Türkiye’nin güçlü olduğu iki alan, tarım ve tekstil, yeni bir sanayi hikâyesinde buluşuyor. Nazar Tekstil’in Oleatex’e yaptığı stratejik yatırım; zeytin endüstrisinin yan ürünlerini moda, otomotiv, mobilya ve farklı sektörler için biyobazlı malzemelere dönüştüren Oleatex’in ölçeklenmesini hedefliyor. Nazar Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Ceylan Balduk Kurtul, “Bu yatırımı klasik bir finansal yatırım değil, üretim gücü ile malzeme mühendisliğinin buluştuğu stratejik bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz” diyor.
Bir zeytinin hikâyesi çoğu zaman yağ çıkarıldıktan sonra sona eriyor. Geriye kalan pirina, çekirdek ve organik yan ürünler ise üretim sürecinin yükü olarak görülüyor. “Bir üretim sürecinin geride bıraktıkları, başka bir sektörün hammaddesine dönüşebilir mi?” sorusuna, döngüsel ekonomi modeli cevap veriyor: Atığı sistemin dışına itmek yerine, onu yeni bir üretim sürecinin girdisine dönüştürmek.
Nazar Tekstil’in biyobazlı ileri malzeme teknolojileri geliştiren Oleatex’e yaptığı yatırım, bu modelin önemli bir örneği. Oleatex, zeytin işleme sürecinde ortaya çıkan yan ürünleri malzeme bilimi ve mühendislikle yeniden değerlendirerek moda, tekstil, otomotiv, mobilya, ambalaj ve tasarım sektörlerinde kullanılabilecek yüksek katma değerli malzemelere dönüştürüyor. Bu ortaklığın ilham veren tarafı, köklü bir sanayi kuruluşunun üretim tecrübesi ile genç bir malzeme şirketinin inovasyon kabiliyetinin aynı büyüme hikâyesinde buluşması.
Nazar Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Ceylan Balduk Kurtul, “Biz bu yatırımı klasik bir finansal yatırım olarak görmüyoruz. Bizim için bu, üretim gücü ile malzeme mühendisliği odaklı inovasyonun buluştuğu stratejik bir yol arkadaşlığı” diyor.
Nazar Tekstil, tekstil üretimi yapan ve küresel markalar için çalışan bir sanayi şirketi. Balduk Kurtul, sürdürülebilirliğin şirket açısından bir iletişim başlığı değil, üretim anlayışının temel unsurlarından biri olduğunu vurguluyor. Şirket, yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde tükettiği elektriğin yaklaşık iki katını üretebilecek kapasiteye ulaşmış durumda. Ar-Ge, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim şirketin uzun vadeli büyüme yaklaşımının merkezinde yer alıyor. “Oleatex yatırımı da bizim için bu vizyonun malzeme tarafındaki doğal devamı” diyen Nazlı Ceylan Balduk ile yeni yatırımlarını konuştuk:
Klasik bir yatırım değil, stratejik bir yol arkadaşlığı
“Biz bu yatırımı klasik bir finansal yatırım olarak görmüyoruz. Bizim için bu, üretim gücü ile malzeme mühendisliği odaklı inovasyonun buluştuğu stratejik bir yol arkadaşlığı. Nazar Tekstil olarak üç kuşaktır tekstil üreten bir sanayi şirketiyiz. Dünya markalarına üretim gerçekleştiriyoruz, yıllardır Ar-Ge’ye yatırım yapıyoruz ve bugün tükettiğimiz elektriğin yaklaşık iki katını yenilenebilir enerji yatırımlarımız sayesinde üretebiliyoruz. Dolayısıyla sürdürülebilirlik bizim için sonradan gündemimize giren bir konu değil; iş yapış biçimimizin temelini oluşturuyor. Tekstil sanayisinin içinden geliyoruz. Bu nedenle bir malzemenin sadece nasıl göründüğüne değil; nasıl üretildiğine, nasıl ölçeklenebileceğine ve uzun vadede sürdürülebilir olup olmadığına da bakıyoruz. Oleatex genç bir girişim, ancak bizi etkileyen yalnızca geliştirdiği ürün değildi. Zeytin endüstrisinin çevresel yük oluşturabilen yan ürünlerini yüksek katma değerli biyobazlı malzemeye dönüştürmesi, GANNI ve Castelli Milano gibi uluslararası markalar için ticari üretim yapıyor olması, dünyanın önde gelen otomotiv üreticilerinden biriyle yürüttüğü projeler ve Amazon Devices Climate Tech Accelerator programına seçilmiş olması, bunun yalnızca iyi bir fikir değil, küresel ölçekte karşılık bulan güçlü bir inovasyon olduğunu gösterdi.”
Doğaya yük olabilecek bir kaynağı yeniden ekonomiye kazandırıyor
“Bu modelin en değerli tarafı, aynı anda hem çevresel hem de ekonomik değer üretebilmesi. Zeytin işleme sürecinde ortaya çıkan pirina, çekirdek ve diğer organik yan ürünler doğru değerlendirilmediğinde çevresel yük oluşturabiliyor. Oleatex ise bu biyolojik yan ürünleri malzeme mühendisliğiyle yüksek katma değerli biyobazlı bir malzemeye dönüştürerek tamamen yeni bir değer zinciri oluşturuyor. Yani doğaya yük olabilecek bir kaynağı yeniden ekonomiye kazandırıyor. Türkiye’nin burada çok önemli bir avantaj var. Dünyanın önde gelen zeytin üreticilerinden biriyiz. Aynı zamanda güçlü bir tekstil üretim altyapımız ve sanayi kültürümüz var. Tarım, sanayi ve Ar-Ge aynı ekosistemde buluştuğunda yalnızca tekstil üreten değil, kendi malzemesini geliştiren ve yüksek katma değer ihraç eden bir ülke olabiliriz. Bence bu yatırımın en heyecan verici tarafı da bu vizyon.”
Yeni nesil malzemelerde en önemli eşik laboratuvar değil, sanayi
“Yeni nesil malzemelerde en önemli eşik laboratuvar değil, sanayidir. İyi bir fikir geliştirmek kıymetlidir ama onu her gün aynı kaliteyle, aynı standartta ve rekabetçi maliyetlerle üretebilmek çok daha zordur. Oleatex bugün ürününü ticarileştirmiş, uluslararası markalarla ürün geliştirme süreçleri yürüten ve ölçeklenme aşamasına geçmiş bir girişim. Ortaklığımızın zamanlamasını da bu nedenle çok doğru buluyoruz. Nazar Tekstil olarak yıllardır dünya markalarının kalite standartlarına göre üretim yapan bir şirketiz. Üretim planlaması, kalite yönetimi, süreç verimliliği ve sanayileşme konusundaki bilgi birikimimizi bu yolculuğa aktarmayı hedefliyoruz.”
Geleceğin malzeme ekosistemi
“Bugün biyobazlı malzeme geliştiren birçok değerli girişim var. Oleatex’i farklılaştıran ise yalnızca kullandığı hammadde değil. Öncelikle çevresel yük oluşturabilen zeytin endüstrisi yan ürünlerini yüksek katma değerli bir malzemeye dönüştürüyor. İkinci önemli fark ise kullanım alanlarının çeşitliliği. Bugün geliştirilen malzeme; çanta, ayakkabı, cüzdan, kartlık, kemer, ajanda ve saat kayışı gibi aksesuarlardan mobilya döşemelerine ve otomotiv iç trim uygulamalarına kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Bence burada geliştirilen şey yalnızca alternatif bir deri değil; farklı sektörlerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek, ölçeklenebilir yeni nesil bir malzeme platformu. Biz de Oleatex yatırımını yalnızca bugünün ürünüyle değil, gelecekte oluşturabileceği malzeme ekosistemiyle değerlendiriyoruz.”
ÖNEMLİ RAKAMLAR
- 9 milyon ton: Yıllık ortalama ortaya çıkan zeytin pirinası miktarı.
- Yüzde 75: Yağ üretimi için işlenen zeytinin pirinaya dönüşen bölümü. 1.000 kilogram zeytinden 750 kilogram pirina ortaya çıkıyor.
- Yüzde 90’a kadar: Oleatex’in mevcut formülündeki biyobazlı içerik oranı.
- Yüzde 95-100: Yeni nesil ürünlerde ulaşılması hedeflenen biyobazlı içerik oranı.
- 6 kat: Geleneksel deriye kıyasla daha düşük olduğu belirtilen karbon ayak izi.
(Kaynak: www.oleatex.com)
