Bolu Mengen’in aşçılık merkezi olmasının öyküsü İstanbul’un fethi dönemlerine kadar uzanır. 19 yaşında ikinci kez tahta çıkışının üzerinden geçen 2 yıl gibi çok kısa süre sonra İstanbul’u Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katan ve Fatih Sultan Mehmet adını alan 2’nci Mehmet, sarayın mutfağını kurma görevini Mengenli Yakup Ağa’ya verir. Aldığı sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirir Yakup Ağa. Osmanlı mutfağı yemek kültürünün oluşmasına önderlik yaptığı gibi Mengen’in de bu alanda nam salmasına vesile olur.
Memleketinde pek çok aşçı yetiştirir. Meslek kasabada çok sevilir. Yüzyıllar geçer. Mengen için Ata mesleğinin yanı sıra bir kültürdür aşçılık. Hatta ilk meşrutiyette Kastamonu’ya bağlı, ikinci meşrutiyette bağımsız sancak olan, 1923’te de vilayet olan (Cumhuriyet’in 100’üncü yılında Bolu’nun da il olmasının yüzüncü yılıydı) Bolu da Mengen’den deyim yerinde ise aşçılık konusunda ‘el alır’.
Bana bu konuda kısa araştırma yapıp yukarıdaki satırları kaleme almamı sağlayan ise üç yetenekli genç aşçının başrol aldığı bir etkinlik oldu. Her üçünün de Mengenli ve okul arkadaşı olduğunu öğrendim o gece. Mengen Anadolu Aşçılar Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nden mezun olduktan sonra, 3 yetenek de ayrı ayrı rotalarda, başarı dolu kariyer yolculukları yapıyor. Hali hazırda da İstanbul’un üç güzide beş yıldızlı otelinde sürdürüyorlar mesleklerini.
CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’un harika Boğaz manzarasını tepeden gören, Izaka Terrace restoranındayız… Akşam vakti. Nezih topluluk, Boğaziçi’nin ışıltılarıyla renklenen kokteylin ardından Izaka Terrace’da yemek düzenine geçmiş, heyecanla yukarıda bahsettiğim üç şefin zihninde şekillendirdikleri ağırlığın Hindistan olduğu Uzak Doğu mutfaklarından özgün ürünleri tatmak için sabırsızlanıyor.
Üç şefe gelince; ev sahibi mekanın Izaka Terrace’ın Head Chef’i Serhat Eliçora, Raffles Hotel İstanbul’da yer alan İsokyo Restaurant Executive Chef’i Okan Aydemir ve Swissôtel The Bosphorus bünyesinde hizmet veren Madhu’s İstanbul Executive Chef’i Soner Kesgin’in iş birliğiyle hazırlanan özel menü, şeflerin kendi mutfak kültürlerinden ilham alarak yarattıkları imza tabaklarıyla sunulacak. Geceden elde edilen tüm gelir de TOÇEV’e (Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı) destek olarak bağışlanacak.
TOÇEV, 31 yılda 8 milyon çocuğa dokundu
CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul Marka ve İletişim Direktörü Fatma Bilgen’in sıcak açılış konuşmasının ardından söz alan TOÇEV Mütevelli ve Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Uygun, “31 yıldır Türkiye’nin dört bir köşesinde toplam 8 milyon çocuğa ulaşan bir kurumuz. En büyük alkışı CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’a istiyorum. Tüm bayramlarda, özel günlerde CVK yanımızda. Bu akşam da CVK ve değerli şeflerinin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikten elde edilecek gelir, kışlık dağıtımlarında kullanılacaktır” dedi.
Konuşma sırası şeflere gelmişti. Izaka Terrace’ın Executive Şefi Serhat Eliçora, iki değerli şef ile birlikte gastronomik olarak çok değerli bir akşam yemeği menüsü hazırladıklarını kaydetti. Raffles Hotel İstanbul’da yer alan İsokyo Restaurant Executive Chef’i Okan Aydemir, “Serhat ve Soner şeflerimi çok uzun yıllardır tanıyorum. Mengen’de aynı okulda okuduk. Serhat çocukluk arkadaşım. İlkokuldan liseye beraber okuduk. Soner ustam, kariyerimde çok önemli etkisi olan abimdir. Mezun olduğumuz okul, Mengen’de kökümüz oraya dayanıyor. Bu akşamki projenin bir parçası olduğum için çok mutluyum” dedi. Swissôtel The Bosphorus bünyesinde hizmet veren Madhu’s İstanbul Executive Chef’i Soner Kesgin de üç şef etkinliğinin çok değerli olduğunu ifade ederek, “Gastronomi bir kültür ve birliktelik, bütünlük paylaşımdır” diye konuştu.
Mengen Aşçılık Lisesi 40’ıncı hizmet yılına girdi
Her üç şefin de mezun olduğu okul Mengen Aşçılık Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi. Türkiye’nin ilk kez olarak Mengen’de 1981 yılında düzenlenmeye başlanan gastronomi festivalinin bir ürünü olarak, yıllar içinde artan ilgiyle birlikte 1985’te açılıyor. Türkiye’nin ilk aşçılık okulu olarak 40 yıldır öğrenci yetiştiriyor, köklü bir okul olarak vizyon sunan eğitiminden geçen mezunların dünya çapında şef olarak yetişmelerine imkan yaratıyor.
Geceye özel hazırlanan benzersiz menü, üç şefin her birinin kendi hikâyesini yansıttığı tabaklarla gastronomi sanatının farklı yorumlarını aynı sofrada buluşturdu. Misafirler hem gastronomik bir yolculuğa çıktı, hem de şeflerin sahne üzerindeki etkileşimleriyle unutulmaz anlara tanıklık etti. Izaka Terrace’ın ev sahipliğinde gerçekleşen Chef’s Table Gecesi, lezzetin, kültürün ve dayanışmanın aynı sofrada buluştuğu anlamlı ve ilham verici bir deneyim sundu. Bu özel gecede sunulan menü, Serhat Eliçora’nın Deniz Tacı ile başladı. Ardından, ara sıcak olarak Okan Aydemir’in hazırladığı çıtır Antalya Patlıcanı ve Serhat Eliçora’nın Ördek Mantısı servis edildi. Ana yemekte ise Soner Kesgin’in hazırladığı Madhu’s Etli Royal Seti sunuldu. Finalde ise Serhat Eliçora’nın hazırladığı Islak Hurmalı Kek konukların damaklarında unutulmaz bir tat bıraktı.
