Yapay zekâ dünyasında bugüne kadar en fazla modeller, uygulamalar ve kullanıcıya doğrudan ulaşan çözümler konuşuldu. Ancak şirketlerin yapay zekâdan gerçek anlamda değer üretmesini belirleyen asıl unsur, çoğu zaman görünmeyen bir katmanda bulunuyor: Veri altyapısı.
Doğru, güvenilir ve güncel veriye sahip olmayan bir şirketin, en gelişmiş yapay zekâ sisteminden bile sağlıklı sonuç alması kolay değil. Yerli veri platformu Hardal’ın aldığı 1 milyon 550 bin dolarlık yatırım, yatırımcıların giderek daha fazla bu altyapı katmanına yöneldiğini gösteriyor.
Simya VC liderliğinde gerçekleşen yatırım turuna, Türkiye Kalkınma Fonu ve ODTÜ Teknokent ortaklığıyla kurulan Invest101, Maxis Ventures ile Shark and Partners katıldı. Hardal, yatırımla küresel pazarlardaki büyümesini hızlandırmayı, ekibini genişletmeyi ve yapay zekâ altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor.
Hardal Kurucu Ortağı ve CEO’su Barış Gürbüzler’e göre şirketlerin veri yönetimi ihtiyacı köklü biçimde değişti. Geçmişte markalar, kullanıcı verilerini toplarken bugüne kıyasla çok daha geniş hareket alanına sahipti. Ancak tarayıcı kısıtlamaları, iOS gizlilik güncellemeleri, KVKK, GDPR kullanıcıların artan mahremiyet beklentileri bu dönemi sona erdirdi. Gürbüzler, “Geçmişte şirketler pazarlama verilerini toplarken daha rahat davranabiliyordu. Bugün hem kullanıcılar bu konuda çok daha hassas hem de KVKK ve GDPR gibi yasal zorunluluklar var. Eskiden göz ardı edilen veri sahipliği artık çok önemli hale geldi” diyor.
Hardal, şirketlerin internet siteleri, iOS ve Android uygulamaları, CRM sistemleri ve pazarlama araçlarından gelen verileri tek bir altyapıda topluyor. Farklı kaynaklardan gelen dağınık verileri standartlaştırıyor, güvenli biçimde yönetiyor ve analitik ya da reklam sistemlerine aktarılabilir hale getiriyor. Gürbüzler, Hardal’ın çözümünü yalnızca bir ölçümleme aracı olarak tanımlamıyor. Platformun asıl hedefinin, şirketlerin kendi verileri üzerinde yeniden kontrol sağlamasına yardımcı olmak olduğunu belirtiyor: “Hardal, kurallara uygun şekilde markaların kendi verilerini maksimum doğrulukta toplayıp yönetmelerini sağlıyor. Bu sayede şirketler daha doğru pazarlama stratejileri geliştirebiliyor.”
Eksik veri yanlış karar demek
Yapay zekâ çağında verinin önemi yalnızca pazarlama performansını ölçmekle sınırlı değil. Şirketlerin kullandığı yapay zekâ modellerinin, otomatik karar sistemlerinin ve kişiselleştirme araçlarının kalitesi de doğrudan beslendikleri veriye bağlı.
Gürbüzler, “Verisi olmayanın yapay zekâdan faydalanması çok zor. Eksik veriyle beslenen model size yanlış kararlar aldırıyor. Reklam bütçenizi yanlış yere harcıyorsunuz, yanlış kitleye konuşuyorsunuz, yanlış ürünü öne çıkarıyorsunuz” diyor.
Hardal’ın odaklandığı yeni alanlardan biri de yapay zekâ ajanlarının yarattığı dijital trafik. Yapay zekâ tabanlı arama sistemleri ve dijital asistanlar yaygınlaştıkça, şirketlerin internet siteleri artık yalnızca insanlar tarafından ziyaret edilmiyor.
Gürbüzler, birçok şirketin sitesini hangi yapay zekâ ajanlarının ziyaret ettiğini henüz bilmediğine dikkat çekiyor. Gürbüzler, “Bu veri, markaların yapay zekâ kanallarına yaptıkları içerik ve pazarlama yatırımlarının etkisini ölçebilmeleri açısından giderek daha önemli hale geliyor” diye ekliyor.
Küresel ölçekte geçerli bir problemi çözüyor
Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu ise Hardal yatırımında kendilerini ikna eden en önemli unsurun, girişimin hızla büyüyen ve küresel ölçekte geçerli bir problemi çözmesi olduğunu söylüyor. Şirketlerin kullanıcı davranışını anlamaya, pazarlama performansını ölçmeye ve müşteri verisini daha verimli kullanmaya çalıştığını belirten Bahçıvanoğlu, bunu gerçekleştirmenin giderek zorlaştığına dikkat çekiyor: “Cookie kısıtları, tarayıcı engellemeleri, iOS gizlilik güncellemeleri ve regülasyonlar nedeniyle şirketlerin dijital veriyi doğru biçimde toplaması artık çok daha zor.”
Bahçıvanoğlu’na göre Hardal’ın farkı, yalnızca daha iyi pazarlama ölçümü sunması değil. Platform aynı zamanda veri sahipliği, regülasyon uyumu ve yapay zekâ sistemleri için güvenilir bir veri zemini oluşturuyor.
Değer, uygulamadan önce altyapıda oluşuyor
Bugün pek çok girişim kendisini doğrudan yapay zekâ başlığı altında konumlandırıyor. Bahçıvanoğlu ise yatırımcıların yalnızca son kullanıcıya görünen uygulamalara değil, bu uygulamaların çalışmasını sağlayan altyapıya da bakması gerektiği görüşünde. “Bir şirketin doğru, güvenilir, güncel ve kendisine ait verisi yoksa yapay zekâdan alacağı verim sınırlı kalıyor” diyen Bahçıvanoğlu, geleceğin önemli teknoloji şirketlerinin bir bölümünün uygulama katmanında değil, veri altyapısında ortaya çıkacağını düşünüyor. Regülasyonların sıkılaşması, üçüncü taraf veriye erişimin zorlaşması ve markaların müşteri verisini daha kontrollü yönetme ihtiyacı, birinci taraf veri altyapılarını da önemli bir yatırım alanına dönüştürüyor.
■ PAZARLAMA VERİ DÜNYASI DEĞİŞİYOR
Hardal’ın öncelikli hedefi, Türkiye’de elde ettiği deneyimi uluslararası pazarlara taşımak. Şirketin çözmeye çalıştığı veri kaybı, ölçümleme, gizlilik ve veri sahipliği sorunları ise yalnızca Türkiye’ye özgü değil.
Bahçıvanoğlu’na göre Hardal’ın global pazardaki en güçlü avantajı burada yatıyor. Girişim, farklı ülkelerde şirketlerin yaşadığı ortak bir soruna, teknik olarak güçlü ancak müşterinin kolay anlayabileceği bir çözüm sunuyor. Ürünün sunduğu faydanın doğrudan gelir ve performans sonuçlarına bağlanabilmesi de önemli bir avantaj. Daha doğru veri, daha sağlıklı ölçüm, daha iyi kampanya optimizasyonu ve daha verimli müşteri yönetimi, yatırımın şirkete sağladığı değerin somut biçimde ölçülebilmesini sağlıyor.
Gürbüzler, yatırım sonrasında en önemli önceliklerinin global büyüme olduğunu belirtiyor: “Türkiye pazarında çok değerli öğrenimler elde ettik. Bunları yurt dışında da uygulamayı planlıyoruz. Pazarlama veri dünyası değişiyor. Amacımız bu değişime öncülük ederek pazarlamacılar için eksik veriden korkulmayan bir dünya yaratmak.”