Ülke olarak henüz Ar-Ge’den inovasyona geçemedik! Bu savımı güçlendiren en somut örneklerden biri, son yıllarda yaşanan gelişmeler. Maalesef ülkemizde bazı kurumsal firmalar inovasyon ekiplerini dağıttı. Bunun birçok gerekçesi olabilir; ancak temel nedenlerden biri, henüz inovasyonun ne olduğunu ve doğasının nasıl işlediğini tam olarak anlayamamış olmamız. Bir dönem yapılan havalı inovasyon tiyatroları ve inovasyonun “corporate branding” etkisini yitirmesinin ardından, inovasyona çoğu zaman bir “cost center” olarak bakıyoruz. Oysa inovasyon inisiyatifleri gerçek etkisini en erken 5 yıl sonra ortaya koyar. Bir-iki yıllık çalışmaların sonuçları yanıltıcı olabilir.
Böylesine çalkantılı bir dönemde, Türkiye inovasyon ekosisteminin önemli oyuncularıyla kurum içi girişimcilik çalışmalarını tüm artı ve eksileriyle tartıştık. Ülkedeki en iyi örnekleri ortaya çıkaran inovasyon liderleri, yeni başlayacak olanlarla tecrübelerini paylaştı. Gerek şahsen moderatörlüğünü yaptığım bu panelde tartışılan başlıklardan gerekse literatürdeki en iyi uygulamalardan hareketle, kurum içi girişimciliği zayıflatan hatta engelleyen noktaları şöyle özetleyebilirim:
- Tepe yönetimin konuyu sahiplenmemesi
- Stratejik odakların belirlenmemesi
- Program hedeflerinin netleştirilmemesi
- Paydaşlar arasında değişen beklentiler ve uyumsuzluk
- Ödüllendirme mekanizmalarının iyi tasarlanmamış olması
- Motive edecek ödüllerin bulunmaması
- Kurum içi girişimcilere rutin işlerinin dışında inovasyon için ayrıca zaman verilmemesi
- Yetenek eksikliği
- Programların iyi yapılandırılmamış olması
Başarılı örneklere baktığımızda ise bazı ortak özellikler görüyoruz: Çalışanlar kendi sorumluluklarını yürütürken inovasyon fikirlerini de ilerletebiliyor. Kurum içi girişimciler zamanlarının yaklaşık %20’sini inovasyon için değerlendirebiliyor. Fikirleri ürüne ya da yeni bir şirkete dönüşürse ne kazanacaklarını biliyorlar. İyi ekipler ve mentorlarla çalışıyorlar. Kurum içinde tutkulu kişileri bu projelere çekebiliyorlar. Tepe yönetim koşulsuz destek veriyor. Hızlı kazanımlar sunabiliyorlar. İnovasyon sistem ve süreçleri şirketin kültürüne ve sektörün gerçeklerine göre tasarlanıyor. Unutmamak gerekir ki inovasyonu yapan insandır. İnovasyon yöneticileri, İK ile birlikte çalışanları ikna ediyor ve doğru zemini hazırlıyorlar.
Kurum içi girişimcilik hâlâ büyük ölçekli firmalarımızın gündeminde. KOBİ’ler maalesef konuya halen uzak. Ancak büyük firmalar hedeflerine ulaşamaz ve erken havlu atarlarsa, konunun KOBİ’lere yayılması da oldukça zorlaşır. Umarız bu trend en kısa zamanda tersine döner.