Son haftalarda piyasalarda öne çıkan başlıklardan biri yeniden enerji oldu. ABD–İran hattında artan gerilimle birlikte petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket hızlanırken, enerji teması yatırımcıların yeniden radarına girdi. Ancak bu kez önceki dönemlerden farklı bir tabloyla karşı karşıyayız. Çünkü artık “enerji” dediğimizde tek bir yatırım hikayesinden bahsetmek mümkün değil.
Geçmişte enerji yatırımları büyük ölçüde petrol ve doğalgaz üzerinden okunurdu. Bugün ise aynı başlık altında birbirinden oldukça farklı dinamiklere sahip fonlar var. Bu da yatırımcı açısından kritik bir ayrım yaratıyor.
Bu ayrımı en net şekilde fon içeriklerine baktığımızda görüyoruz. Örneğin AES – Ak Portföy Petrol Yabancı BYF Fon Sepeti Fonu, klasik anlamda petrole borsa yatırım fonları (ETF) üzerinden yatırım yapan bir yapı sunuyor. Bu tip fonlar jeopolitik gelişmelere en hızlı tepki veren segment. Savaşın başladığı ilk günlerde petrol fiyatlarıyla birlikte hızlı yükselişler görülebiliyor, ancak aynı şekilde tansiyonun düşmesiyle geri çekilmeler de sert olabiliyor. Bu nedenle burada daha çok kısa vadeli fiyatlama dinamikleri öne çıkıyor. Fiyat hareketine örnek vermek gerekirse, ateşkes haberi sonrası haftalık %4,6 düşüş gösteren fonda, haftasonu gelen ateşkese dair negatif haber akışı sonrası pazartesi günü %4,5 getiri ile haftalık negatifi geri aldı.
Diğer tarafta ise GZH – Garanti Portföy Temiz Enerji Değişken Fon, YJH – Yapı Kredi Portföy Temiz Enerji Değişken Fon, IKP – İş Portföy Yenilenebilir Enerji Karma Fon ve AOY – Ak Portföy Alternatif Enerji Yabancı Hisse Senedi Fonu gibi yenilenebilir enerji odaklı fonlar var. Bu fonlar güneş, rüzgar ve sürdürülebilir enerji şirketlerine yatırım yapıyor. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şu: Bu fonlar enerji temasına yatırım yapıyor gibi görünse de, fiyatlama davranışları daha çok büyüme ve teknoloji hisselerine benziyor. Dolayısıyla faizlerin yüksek seyrettiği dönemlerde baskı altında kalabiliyorlar. Çünkü alternatif enerji maliyetli ve geri dönüşü uzun vadeli bir tema, bu da faiz seviyesi ve beklentilere duyarlılığı artırıyor. Burada fon tipi de önemli, değişken fonlarda hem yerli hem yabancı hisse bulunuyor. Bu nedenle Borsa İstanbul'a duyarlılık da var. AOY ise yabancı hisse senedi fonu olduğu için sadece yurtdışı hisse senetlerine yatırım yapıyor. Bu noktada daha sert hareket ettiğini söyleyebiliriz. Bu temada volatilitesi görece daha sınırlı olan fon ise IKP. Bunun nedeni karma fon türünde olduğu için hisse senedi ve borçlanma araçları (özellikle Özel Sektör Tahvilleri) taşıması olarak belirtebiliriz. Dolayısıyla bu temada risk almak isteyen yatırımcı AOY, temayı bulundurmak isteyen ama sert dalgalanma tercih etmeyen yatırımcı ise IKP üzerinden ilerleyebilir.
Bir diğer grup ise iki dünyayı bir arada taşıyan fonlar. EVM – Deniz Portföy Enerji ve Madencilik Sektörü Değişken Fon ve KNJ – Kuveyt Türk Portföy Enerji Katılım Fonu bu anlamda daha dengeli bir yapı sunuyor. Hem geleneksel enerji hem de dönüşüm teması portföy içinde yer aldığı için, bu fonlar tek bir senaryoya bağlı kalmadan daha yaygın bir risk dağılımı sağlıyor. KNJ tarafında ise bu yapıya ek olarak katılım esaslı yatırım yaklaşımıyla, enerji temasına faiz olmayan bir alternatif üzerinden erişim sağlanıyor.
Son dönemde öne çıkan bir diğer alan ise daha spesifik enerji temalarına odaklanan fonlar. URA - - Ata Portföy Enerji Değişken Fon nükleer ve uranyum tarafına yatırım yaparken, PIL – Rota Portföy Pil Teknolojileri ve Enerji Fon Sepeti Fonu enerji dönüşümünün kritik bileşenlerinden biri olan batarya teknolojilerine odaklanıyor. Burada artık hikâye sadece enerji üretimi değil, aynı zamanda artan enerji ihtiyacının nasıl karşılanacağı. Özellikle yapay zekâ ve veri merkezleri tarafındaki büyüme, elektrik talebini ciddi şekilde artırırken nükleer enerji yeniden güçlü bir tema olarak öne çıkıyor.
Bu dönemde yatırımcı açısından en kritik nokta, enerji temasını tek bir başlık olarak değerlendirmemek. Petrol, yenilenebilir enerji ve nükleer gibi alt başlıkların her biri farklı makro dinamiklere bağlı. Jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde petrol ağırlıklı fonların getiride öne çıktığını izliyoruz. Ancak enerji temasının öneminin anlaşıldığı ve petrolün uzun vadede yedeklenmesi gerektiği çerçevede nükleer ve alternatif enerji içerikli yatırımların artması mümkün. Bu çerçevede uzun vade için temiz/alternatif ve nükleer enerji içerikli fonlar daha iyi performans sağlayabilir.