzer şekilde ZCN – Ziraat Portföy Emtia Fon Sepeti Fonu da bakır, uranyum ve nadir elementler üzerinden enerji arz güvenliği ve altyapı temasına temas ediyor. Özellikle son dönemde Hürmüz Boğazı ve enerji güvenliği tartışmalarının yeniden gündeme gelmesi, bu tarz fonları daha stratejik hale getiriyor.
Sistemi taşıyacak stratejik metaller önem kazanıyor
Özetle, yapay zekâ temasını artık yalnızca teknoloji hisseleriyle sınırlı okumak yeterli değil. AI büyüdükçe çipler kadar, o çipleri çalıştıracak enerji altyapısı, veri merkezlerini besleyecek elektrik şebekesi ve tüm bu sistemi taşıyacak stratejik metaller de önem kazanıyor.
Yani yapay zekânın görünen yüzünde Nvidia ve yarı iletken şirketleri varsa, görünmeyen yüzünde bakır, gümüş, enerji ve kritik mineraller var. Bu nedenle önümüzdeki dönemde portföy oluştururken yalnızca teknoloji fonlarını değil; emtia, enerji ve kritik mineral içerikli fonları da ayrı bir başlık olarak değerlendirmekte fayda olabilir.