Ratingcilerin büyük önem verdiği rezervlerde ocakta hızlı bir artış vardı. Nisanda ise ciddi düşüş var. Ocakta dış kırılganlık azalıyordu, nisan ayında ise artıyor. Hal böyle olunca ocakta azalan risk algısı nisanda yeniden bozulan bir görünüm veriyor.
Türkiye ekonomisinin son üç ayda yaşadıklarını Fitch Ratings’in açıklamaları özetliyor. Daha üç ay önce “iyileşme başladı ve sürebilir” diyen Fitch, bugün “iyileşme kırılgan, riskler yeniden arttı” diyor.
Önce cuma günkü açıklamaya bakalım. Fitch, Türkiye’nin kredi notunu değiştirmedi ama görünümü “pozitif”ten “durağan”a düşürdü. Fitch özetle diyor ki; “Türkiye’de enflasyon hala çok yüksek ve ekonomi politikalarına güven tam olarak sağlanmış değil.” Açıklamadan gördüğüm kadarıyla görünüm değişikliğinin en önemli nedeni döviz rezervlerinin hızla azalması ve artan dış risklerdi. Sürpriz mi? Değil. Her ne kadar kırılgan bir ateşkes yürürlükte olsa da savaşın uzaması ve enerji fiyatlarının yükselmesi, cari açık ve enflasyonu daha da artırabilir.
Güçlü ve zayıf yanlar
Bununla birlikte açıklama dengeli. Türkiye ekonomisinin güçlü yönleri de vurgulanıyor, zayıf yönleri de. Ekonominin büyüklüğü ve çeşitliliği, kamu borcunun görece düşük seviyesi, bankacılık sektörünün sağlamlığı ve dış finansmana erişimin tüm zorluklara rağmen sürmesi güçlü yanlar arasında.
Ama bir de zayıf yanlar var. Listenin başında ise elbette enflasyonun yüksekliği yer alıyor. Döviz rezervlerindeki zayıflama, dış borç ve finansman ihtiyacının yüksekliği, ekonomi politikalarına güvenin dalgalı seyri ile siyasi ve jeopolitik riskler listedeki diğer başlıklar. Bu tablo, Fitch notu sabit bıraksa da görünümün pozitiften durağana çekilmesini açıklıyor.
Oysa aynı Fitch, yalnızca üç ay önce “iyileşme başladı ve sürebilir” diyerek görünümü pozitife çevirmişti. Yani Fitch’in Türkiye’ye bakışı 3 ayda olumlu beklentiden daha temkinli bir noktaya kaymış durumda. Artık iyileşmenin devamı konusunda eskisi kadar emin değil.
Rezervler neden kritik?
Herhalde bu bakış farklılığının arkasındaki en temel neden rezervlerdeki değişim. Ratingcilerin büyük önem verdiği rezervlerde ocakta hızlı bir artış vardı. Nisanda ise ciddi düşüş var.
Ocakta dış kırılganlık azalıyordu, nisan ayında ise artıyor. Hal böyle olunca ocakta azalan risk algısı nisanda yeniden bozulan bir görünüm veriyordu. Ve en önemlisi 3 ay önce enflasyonda düşüş süreci teması öne çıkmıştı. Nisanda ise “hala çok yüksek ve riskli” deniyor.
Akla hemen bir sonraki toplantıda ne olacağı geliyor. Acaba bir not indirimi olur mu?
Fitch şu anda “bekle–gör” pozisyonuna geçmiş durumda. Görünümü negatife çevirmedi ama olumlu beklentisini geri çekti. Yani teorik olarak bir sonraki değerlendirmede not indirimi olası senaryolar arasına girmiş diyebiliriz. Ancak bence hemen bir not indirimi gelmez. Kısa vadede böyle bir adım beklemek için henüz erken.
Notu ne düşürür?
Fitch ve diğer ratingcilerle olan yaklaşık 35 yıllık ilişkimizden gördüğüm kadarıyla bir not indirimi için başka olumsuzlukların da olması gerekiyor. Mesela döviz rezervlerinin yeniden hızlı düşmesi ve piyasaya güvenin zayıflaması not düşüşünü tetikleyecek bir faktör. Gevşek politikalara dönülmesi ve enflasyonun tekrar kontrolden çıkması, cari açık ve dış finansman ihtiyacının belirgin şekilde kötüleşmesi ya da ekonomiyi bozacak jeopolitik veya iç siyasi şoklar notumuzu bir anda aşağı çekebilir.
Yine 35 senelik deneyimimizden biliyoruz ki; bu ratingciler bir ülkenin notunu yükseltirken oldukça yavaş, kademeli ve temkinli gider ama not düşürürken hızlı hareket ederler.
Ama bana göre mevcut politika çizgisi korunur ve belirgin bir bozulma yaşanmazsa not sabit kalabilir. Ancak rezervler, enflasyon ve politika güveninde yeni bir kötüleşme olursa not indirimi ciddi bir risk haline gelir.
Not artışı mümkün mü?
Peki bir not artışı görür müyüz?
Bence kısa vadede bu da zor görünüyor. Çünkü Fitch son raporunda olumlu beklentisini geri çekti ve risklerin arttığını söyledi. Ne olursa notun artacağını da az çok biliyoruz. Döviz rezervlerinde güçlü ve kalıcı artış olmalı, enflasyon belirgin ve kalıcı şekilde düşmeli. Sıkı ve öngörülebilir ekonomi politikalarına güven artmalı. Cari açık ve dış finansman ihtiyacı azalmalı. Ayrıca piyasalarda güven artmalı ve ekonomideki dolarizasyon düşük kalmalı.
Özetle, not artışı için yalnızca kötüleşmenin durması yetmez; ekonomide belirgin ve kalıcı bir iyileşme şart.