Non-dom şartlarını sağlayan kişi, yurt dışındaki mevcut ve belgelenebilir varlıklarını Türkiye’ye serbestçe getirebilmelidir. Bu transfer tek başına gelir vergisi doğurmaz. Varlık barışı burada zorunlu bir yol değil, yalnızca riskli veya belirsiz dosyalarda tercih edilebilecek ihtiyari bir güvenlik mekanizmasıdır.
Yurt dışından Türkiye’ye yerleşmeyi düşünenlerin son dönemde en çok sorduğu sorulardan biri şu: Non-dom şartlarını sağlayan bir kişi, yurt dışındaki parasını, dövizini, menkul kıymetini veya diğer sermaye unsurlarını Türkiye’ye getirirken ayrıca varlık barışından yararlanmak zorunda mıdır?
Kanaatimce cevap hayırdır.
Türkiye’ye yerleşecek kişinin, yurt dışında elde edilmiş ve yurt dışı kaynaklı olduğu tevsik edilebilen mevcut varlıklarını Türkiye’ye transfer edebilmesi için varlık barışına başvurması zorunlu değildir. Çünkü tartışma, paranın Türkiye’ye getirilip getirilemeyeceği değil; bu transfer için ayrıca vergisel koruma rejimine ihtiyaç olup olmadığıdır.
Sermaye transferi zaten serbesttir
Öncelikle unutulmamalıdır ki varlık barışı, kişiye parayı Türkiye’ye getirme izni veren bir düzenleme değildir. Türkiye’de kambiyo rejiminin genel yaklaşımı sermaye hareketlerinde serbestliktir. 32 Sayılı Karar uyarınca yurda döviz ithali ve yurttan döviz ihracı serbesttir. Türkiye’de ve dışarıda yerleşik gerçek kişilerin bankalar aracılığıyla kişisel sermaye hareketlerine ilişkin yurt dışından yurt içine ve yurt içinden yurt dışına yapacakları transferler de serbesttir. Menkul kıymetlerin ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda girişi ve çıkışı bakımından da temel ilke serbestliktir.
Dolayısıyla non-dom kişi bakımından ilk cevap şudur: Kişi parasını Türkiye’ye getirmek için varlık barışına muhtaç değildir. Varlık barışının fonksiyonu transfer izni vermek değil, şartları sağlanırsa bildirilen varlıklar bakımından vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması koruması sağlamaktır.
Non-dom düzenlemesinin amacı
Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/D maddesi, Türkiye’de yerleşik sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna ediyor. Devlet burada esasen şunu söylüyor: “Türkiye’ye yerleşirsen yurt dışı kazanç ve iratlarını 20 yıl vergilemeyeceğim.”
Böyle bir düzenlemenin, kişiyi Türkiye’ye çağırıp yurt dışındaki ekonomik varlığını dışarıda bırakmayı amaçladığı söylenemez. Aksine doğal sonucu, kişinin yurt dışındaki birikimini, sermayesini ve yatırım kapasitesini Türkiye’ye getirebilmesidir. Bu kişiye “gel, yurt dışı gelirini vergilemeyeceğim; ama o gelirlerden oluşan parayı getirirsen varlık barışına gir” demek, düzenlemenin amacıyla bağdaşmaz.
Para transferi yeni gelir değildir
Temel ayrım burada ortaya çıkar: Gelirin elde edilmesi başka, elde edilmiş servetin transferi başkadır.
Kişi Türkiye’ye yerleşmeden önce yurt dışında çalışmış, ticaret yapmış, şirket satmış, temettü, faiz veya kira geliri elde etmiş olabilir. Bu gelirler kişinin Türkiye’de yerleşik olmadığı dönemde ve yurt dışında oluşmuşsa, paranın sonradan Türkiye’deki hesaba aktarılması yeni bir gelir yaratmaz; yalnızca mevcut servetin yer değiştirmesidir.
333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’ndeki 13 No.lu örnek de bu yaklaşımı destekler. Örnekte, BAE’de ikamet eden ve Türkiye’de yerleşik olmayan kişinin Türkiye’deki banka hesabına yurt dışından para transfer etmesi ve Fransa’daki gayrimenkulünün kira gelirini bu hesaba göndermesi, Türkiye’de vergilendirilecek bir işlem sayılmamıştır. Bu doğrudan bir non-dom örneği değildir; ancak mantığı önemlidir. Yerleşik değilken yurt dışında oluşan gelirin Türkiye’ye transferi tek başına vergi doğurmuyorsa, non-dom şartlarını sağlayarak Türkiye’ye yerleşen kişinin mevcut varlığını Türkiye’ye getirmesi de tek başına gelir vergisi doğurmamalıdır.
Varlık barışı ne işe yarar?
Varlık barışı ayrı bir müessesedir. 7582 sayılı Kanun’la Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 19. madde, yurt dışındaki para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027’ye kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesine imkân tanıyor. Bildirilen varlıkların iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi gerekiyor. Genel oran %5; belirli sürelerle vadeli hesap, devlet iç borçlanma senedi, kira sertifikası veya girişim sermayesi yatırım fonunda tutma taahhüdü verilirse oran %0 ile %4 arasına iniyor. 1 Ocak 2027’den sonraki bildirimlerde bu oranlara yarım puan ekleniyor.
Varlık barışının asıl işlevi, şartlara uyulduğunda bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmamasıdır. Yani varlık barışı bir bildirim ve koruma rejimidir; non-dom ise bir gelir vergisi istisnasıdır. Bu nedenle iki düzenlemeyi aynı kefeye koymamak gerekir.
Ne zaman varlık barışı düşünülebilir?
Non-dom şartlarını temiz biçimde sağlayan kişi için varlık barışı çoğu durumda gereksiz bir maliyet ve prosedürdür. Buna karşılık bazı dosyalarda ihtiyari bir güvenli alan olarak değerlendirilebilir.
Örneğin son üç yıl şartı tartışmalıysa, varlığın yurt dışı kaynağı yeterince belgelenemiyorsa, paranın bir kısmının Türkiye kaynaklı gelirlerden oluşma ihtimali varsa, geçmişte ticari veya serbest meslek kazancı yönünden mükellefiyet riski bulunuyorsa, varlıklar kişi adına değil şirket veya üçüncü kişiler adına görünüyorsa ya da kişi açık bir inceleme koruması istiyorsa varlık barışı ayrıca gündeme gelebilir.
Ancak bunlar dışında, şartları temiz bir non-dom kişinin sırf parasını Türkiye’ye getirdiği için varlık barışına girmesi gerektiği söylenemez.
Burada önemli olan, kişinin gerektiğinde paranın yurt dışı kaynaklı olduğunu, Türkiye’de yerleşik olunmayan dönemde veya istisna kapsamındaki yurt dışı kazançlardan oluştuğunu ve non-dom şartlarını taşıdığını belgeleyebilmesidir. Bankaların MASAK ve uyum süreçleri kapsamında kaynak ve işlem amacı sorabilmesi de bu sonucu değiştirmez; bu, transferin vergilendirilmesi değil, finansal sistemin uyum denetimidir.
Sonuç
Non-dom şartlarını sağlayan kişi, yurt dışındaki mevcut ve belgelenebilir varlıklarını Türkiye’ye serbestçe getirebilmelidir. Bu transfer tek başına gelir vergisi doğurmaz.
Varlık barışı burada zorunlu bir yol değil, yalnızca riskli veya belirsiz dosyalarda tercih edilebilecek ihtiyari bir güvenlik mekanizmasıdır.
Aksi yorum, yani “yurt dışı gelirini vergilemeyeceğim ama o gelirlerden oluşan paranı getirirken varlık barışına gir” demek, hem sermaye transfer serbestisiyle hem de non-dom düzenlemesinin ekonomik amacıyla bağdaşmaz.