7582 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesine eklenen düzenleme uyarınca, 4875 sayılı Kanun kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurum kazancından indirilebilecektir.
Türkiye, çok uluslu şirketlerin yalnızca üretim ve satış faaliyetlerini değil, bölgesel yönetim ve yüksek katma değerli hizmet fonksiyonlarını da ülkeye çekmeyi hedefleyen yeni bir vergi teşvik sistemi oluşturuyor. Bu kapsamda 7582 sayılı Kanun ile mevzuatımıza giren “nitelikli hizmet merkezi” düzenlemesi, uluslararası şirket grupları bakımından dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir imkân sunuyor.
Uygulama esasları için Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 26 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği Taslağı ile 334 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Taslağı hazırlanmıştır. 26 Seri No.lu Taslak kurumlar vergisi indirimini; 334 Seri No.lu Taslak ise nitelikli hizmet personeline sağlanan ücret istisnasını açıklamaktadır.
Nitelikli hizmet merkezlerine ilişkin teşvikler iki ana başlıktadır: Yurt dışından elde edilen kazançlara yönelik kurumlar vergisi indirimi ve çalışan nitelikli hizmet personeline sağlanan ücret istisnası. Bu yönüyle düzenleme, hem kurum kazancı hem de istihdam maliyeti bakımından önemli avantajlar içermektedir.
Nitelikli hizmet merkezi nedir?
Nitelikli hizmet merkezi kavramı, 7582 sayılı Kanun ile 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na eklenen düzenleme ile mevzuata girmiştir. Genel olarak nitelikli hizmet merkezi; en az üç farklı ülkede faaliyet gösteren bir şirketler topluluğunun parçası olan ve Türkiye’de sermaye şirketi olarak kurularak grup içindeki ilişkili şirketlere nitelikli hizmet sunan yapıdır.
Bu merkezlerin temel özelliği, Türkiye’den yurt dışındaki grup şirketlerine finans, hukuk, risk, strateji, yönetim, nakit ve likidite yönetimi gibi fonksiyonlara ilişkin hizmet sunmalarıdır.
Bu nedenle her hizmet şirketinin kendisini nitelikli hizmet merkezi olarak kabul etmesi mümkün değildir. Merkezin gerçekten 4875 sayılı Kanun’daki tanıma girmesi, grup yapısının ve verilen hizmetlerin bu kapsama uygun olması gerekir.
Kurumlar vergisi indirimi nasıl uygulanacak?
7582 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesine eklenen düzenleme uyarınca, 4875 sayılı Kanun kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurum kazancından indirilebilecektir.
Bu oran bazı bölgelerde daha da avantajlıdır. Yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren merkezler ile katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri bakımından indirim oranı %100 olarak uygulanacaktır.
Teşvik 20 hesap dönemi boyunca uygulanacak
Nitelikli hizmet merkezlerine tanınan kurumlar vergisi indiriminin en dikkat çekici yönlerinden biri süresidir. Düzenlemeye göre bu indirim, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap dönemi dahil olmak üzere yirmi hesap dönemi boyunca uygulanacaktır. Faaliyete geçilen hesap döneminin kıst dönem olması halinde, bu dönem de bir hesap dönemi olarak dikkate alınacaktır.
Bu nedenle teşvik kısa süreli bir avantaj değil, yatırım kararlarını etkileyebilecek uzun vadeli bir düzenleme niteliğindedir.
Kazancın yurt dışından elde edilmesi şart
İndirimden yararlanılabilmesi için kazancın münhasıran nitelikli hizmet merkezi faaliyeti kapsamında ve yurt dışından elde edilmesi gerekir. Nitelikli hizmet merkezi olarak kurulan bir şirketin bütün gelirleri otomatik olarak indirim kapsamına girmez. Sadece bu faaliyet kapsamında yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde edilen kazançlar indirim konusu yapılabilir.
Şirketin Türkiye içindeki müşterilere verdiği hizmetlerden elde ettiği gelirler, esas faaliyet dışı gelirleri, faiz gelirleri, kur farkları, duran varlık satış kazançları veya olağan dışı gelirleri bu kapsamda değerlendirilemez. Bu nedenle hizmet sözleşmeleri, fatura açıklamaları ve muhasebe kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.
Türkiye’ye transfer ve kayıt şartı
İndirimden yararlanmanın bir diğer önemli şartı, yurt dışından elde edilen kazancın ilgili hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesidir. Süresinde Türkiye’ye transfer edilmeyen kazançlar, daha sonra Türkiye’ye getirilse dahi bu indirimden yararlanamayacaktır.
Nitelikli hizmet merkezi kazanç indirimi, doğru bir muhasebe altyapısı da gerektirir. İndirim kapsamındaki hasılat, maliyet ve gider unsurları ile indirim kapsamı dışında kalan unsurların ayrı izlenmesi gerekir. Aynı şirket bünyesinde farklı faaliyetlerin yürütülmesi halinde, teşvik kapsamındaki kazancın diğer gelir unsurlarıyla karıştırılmaması önem taşır.
26 Seri No.lu Tebliğ Taslağında, bu indirimin yurt içi asgari kurumlar vergisi hesabında kurum kazancından düşülebilecek indirimler arasında sayılması da öngörülmektedir. Böylece teşvikin asgari kurumlar vergisi nedeniyle fiilen etkisini kaybetmesinin önüne geçilmek istenmiştir.
Ücret istisnası da var
Nitelikli hizmet merkezlerine ilişkin teşvik sistemi yalnızca kurumlar vergisi indirimiyle sınırlı değildir. 334 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği taslağında, bu merkezlerde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerine ilişkin gelir vergisi istisnasına da yer verilmiştir.
Buna göre, nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilmektedir. İstanbul Finans Merkezi ve belirli endüstri bölgelerinde bu sınır 5 kat olarak uygulanmaktadır. Gelir vergisinden istisna edilen ücret kısmı bakımından damga vergisi istisnası da söz konusudur.
Sonuç
Nitelikli hizmet merkezi düzenlemesi, Türkiye’nin yüksek katma değerli hizmet ihracından daha fazla pay alma hedefi açısından önemli bir adımdır. Bu merkezlerin yurt dışından elde ettikleri kazançlara %95, İstanbul Finans Merkezi ve uygun endüstri bölgeleri bakımından ise %100 kurumlar vergisi indirimi tanınması, düzenlemeyi uluslararası şirket grupları için cazip hale getirmektedir.
Bununla birlikte teşvikin güvenli şekilde uygulanabilmesi için merkezin gerçekten nitelikli hizmet merkezi tanımına girmesi, kazancın münhasıran bu faaliyetten ve yurt dışından elde edilmesi, süresinde Türkiye’ye transfer edilmesi ve muhasebe kayıtlarının bu ayrımı gösterecek şekilde tutulması gerekir.