MEHMET KAYA/ANKARA
Savunma ve havacılık ile ilişkili kritik teknolojilerde liselerden başlayarak tüm ekosistemin insan kaynağını uzun vadeli olarak yönetme amacıyla başlatılan Milli Yetkinlik Hamlesi ikinci yılını tamamladı.
Cumhurbaşkanlığı kütüphanesinde ikinci yıl dönümünde yapılan değerlendirme toplantısına, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün katıldı.
Cevdet Yılmaz konuşmasında savunma sanayiinde Türkiye’nin gelişmeleri önceden görerek harekete geçtiğini ve küresel ölçekte başarı sağladığını vurgulayarak, ihracatta 2026’da da bir rekor kırılmasını beklediğini kaydetti.
Türkiye’nin savunma sanayii alanında tam bağımsızlığın sadece ürünlerde değil, bu ürünleri sürekli olarak geliştirecek insan kaynağının yetiştirilmesinde de bağımsızlık anlamına geldiğini belirten Yılmaz, Milli Yetkinlik Hamlesinin bütüncül bir yaklaşımla planlanmasından etkilendiğini kaydetti.
Savunma sanayiinde çalışan sayısının 120 bine ulaştığı bilgisinin verildiğini kaydeden Yılmaz, Türkiye’ye olan insan ilgisinin de arttığını, ASELSAN’dan ayrılan çalışan sayısından daha fazla yurt dışından katılım olduğunu kaydetti. Küresel gelişmelerin ülkeleri savunma alanında yatırıma yönelttiğini, Türkiye’nin bu süreci öngörerek daha önce stratejik olarak sektörü geliştirmeye başladığını kaydeden Cevdet Yılmaz, “Bu nedenle yetkinlik açığını, en az teknoloji açığı kadar kritik bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz, “Nitelikli iş gücüne yapılan yatırım, orta ve uzun vadede daha yüksek katma değerli üretim ve ihracat kapasitesi olarak ekonomimize geri dönmektedir. Aynı şekilde yıllar içinde oluşturulan bilgi ve tecrübenin korunması ve yeni kuşaklara aktarılması da stratejik bir anlam taşımaktadır” diye konuştu.
Cevdet Yılmaz, kendisine hediye edilen “İşi Ehline Verin” Ayetinin bulunduğu özel hat görselini alırken de “Sadece bunu yapsak, çok şeyi yapmış oluruz” dedi.
Savunma Sanayi Başkanı Görgün: Egemenliğin sessiz devri
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de teknolojik bağımsızlığa vurgu yaparak, bağımsızlığın geniş bir alana yayıldığına, “Kritik teknolojilerde dışa bağımlılık, egemenliğin sessizce devredilmesidir” sözleriyle işaret etti.
Savunma sanayisinde çalışanların yaş ortalamasının 34 olduğunu, bunun büyük bir potansiyel oluşturduğunu kaydeden Görgün, “Bugün savunma sanayimiz, geliştirdiği platformlarla dünyanın dört bir yanında güven duyulan bir marka haline gelmiştir. Savunma sanayisi ihracatında ilk 10 ülke arasına girmek üzereyiz. Başkanlığımızda ve şirketlerimizde her hafta onlarca uluslararası heyet ağırlar hale geldik. Bu ilginin ardında muhakkak platformlarımızın başarıları var. Ancak savunma sanayi şirketlerimizdeki çalışanların yaş ortalaması 34. Milyar dolar seviyesinde bulunan bazı şirketlerimizin yaş ortalaması 30'un altında. Türkiye, genç ve yetkin insan kıymeti sayesinde önümüzdeki on yıllar boyunca dost ve müttefiklerin ihtiyaçlarını da karşılayacak noktadadır. Savunma sanayimize olan talebin ardında yine insan var” diye konuştu.