19 Mayıs 1919, yalnızca bir bağımsızlık mücadelesinin değil; ekonomik, kurumsal ve toplumsal dönüşümün de başlangıcıdır. Gerçek doğum tarihini bilmeyen Atatürk, 19 Mayıs 1919 için “İşte benim doğum günüm” der.
19 Mayıs 1919 siyasal ve ekonomik tarihimizin dönüm noktasıdır.
Samsun’a giden vapur yola çıktığında Osmanlı Devleti az gelişmiş, aşırı borçlu ve Avrupa’nın en düşük okur-yazar oranına sahip ülkesiydi. İşgal altındaydı. Ulaşım altyapısı neredeyse yoktu; anlaşmalarla açık pazar haline getirilmiş, yarı sömürge özellikleri taşıyan bir ülkeydi.
Samsun’a giden vapur yola çıktığında Osmanlı Devleti; az gelişmiş, ağır borç yükü altında ezilen ve Avrupa’nın en düşük okur-yazar oranına sahip ülkelerinden biriydi. İşgal altındaydı. Ulaşım altyapısı yok denecek kadar zayıftı; kapitülasyonlar ve ticari anlaşmalar nedeniyle açık pazara dönüşmüş, yarı sömürge özellikleri taşıyan bir ülkeydi. Savaşların etkisiyle nüfusu hızla azalıyordu, var olan 13 milyonun önemli bir bölümü ise dul ve yetimlerdi.
Bütçe büyük açıklar veriyor, temel ihtiyaçların neredeyse tamamı ithal ediliyordu. Tarım ülkesiydi, nüfusun yüzde 80’i geçimini tarımdan sağlıyordu ama tarım ilkel yöntemlerle yapılıyordu. Sulama sistemi yoktu, tarımda kullanılan hayvanlara savaş nedeniyle el konulmuştu.
İhracat gelirlerini oluşturan tütün, fındık, ipek, pamuk ve zeytinyağı üretimi hızla geriliyordu. Müttefik arayışındaki Osmanlı’nın padişah lütfu ile gümrükleri kaldırmış olması nedeniyle yerli sanayi gelişememişti. Pamuklu ve yünlü dokuma, ipekli kumaşlar, şeker, sabun, tuğla, kiremit, porselen, cam, çatal-bıçak ve hatta un bile ithal ediliyordu. Osmanlı açıklarını kapatmak için sürekli borçlanmak zorunda olan sanayisiz bir toplumdu.
Madenleri ve demiryolları yabancılar tarafından işletilen, deniz taşımacılığı yabancılar tarafından gerçekleştirilen, finans sistemi yabancıların kontrolünde olan ve hatta parası bile yabancı ortaklı Osmanlı Bankası tarafından basılan bir ülkeydi. 1930 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuruluncaya kadar da öyle kaldı.
Cumhuriyet’e uzanan büyük bir dönüşümün ilk adımı
Ülkede dişe dokunur, ele gelir 600 dolayında işletme vardı. Bunların sadece 20- 25’i devlete aitti, geri kalanların önemli bir bölümü yabancıların kontrolündeydi.
Bandırma Vapuru 16 Mayıs 1919’da Galata Rıhtımı’ndan demir aldığında manzara buydu.
Bu nedenle 19 Mayıs 1919, yalnızca Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı değildir. Aynı zamanda çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan büyük dönüşümün ilk adımıdır.
Bugünkü modern Türkiye’nin üzerine kurulu olduğu kurumlar ve kanunlar, Türkiye ekonomisini sırtında taşıyan işletmeler ve tesisler, Türkiye’ye kimliğini kazandıran değerler 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan Amasya Genelgesi'nin yayımlanması, Erzurum ve Sivas kongrelerinin toplanması, Meclis’in açılması ve Cumhuriyet’in ilanı ile devam eden sürecin ürünüdür.
Kısacası 19 Mayıs 1919, yalnızca bir bağımsızlık mücadelesinin değil; ekonomik, kurumsal ve toplumsal dönüşümün de başlangıcıdır.
Gerçek doğum tarihini bilmeyen Atatürk, 19 Mayıs 1919 için “İşte benim doğum günüm” der.
Doğum günün kutlu olsun Atam!