Ülkemizde 2016 yılında kabul edilen kalıcı yaz saati uygulaması (KYSU), ülkenin enerji arz güvenliği ve ekonomik istikrarını hedefleyen teknik bir zaman yönetimi kararıdır. Mevsimlik saat değişiminin terk edilerek yıl boyunca GMT+3 zaman diliminde kalınması, ulusal elektrik şebekesi üzerindeki yük dağılımını optimize etmeye yönelik stratejik bir müdahaledir.
1- Coğrafi Sabitleme ve Zaman Dilimi Mimarisi
KYSU'nun teknik temeli, ülkenin coğrafi konumu ve seçilen meridyen üzerinden tanımlanır. Türkiye, yaklaşık 26 Doğu (Batı ucu) ile 45 Doğu (Doğu ucu) boylamları arasında uzanır. 2016 öncesinde kullanılan standart saat dilimi (kış saati), 30 Doğu boylamını temel alan GMT+2 idi. Bu, coğrafi olarak ülkenin orta-batı kesimlerine (Kocaeli, İstanbul) yakındı. KYSU ile kalıcı olarak seçilen zaman dilimi, Iğdır'dan geçen 45 Doğu boylamına dayanan GMT+3'tür. Bu teknik sabitleme, özellikle ülkenin batı bölgeleri için, coğrafi saat dilimi ile idari saat dilimi arasında 15 boylamlık (yani 1 saatlik) bir sapmaya neden olur. Bu durum, Güneş'in tepe noktasına ulaştığı anın (yerel öğle) idari olarak 12.00 olması yerine, yıl boyunca 13.00’e kaydırılması anlamına gelir. Bu kaydırma, gün ışığı mesaisini akşam saatlerine kaydırarak birincil hedef olan enerji tasarrufunu destekler.
2- Enerji Yönetimi Mekanizmaları ve Puant Yük Azaltımı
KYSU'nun temel ekonomik ve teknik gerekçesi, elektrik tüketim eğrisini (yük profili) yönetmek ve özellikle puant talep (peak load) anlarını optimize etmektir.
Talep Piklerinin Yumuşatılması (Peak Shaving)
Elektrik şebekesi yönetiminde en büyük zorluk, günün belirli saatlerinde aniden yükselen talebi karşılamaktır. Türkiye'de elektrik tüketiminin puant saatleri genellikle kış aylarında, iş çıkışı (17:00-19:00 arası) ile akşam yemeği ve sosyalleşme (19:00-22:00 arası) dönemine denk gelir. GMT+3 uygulaması, iş ve okul çıkış saatlerini gün ışığının halen aktif olduğu döneme kaydırır. Bu sayede, hanelerin ve ticari işletmelerin toplu aydınlatma ihtiyacı (özellikle kışın sabahları karanlıkta başlasa bile, akşamları daha geç açılan ışıklar) büyük bir hacimde 60-90 dakikalık gecikme ile devreye girer. Bu gecikme, şebekenin en kritik saatlerinde meydana gelen puant yükün şiddetini azaltır (peak shaving).
Ekonomik değer ve ithalat bağımlılığı
Türkiye, elektrik üretiminde yüksek oranda doğal gaza bağımlıdır. Puant saatlerdeki ani talebi karşılamak için devreye alınan doğal gaz çevrim santralleri, genellikle en yüksek birim maliyetle elektrik üretirler ve fiyatlandırmayı domine ederler. KYSU ile puant talebin yumuşatılması, doğal gaz santrallerinin daha az kullanılması anlamına gelir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, bu uygulama 2016-2024 periyodunda milyarlarca Türk Lirası karşılığı enerji tasarrufu sağlamıştır. Bu tasarruf, büyük ölçüde doğal gaz ithalatında kullanılan döviz çıkışının önüne geçilmesiyle gerçekleşmiştir. Bu döviz tasarrufu, makroekonomik istikrar açısından kritik bir destek sağlamaktadır.
3- Kronobiyolojik uyumsuzluğun teknik dışlanması
Uygulamanın halk sağlığı ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri yaygın bir eleştiri konusu olsa da, KYSU'nun teknik gerekçesi bu faktörleri ikincil görmektedir. KYSU, bilhassa ülkenin batı bölgelerinde "sosyal jet lag" olarak bilinen duruma neden olsa da, kararın ardındaki temel motivasyon, biyolojik ritimden ziyade kilovatsaat (kWh) tasarrufunu maksimize eden bir optimum zaman diliminin belirlenmesi olmuştur. Sabahları geç aydınlanma nedeniyle artan kısa süreli aydınlatma ve ısınma ihtiyacının getirdiği ek tüketimin, akşamları ertelenen büyük hacimli puant talep düşüşü yanında ihmal edilebilir olduğu varsayılmıştır. Bu teknik yaklaşım, KYSU'yu enerji arz güvenliğini ve ekonomik maliyet yönetimini esas alan bir şebeke optimizasyon aracı olarak konumlandırmaktadır.
4- Uluslararası kıyaslama ve sürdürülebilirlik
Gelişmiş ülkelerin (AB, ABD) çoğu mevsimlik YSU'yu sürdürürken, Türkiye'nin kalıcı GMT+3 seçimi, yüksek enerji ithalat faturası ve coğrafi konumu nedeniyle bir nevi 'enerji risk yönetimi' stratejisi olarak öne çıkmaktadır.
Sonuç olarak, Türkiye'nin KYSU kararı, enerji piyasalarının ve ithalat bağımlılığının zorladığı teknik ve ekonomik en uygun çözümü temsil etmektedir. Bu uygulama, şebeke üzerindeki stresi azaltarak ve döviz bazlı enerji maliyetlerini düşürerek ekonomik sürdürülebilirliğe doğrudan katkıda bulunsa da, coğrafi genişlik ve biyolojik etkiler nedeniyle sosyal maliyetleri de beraberinde getiren bir mühendislik kararıdır.