Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleri sosyal güvenlikte meslek hastalığı olarak kabul edilmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), bu tür hastalıkların tespiti ve değerlendirilmesi sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Sigortalının çalıştığı iş yerinde maruz kaldığı zararlı etkenlerin meslek hastalığına sebep olup olmadığını belirleyen süreç, iş sağlığı ve güvenliği açısından da büyük önem taşımaktadır.
Meslek hastalığının şartları
Sosyal güvenlik yönünden bir hastalığın meslek hastalığı olarak kabul edilebilmesi için bazı şartların yerine getirilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede;
- İlgili kişinin sosyal güvenlik yönünden sigortalılık niteliğinin bulunması,
- Hastalığın yapılan işin niteliği veya işin yürütüm şartları sonucu ortaya çıkması,
- Hastalığın, SGK Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alması ve Yönetmelikte belirtilen süre içinde meydana gelmesi,
- Meslek hastalığı olduğuna SGK Sağlık Kurulunca karar verilmesi unsurlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.
Meslek hastalığının tespiti
Meslek hastalığının tespit edilmesi süreci, genel olarak çalışanın şikayeti üzerine başlamaktadır. Çalışan, meslek hastalığından şüphelendiğinde işyeri hekimine ya da SGK tarafından yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarına başvurmaktadır. Hastalığın meslek hastalığı olup olmadığına ilişkin kesin teşhis, bu sağlık kuruluşlarının yaptığı tetkik ve değerlendirmeler sonucunda belirlenmekte ve eğer çalışan, meslek hastalığına yakalanmış ise, bu durum raporlanmakta ve SGK'ya bildirilmektedir.
Dolayısıyla, sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğu;
- SGK tarafından yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve bu raporun dayanağı diğer tıbbi belgelerin,
- SGK tarafından gerekli görülmesi halinde işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbi sonuçları ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin,
SGK Sağlık Kurulunca incelenmesiyle tespit edilmektedir.
Meslek hastalığı olarak
kabul edilen hastalıklar
Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalıklar meslek hastalığı olarak kabul edilmektedir.
Meslek hastalıkları, çeşitli sektörlere ve iş kollarına göre farklılık gösterebilmektedir.
Genel olarak, meslek hastalıkları kimyasal, fiziksel, biyolojik ve ergonomik etkenlerden kaynaklanan hastalıklar olarak dört ana grupta toplanmaktadır.
Kimyasal etkenlere maruz kalan çalışanlar, solunum yolu hastalıkları, deri hastalıkları ya da zehirlenmeler gibi sorunlar yaşayabilir.
Fiziksel etkenler ise genellikle işitme kaybı, kas-iskelet sistemi bozuklukları ya da göz problemleri şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Biyolojik etkenlere bağlı meslek hastalıkları, genellikle enfeksiyon hastalıkları olup, özellikle sağlık sektörü çalışanları bu tür risklerle karşı karşıya kalabilmektedir.
Ergonomik etkenler ise, sürekli tekrarlayan hareketler sonucu oluşan kas ve eklem hastalıklarına yol açmaktadır.
Kömür madenlerinde çalışan sigortalıların tutuldukları “Pnömokonyoz” ve “Antrekozis", mermer ocakları veya kot taşlama işyerlerinde çalışanların tutuldukları “Silikozis”, tütün işletmelerinde çalışan sigortalıların yakalandıkları “Tabakozis” hastalığını meslek hastalıklarına örnek verebiliriz.
Hangi hastalığın meslek hastalığı sayılacağı, bu hastalıkların işten ayrıldıktan ne kadar zaman sonra ortaya çıktığı, meslek hastalığının o işten ileri gelmiş kabul edilmesi ve meslekte kazanma gücü kayıp oranı gibi hususlar, SGK’nın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Meslek hastalığı istatistikleri
SGK tarafından yayımlanan istatistiklere göre, 2024 yılında meslek hastalıklarıyla ilgili olarak bildirilen toplam vaka sayısı 888 civarındadır. Ancak meslek hastalığı tanısının konulması ve raporlanmasında eksiklikler olduğundan, bu sayının gerçekte daha yüksek olma ihtimali bulunmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) verilerine göre de, her yıl dünya genelinde yaklaşık 3 milyon iş kazası ve meslek hastalığına bağlı ölüm vakası meydana gelmektedir.
AB İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre, AB genelinde en çok raporlanan meslek hastalıkları arasında kas-iskelet sistemi bozuklukları, solunum yolu hastalıkları ve işitme kaybı gibi rahatsızlıklar yer almaktadır. Türkiye'de meslek hastalıklarına en çok maruz kalan iş kolları ise ağır sanayi, maden işçiliği ve tekstil sektörleridir. Bu veriler, meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik farkındalığın artırılması ve iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin yaygınlaştırılması gerekliliği ortaya koymaktadır.
Meslek hastalığı halinde sağlanan haklar
Meslek hastalığına yakalanan çalışanlara sosyal güvenlik yönünden çeşitli haklar sağlanmaktadır.
Bu haklar, çalışanın iş gücü kaybı oranına ve hastalığın derecesine göre farklılık göstermektedir.
Bu çerçevede, meslek hastalığı halinde SGK tarafından sigortalıya;
- Geçici iş göremezlik durumunda, her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi,
- Sürekli iş göremezlik halinde, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması,
- Meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması,
- Meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi,
- Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi şeklinde yardım sağlanmaktadır.
Sürekli iş göremezlik geliri
Sürekli iş göremezlik geliri, meslek hastalığı sonucunda çalışanın iş gücü kaybı yaşadığı durumlarda devreye girmektedir.
Bu çerçevede, SGK tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının (Sağlık Bakanlığı’na bağlı Meslek Hastalıkları Hastaneleri, Eğitim ve Araştırma Hastaneleri, Devlet Üniversitesi Hastaneleri) sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden SGK Sağlık Kurulu’nca meslekte kazanma gücünün %10 ve üzerinde azaldığının tespiti halinde sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmaktadır.
İşverenlerin meslek hastalığı olaylarını SGK’ya bildirme yükümlülüğü
İş kazası bildirimlerin süresinde yapılıp yapılmadığı SGK tarafından kontrol edilmekte ve idari para cezası uygulamasında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 26 ncı maddesinde öngörülen cezalar uygulanmaktadır.
Uygulanacak idari para cezası tutarı ise 6331 Kanunun 26 ncı maddesinde işyerinde çalışan sayısı ve işyerinin tehlike sınıfına göre farklı şekilde belirlenmiştir.
Buna göre; meslek hastalığı bildirimlerinin süresinde yapılmaması halinde 2026 yılında uygulanacak olan idari para cezaları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
|
MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİMİ İDARİ PARA CEZASI TUTARLARI (2026)
|
|||
|
Tehlike Sınıfı |
10’dan Az Çalışanı Olan |
10-49 Arası Çalışanı Olan |
50 ve Fazla Çalışanı Olan |
|
Az Tehlikeli |
44,443 |
44,443 |
66,664 |
|
Tehlikeli |
55,553 |
66,664 |
88,886 |
|
Çok Tehlikeli |
66,664 |
88,886 |
133,329 |
İşverenlerin meslek hastalığı olaylarını süresinde bildirmemeleri durumunda yukarıda belirtilen idari para cezalarına ilave olarak bildirimin SGK’ya yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği de SGK tarafından işverenlerden tahsil edilmektedir.
Yine, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının meslek hastalığı tanısı koydukları vakaları en geç 10 gün içinde SGK'ya bildirmemeleri halinde 44.443 TL idari para cezası uygulanmaktadır.