Amerikan donanmasının Hürmüz'deki ablukasını İran tankerleri aşamıyor. Ülkenin marttaki ihracat hacmi, bu ay yüzde 70 düştü. Mevcut üretim hızıyla İran'ın depolarının dolmasına sadece 20 gün kaldı. Üretimi kısmak siyasi bir tercih olmaktan çıkarak fiziksel bir zorunluluğa dönüştü.
Küresel enerji arzında, şubattan beri günlük iki buçuk milyon varillik kapasite devre dışı kaldı. Körfez ülkeleri üretimi mecburen yavaşlattı. İran’daki bu kördüğüm, daha geniş çaplı bir daralmaya işaret ediyor. Mayısın ortalarında dev bir kesinti masaya gelebilir. Piyasalar söz konusu kaybın boyutunu henüz tam olarak fiyatlamadı. Yatırımcılar anlık hareketlere odaklanıyor. Ancak sistemik risk sahadaki lojistik kilitlenmeyle büyüyor. Ne var ki Tahran yönetimi bu daralmanın mali yansımasını şimdilik hissetmiyor. Çin'e giden kargoların teslimi ve ödemelerin hesaba geçmesi aylar sürüyor. Rejimin önünde 3-4 aylık bir finansal tampon bulunuyor. Nakit akışı kesintiye uğramadığı için diplomasi masasına oturma aciliyeti de öteleniyor.
Ufuktaki petrol dar boğazı, enflasyon beklentilerini bozarak Merkez Bankası’nın manevra alanını daraltabilir. Başkan Karahan'ın son açıklamaları da sıkı duruşun tavizsiz süreceğini gösteriyor. Parasal sıkılaşma takvimi uzuyor. İçeride zaten tartışılan kur ve faiz politikaları, bu dış dalgayla tam bir açmaza dönüşebilir. Reel sektörün tahammül sınırı zorlanacak. Üretim çarklarındaki yavaşlama, istihdam piyasasını da sert bir sınava sokacaktır.