81 ilde, 15 bini aşkın hizmet noktasında ve 6 bin çalışanıyla faaliyet gösteren Wilco Group, endüstriyel temizlikte susuz ve düşük su tüketimli teknolojilerle ilk etapta yıllık su kullanımını yüzde 20 azaltmayı hedefliyor. Wilco Group Kurucusu ve CEO’su Mehmet Avcı, temizlik hizmetlerinin artık yalnızca emek yoğun bir operasyon değil; veri, mühendislik, teknoloji ve sürdürülebilirlik performansıyla yönetilmesi gereken stratejik bir alan olduğunu söylüyor.
Temizlik sektörü yıllarca görünmeyen bir hizmet alanı olarak kaldı. Oysa artık mesele yalnızca hijyen değil; su tüketimi, kimyasal kullanımı, atık yönetimi, çalışan sağlığı ve karbon ayak iziyle doğrudan bağlantılı büyük bir sürdürülebilirlik başlığı.
Türkiye’de endüstriyel temizlik faaliyetlerinde yılda en az 7,3 milyon ton su kullanıldığı tahmin edilirken, sektörün “arka plandaki destek hizmeti” olmaktan çıkıp ESG gündeminin ölçülebilir bir parçası haline gelmesi kaçınılmaz görünüyor.
Wilco Group Kurucusu ve CEO’su Mehmet Avcı’ya göre yeni dönem, “daha fazla su daha iyi temizliktir” anlayışının yerine; daha az su, daha az kimyasal, daha çok veri ve daha akıllı hijyen yönetimini koyuyor.
Endüstriyel temizlik faaliyetlerinde yılda en az 7,3 milyon ton su kullanılıyor
“Uzun yıllar boyunca temizlik sektörü daha çok operasyonel bir hizmet alanı olarak değerlendirildi. Ancak bugün geldiğimiz noktada, endüstriyel temizlik; su tüketimi, kimyasal kullanımı, atık yönetimi, karbon ayak izi ve çalışan güvenliği gibi çok kritik başlıklarla doğrudan ilişkili bir sürdürülebilirlik alanına dönüşmüş durumda. Bu nedenle artık yalnızca hijyen sağlayan bir sektör değil, aynı zamanda çevresel etkisi yüksek bir operasyon yönetimi alanından söz ediyoruz. Türkiye genelinde endüstriyel temizlik faaliyetlerinde yılda en az 7,3 milyon ton su kullanıldığını öngörüyoruz. Su artık sınırsız bir kaynak değil; özellikle iklim krizi, kuraklık riski ve kentleşmenin hızlanmasıyla birlikte stratejik bir kaynak haline geldi. Dolayısıyla suyu yoğun kullanan her sektör gibi temizlik sektörünün de ESG perspektifinde yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Bir AVM’nin, fabrikanın, hastanenin ya da lojistik merkezinin hijyen operasyonu; ne kadar su tüketildiğini, ne kadar kimyasal kullanıldığını, çalışanların hangi koşullarda görev yaptığını ve atıkların nasıl yönetildiğini doğrudan etkiliyor. Yani temizlik artık ‘arka planda kalan bir destek hizmeti’ değil; sürdürülebilirlik performansının önemli bir parçası. Gelecekte yalnızca temizleyen değil; daha az su tüketen, daha az kimyasal kullanan ve daha düşük çevresel etki yaratan şirketler rekabet avantajı sağlayacak.”
İlk hedef su kullanımını yüzde 20 azaltmak
“Susuz temizlik teknolojileriyle ilk etapta yıllık su kullanımını yüzde 20 azaltma hedefimiz teorik değil; saha verileri, pilot uygulamalar ve operasyon analizlerine dayanan gerçekçi bir dönüşüm hedefi. Biz uzun süredir farklı sektörlerdeki temizlik operasyonlarını ölçüyor, hangi alanlarda ne kadar su tüketildiğini analiz ediyoruz. Özellikle büyük ölçekli tesislerde su kullanımının önemli bir kısmının geleneksel yöntemlerden kaynaklandığını görüyoruz. Bu nedenle mevcut operasyonlarda teknolojik dönüşüm ve süreç optimizasyonuyla ciddi bir tasarruf potansiyeli bulunduğunu tespit ettik. Mikrofiber bazlı ileri yüzey teknolojileri, buhar sistemleri, düşük nemli temizlik ekipmanları, kontrollü dozajlama sistemleri ve kimyasal optimizasyonu sayesinde aynı hijyen standardını çok daha düşük kaynak kullanımıyla sağlayabiliyoruz. Buradaki temel yaklaşım, ‘daha fazla su daha fazla hijyen getirir’ anlayışını değiştirmek. Aslında doğru teknoloji ve doğru uygulama ile daha az su kullanarak daha yüksek verim elde etmek mümkün. Eğitim, veri takibi ve standartlaşma da sürecin önemli parçaları.”
Temizlik hizmetlerinin veri ve mühendislikle yönetilmesi gerek
değil, veriyle ve mühendislikle yönetilmesi gereken bir alan. Günlük 600 ton su tüketimi gibi rakamlar, bu alanın çevresel ve operasyonel etkisinin sanıldığından çok daha büyük olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de hijyen denetimleri doğru uzmanlar tarafından yapılmıyor çünkü ülkemizde bunu gıda mühendisleri yapıyor. Mesela Almanya’da hijyen mühendisleri var ve Hijyen Teknik Üniversitesi var. Biz Türkiye’de Hijyen Mühendisliği dalının teknik üniversitelerde kurulmasına yönelik talebimizi her fırsatta dile getiriyoruz. Mevcut durumda her şirket kendi eğittiği alaylı personelle bu işi sürdürmeye çalışıyor ama bunun maliyeti hem firmalar hem de toplum için çok yüksek.”
Sektör daha “akıllı kullanım” dönemine giriyor
“Bugün dünyada ‘akıllı temizlik’ yaklaşımı yaygınlaşıyor. Sensör destekli sistemler, IoT teknolojileri, otomasyon çözümleri ve veri analitiği sayesinde temizlik operasyonları daha ölçülebilir hale geliyor. İnsan kaynağı çok önemli ancak geleceğin temizlik yönetiminde teknoloji, veri analitiği ve mühendislik yaklaşımı belirleyici olacak. Biz de bu dönüşümü bir operasyon değişimi değil, sektörün geleceğini yeniden tanımlayan stratejik bir dönüşüm olarak görüyoruz. Sektörün geleceğinin daha az su, daha az kimyasal, daha çok veri ve daha ölçülebilir hijyen yönünde şekilleneceğini düşünüyoruz. Sektör ‘daha fazla tüketim’ değil, ‘daha akıllı kullanım’ dönemine giriyor. Daha az su, daha az kimyasal ve daha yüksek verimlilik yeni dönemin standardı olacak.”
■ Susuz temizlik uygulamalarına gerekli ilgi gösterilmiyor
“Wilco olarak susuz temizlik uygulamalarını bazı kurumlarda başlattık. Susuz temizlik hizmetinde, dozajı önceden ayarlanmış kimyasallarla temizlik yapılmasını mümkün kılan hazır mop sistemleri, hem su tüketimini azaltıyor hem de hijyen standartlarını yükseltiyor. Her MOB (temizlik aparatı) ile yaklaşık 25 metrekarelik alan temizlenirken, kontrollü kimyasal kullanımı sayesinde çalışan sağlığı ve operasyonel verimlilik destekleniyor. Yapılan ölçümlere göre, bu teknoloji mikrop yayılımını yüzde 90’ın üzerinde engelliyor. Özellikle okullar ve hastaneler için geliştirilen bu sistem, hijyen risklerini azaltırken, kamusal alanlarda sürdürülebilir temizlik uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Ancak kurumların ve kamusal alanların susuz temizlik uygulamalarına gerekli ilgiyi henüz göstermiyor.”
