ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda 28'inci konserini veren Fazıl Say, üç farklı sanatçıyla aynı sahneyi paylaşırken yalnızca piyanosuyla değil, zarif sunumları ve ev sahipliği duygusuyla da geceye damga vurdu. Flüt sanatçısı Aslıhan And Say, saksafon virtüözü Asya Fateyeva ve mezo-soprano Seda Kırankaya, birbirini tamamlayan üç ayrı konserle unutulmayacak bir müzik akşamına imza attılar.
ENKA Açıkhava Tiyatrosu, 6 Temmuz akşamı yine bir Fazıl Say konserine ev sahipliği yaptı. Üç değerli sanatçı ile paylaştı sahnesini. Her biri üç mini konser olan sanatçıların performanslarına, piyanosu ve yüreklendiren takdim konuşmalarıyla eşlik etti. Bizler konuk, kendisi ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda her zaman hissettirdiği şekliyle ev sahibi gibiydi.
Piyanist ve besteci Fazıl Say için ENKA’da sahne almak ne kadar yüksek anlamlar taşıyorsa, dinleyicisi için de ENKA konserlerinde Fazıl Say’ı dinlemek o kadar özel, bana göre. ENKA Açıkhava’da 28 yıldır kesintisiz konser veriyor Fazıl Say. Son yıllardaki performansını kaçırmadan takip etmiş bir hayranı olarak sahnede üstün yeteneklerini sergileyen sanatçı olduğu kadar, hem de bir ev sahibi sanki. Konuklarıysa; bizler, yani karşısındaki dinleyicileri ve yanı sıra zaman zaman sahneyi paylaştığı sanatçılar aynı zamanda.
Üç yıl önce ENKA Açıkhava’da Genco Erkal ile birlikte sergiledikleri, gökteki yıldızların yere indiği hissini veren o muhteşem performansı izleyenler arasında unutacak olan var mıdır acaba? Elinde mikrofonu ve olanca gücüyle; o gece ne kadar farkındaydık bilmiyorum, izleyicisine son kez seslenen bir dev sanatçıya, hemen arkasında, saygı duruşunu hepimizden önce sergiliyordu Fazıl Say.
10 Temmuz 2023 gecesindeki performansıyla ENKA Açıkhava seyircisine veda eden Genco Erkal, bir yıl sonra yine bir temmuz günü aramızdan ebediyen ayrılacak, son sahnesini izleyenler olarak hüzünle sıvanmış karmakarışık duygular içerisinde kala kalacaktık.
Yine bir ENKA Açıkhava gecesindeydik geçen hafta. Fazıl Say sahnede yine ev sahibi, bizler konukları olarak karşısındaydık. Sahnede de yanında üç konuğu vardı. Her birini sıraları geldikçe zarif sözlerle sahneye davet etti. Piyanosu ile Aslıhan And Say’a, Türkiye’de ilk kez sahne alan Kırımlı saksafon sanatçısı Asya Fateyeva’ya ve Seda Kırankaya’nın şarkılarına en dost hâliyle eşlik etti.
Üç konserin ilkinde Fazıl Say’ın kendisine ithaf ettiği eseri Bosphorus Romance’ı seslendirdi eşi Aslıhan And Say. Türkiye’de ilk kez çalınıyordu eser. Fazıl Say, “Almanya ve İsviçre’de çalındı, Türkiye’de ilk kez bu gece dinliyorsunuz” diyordu. Piyanodan ve Aslıhan And Say’ın flütünden, Bosphorus Romance’a ait çok sesli, çok kültürlü melodiler yayıldı, Boğaziçi sırtlarındaki ENKA Açıkhava’nın büyülü ortamına.
Gecenin bir başka ilkini de Kırımlı sanatçı Asya Fateyeva üzerinden yaşadı dinleyici. Türkiye’de ilk kez çalıyordu Fateyeva. Say’ın 2013’te Japon saksafon sanatçısı Nobuya Sugawa için bestelediği, içinde Anadolu motiflerine, Bektaşi müziğine ve cazdan esintilere yer verdiği Saksafon Süiti’ni seslendirdi. Fazıl Say’ın, Fateyeva için saksafonun dünya çapında yükselen değerlerinden olduğuna ilişkin sözlerine, konserin ardından hemen herkes katılacaktı. Aldığı güçlü alkışlara verdiği mahcubiyetle karışık tebessümünü, topraklarımıza daha sık geleceğinin işaretlerinden saydım kendi adıma. Şiire, şiir bestelemeye ayrı bir düşkünlüğü olduğu bilinir Fazıl Say’ın. Çılgın Nar Ağacı albümünde bu sevdasını doya doya yansıtır. Murathan Mungan’dan Ahmet Telli’ye, Ahmet Arif’ten Metin Altıok’a, Ahmet Erhan’dan Nâzım Hikmet’e uzanır bestelediği şiirler.
Gecenin son konseri, mezo-soprano vokalist Seda Kırankaya’nın Fazıl Say’ın işte bu albümünde yer alan şarkıları seslendirmesiyle gerçekleşti. Seda Kırankaya’dan yansıyan duygusal derinlik, son eser İnsan İnsanda zirveye çıkarak nihayetlendi. Sözlerini 16. yüzyıl ozanı Muhyiddin Abdal’dan alan eserde, Kırankaya’ya âdeta gönül sesleriyle eşlik etti seyircisi.
Toplam 80 dakika süren konser dizisi bitmiş, Fazıl Say’ın ev sahipliğinde yine usta işi bir davetin sonuna gelmiştik. Her üç sanatçı da biz seyirciler de bu konukluktan çok mutlu olmuştuk. Seneye yine aynı duyguları yaşamak için buluşma sözü veren benzerlerimizle yan yana yürüyerek ayrıldık ENKA Açıkhava’dan.
tansu yeğen, metot yolculuğuna çıkarıyor
İŞ yaşamının içinde olanlar için Tansu Yeğen ismi çok şey ifade eder. Parlak kariyerinin yanı sıra sosyal yönü güçlü, sivil toplum kuruluşlarıyla yakın, çevresine açık kişiliği ile de öne çıkmış bir profesyonel yöneticidir. Çalıştığı şirketlerindeki lider kavramının içini dolduran iyi yöneticiliğinin dışında, iş alanlarında gelişimin önünü açan sektör olan teknolojinin, ‘kendi söküğünü dikme’sinde, usta terziler arasındadır. Elimde, CEO Plus tarafından ilk baskısı 2021 yılında yapılmış kitabı duruyor Tansu Bey’in. 40 Metotla Kariyerini ve Kişiliğini Parlat kitabı, adından da anlaşılacağı gibi ‘metot’ temasını işliyor. Yalnızca iş yaşamında değil, onu da kapsayacak şekilde yaşamın içinde metot sahibi olmanın kavramsal şifreleri üzerinde duruyor. Bunu yaparken, sade, basit üslubu deniyor ve başarıyor. Etkin iletişimden, büyümeye, kriz yönetiminden, beyin fırtınasına, değişimden, dijital dönüşüme 40 başlık konu ediliyor kitapta. “Geçmişime ve bugünüme baktığımda görüyorum ki bu hayatta metotsuz ve yöntemsiz olmak, denizde pusulasız seyretmekle aynı şey. Bu kitapta amacım bazı şeyleri biraz daha stratejik ve farklı yapmanızı sağlayarak sizi güçlendirmek” diyor, Tansu Yeğen. Anılar, örnekler, soru yanıtlar eşliğinde, samimiyeti ve sakin üslubuyla amacına ulaşan 40 Metotla Kariyerini ve Kişiliğini Parlat, tavsiye listemde yer aldı.
